6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan ayrılan ortağa şirket borcunun rücuen tahsili talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/592 E. 2025/637 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Anonim şirket ortağının, ortaklığı süresinde doğan şirket borcundan payı oranında rücuen sorumlu tutulabilmesi için, TBK'nın 202. maddesindeki işletme devri hükmünün uygulanabilmesi gerekir; salt pay devri bir işletme devri sayılmaz ve bu madde borcun devrine ilişkin özel bir hükümdür. Bu kapsamda değerlendirilemeyen ortaklık payı devirlerinde, ortaklıktan ayrılan ya da ayrılmayan ortağın şirket borcundan payı oranında sorumlu tutulması mümkün değildir; anonim şirket ortağının şirket borçlarından şahsi bir sorumluluğu bulunmaz. Ayrıca, ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen ve dayanılmayan vakıalar, HMK 357 uyarınca istinaf aşamasında ilk kez ileri sürülüp incelemeye esas alınamaz.

Ele alınan sorunlar

Ortaklıktan ayrılan pay sahibinin, ortaklığı döneminde doğan şirket borcundan payı oranında sorumlu tutulup tutulamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, TBK'nın 202. maddesi uyarınca işletme devri halinde devredenin devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalacağını, dava konusu borcun davalının ortaklığı döneminde doğduğunu, davalının payı oranında sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Anonim şirket, ortaklarından ayrı bağımsız bir tüzel kişiliğe sahiptir ve borçlarından dolayı malvarlığı ile birinci derecede sorumludur; anonim şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı bir sorumluluğu söz konusu değildir. Dava dilekçesinde davalının davacı şirketin borcundan sorumlu tutulmasını gerektirecek, ortaklık payının devrinden başka bir maddi vakıaya dayanılmamıştır. Davalının şirketteki payını devretmesi bir işletme devri niteliğinde değildir; TBK'nın 202. maddesi borcun devrine ilişkin işletme devrine özgü özel bir hüküm olup somut olaya uygulanmaz. Bu kapsamda değerlendirilemeyecek şekilde, ortaklıktan ayrılan veya ayrılmayan ortakların payı oranında rücu talep edilmesi mümkün değildir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü, borcun diğer ortaklardan gizlenerek doğduğu ve alacağın sonradan temlik alındığı yönündeki hususlar ilk derece yargılamasında dile getirilmemiş, bu vakıalara dayanılmadığından HMK'nın 357. maddesi uyarınca incelenmemiştir. Sonuç olarak davacı şirketin, davalının ortaklığı zamanında doğan borçtan kural olarak sorumlu olmadığı, davalının sorumlu tutulmasını gerektiren bir maddi vakıaya dayanılmadığı ve işletme devri hükümlerinin şirket borcunun eski ortağından talep edilmesine imkân vermediği anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İstinafta ileri sürülen yeni vakıaların (borcun gizlenerek doğduğu, alacağın temlik alındığı) incelenip incelenemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, borcun diğer ortaklardan gizlenerek davalının ortaklığı döneminde doğduğunu, sonrasında alacağın davalı tarafından temlik alındığını ve bu hususların ilk derece mahkemesince incelenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İstinaf bir kanun yolu olmakla birlikte, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararının denetlenmesi yanında gerektiğinde yeni bir yargılama yapılması ve hüküm mahkemesi gibi karar verilmesini de içerir. İstinafın kapsamı HMK'nın 355. maddesiyle belirlenmiş olup, kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı inceleme yapılır. HMK'nın 357. maddesi hükmüne göre, bölge adliye mahkemesince resen gözetilecekler dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davacı vekilinin istinaf dilekçesindeki bir kısım beyanları ilk derece yargılaması sırasında dile getirilmemiş ve bu vakıalara dayanılmamış olduğundan incelenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, TBK'nın 202. maddesindeki işletme devri hükmünün anonim şirket pay devrine uygulanamayacağını ve anonim şirket ortağının şirket borcundan şahsi sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla ortaklıktan ayrılan ortağın şirket borcundan payı oranında rücuen sorumlu tutulamayacağını netleştirmesi yönünden BAM düzeyinde bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işletme devri pay devri anonim şirket ortağının sorumluluğu rücu itirazın iptali istinafın kapsamı yeni vakıa ve delil yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 202 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355HMK 357

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/592

KARAR NO 2025/637

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/11/2024

NUMARASI 2024/11 Esas 2024/923 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/04/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının, müvekkili şirketin %25 ortağı iken Gebze ... Noterliği'nin 02.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı anonim şirket pay devir sözleşmesi ile şirketle ilişiği kalmadığını, şirket ortağı olduğu dönemde, müvekkil şirketin borçlu olarak gösterildiği, dava dışı ... Ltd Şti 'nin alacaklı olarak göründüğünden bahisle Gebze İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibi ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, Gebze ATM'nin 2021/895 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, iş bu dava neticesinde 22/03/2023 tarihinde davanın kısmen kabul edildiği ve taraflarınca karar aleyhine istinaf yoluna başvurulduğunu, icra takibi dolayısıyla 727.854,36-TLnin icra dosyasına yatırıldığını, iş bu rakamın, davalı/borçlunun şirkete ortak olduğu dönemler sırasında oluştuğu ancak, kendisinin şirketten ayrıldığı dönemden sonra ortaya çıktığı için, %25 payı oranında kendisine rücu edilmesi için aleyhine İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Gebze ... Noterliği'nin 02.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı şirket pay devir sözleşmesi müvekkilinin %25 payını devir ettiğini ,hak düşürücü sürenin geçtiğini, hem istinaf ettiği mahkeme ilamına ilişkin borcu kabul etmediğini beyan etmekte hem de rücuen yatırdığı bedel yönünden rücuen tazminat talep ettiğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın kötüniyetli olarak müvekkiline ve müvekkilinin sahip olduğu ... şirketine ve şahsına muhtelif davalar/icra takipleri açtığını, davacı tarafın iftira suçunu işlediğini, huzurdaki davanın reddine, %100 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,HMK'nın 329 maddesi gereğince disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı şirketin borçlu olduğu Gebze İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine itiraz üzerine Gebze ATM'nin 2021/895 Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilerek davacı şirket tarafından alacaklıya ödeme yapıldığı, davalının şirkete ortak olduğu dönemden kaynaklı borç olduğundan hissesi oranında rücu edilmek amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalının hissesini aktif ve pasifi ile devrettiğini, bu nedenle davacıya bir borcu olmadığını ileri sürdüğü, somut olayda TBK 202. maddesindeki düzenleme ticari şirketler için yapılan düzenleme olmadığı, şirket ortağının şirket borcundan dolayı şahsi sorumluluğu olmadığı,rücu talebinin konusunun ticari borç olup, kamu borcu olmadığı, devir eden ve devir alan ortağın şahsi malvarlığı ile sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı ve disiplin para cezası talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; TBK'nın 202 maddesinde, ticari işletme devri sonucunda devredenin de devralanla birlikte bu borçlardan iki yıl süreyle müteselsilen sorumlu olarak kalmaya devam edeceğinin düzenlendiğini, alacaklı için hem devreden hem de devralanın tüm borçtan tamamıyla sorumlu olduğu ve haliyle kimin ödeme yaptığının alacaklı için bir önemi olmadığını, şarta bağlı bir borç ise şart gerçekleştiğinde muaccel hale geleceğini, dava konusu borç, davalı şirketten ayrıldıktan sonra ortaya çıkmış olup, müvekkil şirketçe itiraz edildiği ve ardından görülen itirazın iptali davasının (Gebze ATM’nin 2021/895 E.) 20/01/2025 tarihinde kesinleştiğini, davalının ortak olduğu dönemde diğer şirket ortaklarından gizlenerek düzenlenen faturalardan şirket Gebze İcra Dairesi’nin 2021/8005 E.

Sayılı dosyası ile yapılan icra takibiyle haberdar olduğunu, icra takibine itiraz ettiği ve Gebze ATM’nin 2021/895 esas sayılı dosyası ile görülen itirazın iptali davasının yakın zamanda kesinleştiğini, dava konusu alacak, müvekkil şirketin Gebze İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasına 730.000-TL tutarında teminat mektubunu 22.06.2023 tarihinde sunduktan sonra icraya konulduğunu, ayrıca her ne hikmetse davalı ..., bahsedilen Gebze İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya alacağını 11.07.2023 tarihinde temlik aldığını, şirket ortağı iken 3. bir şirkete müvekkil şirketi borçlandırdığı, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra sözde borcun icraya konulduğu ve sonrasında da ... tarafından alacağın temlik alındığını, iş bu hususların hiçbirinin mahkemece incelenmediğini, Gebze İcra Dairesi’nin ...

esas sayılı dosyası ile Gebze Asliye TTM’nin 2021/895 esas sayılı dosyaları celp edilmediği, incelemenin eksik, hatalı ve kanuna aykırı şekilde red kararı verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı şirketin eski ortağı davalının ortak olduğu dönemde doğan ,ancak davalı ortaklıktan ayrıldıktan sonra ödenen davacı şirket borcunun payı oranında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava dilekçesinde ; davalının, müvekkil şirketin %25 oranda ortağı iken Gebze ... Noterliği'nin 02.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı anonim şirket pay devir sözleşmesi ile şirketten ayrıldığını, davalı/borçlunun, şirket ortağı olduğu dönemde, müvekkil şirketin borçlu olarak gösterildiği, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklı olduğu Gebze İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine Gebze ATM'nin 2021/895 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış, iş bu dava neticesinde 22.03.3023 tarihinde dava kısmen kabul edildiği,karar aleyhine istinaf yoluna başvurulduğunu, bahsi geçen icra takibi dolayısıyla 727.854,36-TLnin müvekkil şirket tarafından icra dosyasına yatırıldığını, iş bu rakam, davalı/borçlunun şirkete ortak olduğu dönemler sırasında oluştuğu ancak, kendisinin şirketten ayrıldığı dönemden sonra ortaya çıktığı için, ortak olduğu %25 hissesi oranında kendisine rücu edilmesi için başlattıkları icra takibine itiraz ettiği ileri sürülerek itirazın iptali talep edilmiştir.

Genel kural; anonim şirket, ortaklarından ayrı bağımsız bir tüzel kişiliğe sahiptir ve borçlarından dolayı malvarlığı ile birinci derecede sorumludur. Anonim şirket ortaklarının, şirket borçlarından dolayı bir sorumlulukları söz konusu değildir. Dava dilekçesinde; davacı şirketin borcunun davalının şirket ortağı olduğu dönemde doğduğu, davalı ortaklıktan ayrıldığı zaman icra takibine konu edildiği ileri sürülmüş, dava dilekçesinde davalı ortağın davacı şirketin borcundan sorumlu tutulması için başkaca bir neden gösterilmemiştir. Delil olarak dayanılan Gebze ATM tarafından verilen karar içeriğinde ise; alacaklı tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle doğan ticari borç nedeniyle itirazın iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili TBK'nın 202 maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürmekte ise de, davalının davacı şirketteki %25 payını devir etmesi bir işletme devri değildir. Anılan madde ,borcun devrine ilişkin işletme devrine ilişkin özel bir hüküm olup somut olaya uygulanmaz. Bu kapsamda değerlendirilemeyecek ortaklıktan ayrılan veya ayrılmayan ortakların payı oranında rücusu mümkün değildir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde ,borcun diğer ortaklardan haberi olmadan davalının ortaklığı döneminde borcun doğduğu ,daha sonra alacağın davalı tarafından temlik alındığı ileri sürülmüştür.İstinaf bir kanun yolu olmakla birlikte temyiz kanun yolundan farklı olarak ilk derece mahkemesinin kararının denetlenmesi yanında aynı zamanda gerektiğinde yeni bir yargılama yapılması ve hüküm mahkemesi gibi karar verilmesi söz konusudur.

İstinafın kapsamını Kanun’un 355. maddesi belirlemiş olup bu madde hükmü dikkate alındığında kamu düzenine aykırılık hâlleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılır; bu kapsamda istinaf sebebi ile bağlı kalınmak kaydı ile bu konudaki delillerin toplanması ve incelenmesi söz konusu olur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama tümüyle tekrarlanmayıp sadece yanlışlık ya da eksiklik tespit edilen noktalarda yargılama yapılarak deliller toplanıp değerlendirildikten sonra, kararın düzeltilmesi sağlanmaktadır. Nitekim Kanun’un 357. madde hükmüne göre, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.Bu nedenle ,davacı vekilinin istinaf dilekçesinde bir kısım beyanları yargılama sırasında dile getirilmemiş,bu vakıalara dayanılmadığından incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

davacı şirketin davalı ortaklığı zamanında doğan borçtan da kural olarak sorumlu olmadığı, davalının sorumlu tutulmasını gerektiren bir maddi vakıaya dayanılmadığı görülmekle, işletme devri hükümlerinin şirket borcunun ortağından talebine imkan vermediği gözetilerek istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/7101 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.