Yönetim kurulu kararının butlanı davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/819 E. 2023/735 K. ·
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yönetim kurulu kararının butlanı/yokluğu tespiti istemiyle açılan davalarda verilecek ihtiyati tedbir, ancak dava konusu edilen kararlarla sınırlı olabilir; davalı tarafın karşı tarafın davranışlarının durdurulmasına veya teminat yatırılmasına yönelik tedbir talepleri, bu tür davalarda yasal dayanaktan yoksundur ve teminat talebi ancak genel kurul kararlarının butlanı/iptali davalarına özgüdür.
Ele alınan sorunlar
Davacının ihtiyati tedbir talebinin (yönetim kurulu kararlarının uygulanmasının durdurulması) reddi → ret
İddia: Davalı vekili, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebini reddeden ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ara kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi hallerinde verilebilir. Eldeki dava yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin olduğundan, verilecek bir tedbir kararı da ancak bu kararlarla sınırlı olabilir. İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının cevap dilekçesiyle talep ettiği ihtiyati tedbirin (davacının eylemlerinin durdurulması, teminat) hukuki dayanağı → ret
Gerekçe: Davalının ihtiyati tedbir istemi kanunda öngörülen koşullara uygun değildir; teminat istemi genel kurul kararlarının butlanı/iptali davalarına özgüdür. Aleyhinde dava açılan şirketin, davacının bir kısım davranışlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması isteminin yasal dayanağı yoktur ve alınacak tedbirler kapsamında da bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yönetim kurulu kararının butlanı davalarında verilecek ihtiyati tedbirin kapsamının dava konusu kararlarla sınırlı tutulması ve davalı tarafın davacının eylemlerinin durdurulmasına yönelik tedbir taleplerinin bu dava türünde dayanaksız olduğu yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ve ikna edici emsal oluşturabilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yönetim kurulu kararının butlanı↗ teminat↗ HMK 389↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/819
KARAR NO 2023/735
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/03/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2022/798 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/05/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, şirket ortağı ... tarafından seçilen B grubu yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin A grubu tarafından seçilen yönetim kurulu üyelerinin B grubu üyelere haber vermeden karar aldıklarını, kararların uygulanması durumunda şirket ve özellikle diğer ortak olan ...'in telafi edilemez zararlara uğrayacağı, bu kararlar dayanak gösterilmek suretiyle diğer ortağın durumunu daha da ağırlaştıran ve eşit işlem ilkesine aykırı olarak pay sahiplerinin devredilemez nitelikteki haklarını daha da ihlal edebilecek kararların alınması mümkün olduğunu, kanuna açıkça aykırı olduğu her türlü izahtan vareste olan 2022/02 ve 2022/03 nolu kararların uygulanmasının tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasına ve bahsi geçen kararların yokluğunun/butlanının tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 26/12/2022 tarihli dilekçesi ile, huzurdaki haksız ve hukuki temelden yoksun dava sebebi ile müvekkili şirket nezdinde doğacak muhtemel zararlarına karşılık TTK’nın 460/5. maddesinin emri gereği kıyasen uygulanması gereken TTK’nın 448.ve 451. maddeleri uyarınca davacının uygun göreceği miktarda teminat yatırmaya mahkûm edilmesini, söz konusu teminat miktarı belirlenirken, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği sektörün, piyasadaki değeri ve itibarının gözetilmesini, davacının dava konusu Yönetim Kurulu kararlarının hükümsüz ve geçersiz olduğuna dair asılsız iddialarını şirket içinde ve dışında yaymaya matuf eylemlerinin durdurulmasını, müvekkili şirket çalışanlarını söz konusu yönetim kurulu kararları çerçevesinde görevlerini ifa etmekten alıkoymayı, müvekkili şirketin ticari ve operasyonel faaliyetlerinin, iş ve işlemlerini aksatmaya, kilitlemeye yönelik eylem ve davranışlardan kaçınmalarını teminen “ihtiyati tedbir kararı” verilmesini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine, davacı tedbir taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davacının dava konusu Yönetim Kurulu Kararlarının iptaline dair asılsız iddialarını şirket içinde ve dışında yaymaya matuf eylemlerinin durdurulmasına, müvekkili şirketin ticari ve operasyonel faaliyetlerinin, iş ve işlemlerini aksatmaya, kilitlemeye yönelik eylem ve davranışlardan kaçınmasını teminin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; davanın mahiyeti ve dosya kapsamına göre yasal dayanağı olamayan ve yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının, usulüne uygun davete rağmen, yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarına katılmadığını,katılmadığı toplantılarda alınan kararlara karşı kötüniyetli davalar açtığını,26.07.2022 tarihli ve 2022/02 ve 2022/03 sayılı bu kararların yokluğunun/butlanının tespiti talebiyle dava açtığını,sundukları cevap dilekçesinde; TTK m. 448/3 uyarınca, müvekkili şirketin muhtemel zararlarına karşılık olmak üzere, davacının teminat yatırmasına, hem de davacının dava konusu Yönetim Kurulu kararlarının hükümsüz ve geçersiz olduğuna dair asılsız iddialarını müvekkili şirket içinde ve dışında yaymaya matuf eylemlerinin durdurulması ve müvekkili şirket çalışanlarını söz konusu yönetim kurulu kararları çerçevesinde görevlerini ifa etmekten alıkoymaya, müvekkili şirketin ticari ve operasyonel faaliyetlerinin, iş ve işlemlerini aksatmaya, kilitlemeye yönelik eylem ve davranışlarına son vermesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, tedbir taleplerinin reddine dair 24.03.2023 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ara kararının kaldırılarak,taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Açılan bir davada :davanın esasına ilişkin karar verilmesi uzun bir zaman alabilir. Uzayan dava sürecinde, gecikme sebebiyle davacının zarar görmesi, hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da imkânsız hale gelmesi gibi mağduriyetlerin önüne geçmek maksadıyla kanun koyucu tarafından, davanın başında ya da davanın açılmasından önce davacı lehine hukuki himaye tesis eden birtakım tedbirlere hükmedilebileceği öngörülmüştür.Eldeki dava da davacı ihtiyati tedbir kararı talep etmiş bu talep yerinde görülmeyerek red edilmiştir.
Davalı vekili de cevap dilekçesiyle,davacının bir kısım eylemlerde bulunmasının ihtiyati tedbir kararı verilerek engellenmesini talep etmiştir.Eldeki davanın yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin olduğu anlaşılmakla verilecek bir tedbir kararı da ancak bu kararlar ile sınırlıdır.a ilişkin olabileceği ,davalının ihtiyati tedbir istemi ise kanunda öngörülen koşullara uygun olmadığı ,teminat isteminin genel kurul kararlarının butlanına /iptali davalarına özgü olduğu, aleyhinde dava açılan şirketin davacının bir kısım davranışlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması isteminin yasal dayanağı olmayıp,alınacak tedbirler kapsamında da bulunmamaktadır.İhtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK 362(1)-f maddesi uyarınca sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/05/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71282 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi