Menfi tespit davasında yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden tedbir ve haciz talebi reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1029 E. 2023/811 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Menfi tespit davasında, çekin bir malın avansı olarak verildiği iddiası ile buna ilişkin yaklaşık ispatın sağlanamaması halinde, çeklerin ödenmeden men'i yönündeki ihtiyati tedbir talebi reddedilir; çekin avans niteliğinde verildiğini ispat yükü bunu ileri süren tarafa aittir ve salt teslim tutanağı bu hususu kanıtlamaz. Aynı şekilde, ödenmemiş bir çeke dayanılarak İİK 257/1 ve 258/1 maddeleri kapsamında ihtiyati haciz talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir talebinin (çeklerin ödenmeden men'i) yaklaşık ispat koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, çeklerin altında davalının teslim aldığına ilişkin beyan ve imza bulunduğunu, ispat yükünün davalıya düştüğünü ve davalının mal teslimine ilişkin belge sunmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbirin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 72/2 maddesi, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini düzenlemektedir; çekin ibrazında ödenmemesine ilişkin istek kanunda açıkça yazmasa da bu madde kapsamında değerlendirilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında HMK 389 vd. maddeleri de gözönünde bulundurulmalıdır. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacı, mal bedeli karşılığı verildiği ileri sürülen çeklerin mal teslim edilmediği için borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir; çeklerin avans olarak verildiğini ileri sürse de bunu doğrulayan bir belge ibraz edilmemiştir. Çeklerin teslim tutanağının ibrazı, avans olarak verildiğini kanıtlayan bir delil değildir; çek bir ödeme vasıtasıdır. Çekin, tarafından verilen ancak teslim edilmeyen malın avansı olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yargılamayı gerektirmektedir; bu nedenle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtiyati haciz talebinin İİK 257/1 ve 258/1 uyarınca değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, davalının mal teslimine ilişkin belge sunmaması nedeniyle alacağın yaklaşık ispatının gerçekleştiğini, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin de kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1 maddesinin 2. cümlesine göre ihtiyati haciz talep eden, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Bu kapsamda talep eden, 257/1 maddesi anlamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak ispat etmek durumundadır. Somut olayda çekler ödenmediğinden, ödenmemiş çek nedeniyle ihtiyati haciz talep edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Menfi tespit davalarında çeklerin ödenmeden men'i talebinin İİK 72/2 ve HMK 390/3 kapsamında yaklaşık ispat koşuluna bağlı olduğu; çekin bir malın avansı olarak verildiğini ispat yükünün bunu ileri süren tarafa ait olduğu ve ödenmemiş çek nedeniyle ihtiyati haciz talep edilemeyeceği yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ ihtiyati tedbir↗ ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ ödemeden men↗ ispat yükü↗ çek↗ avans↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1029
KARAR NO 2023/811
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
TALEP İhtiyati Tedbir - İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/05/2023
10/04/2023 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili, müvekkili ile davalı firma 26.01.2023 tarihinde 4.000.000,00 TL bedel karşılığında Grundig, Altus, Arçelik, Beko gibi markaların çay makinesi, kahve makinesi, dikey süpürge, tost makinesi, klima vs. ürünleri satın almak için anlaştıklarını, ürünlerin bir ay içinde tesliminde mutabakatın sağlandığını, çeklerin ibraz tarihi 22.04.2023 den itibaren başladığından ve 10.08.2023 tarihinde sona erdiğinden yargılama neticelenmeden davalı tarafından çeklerin bankaya ibrazı ile çek bedelinin tahsili ve çekin kambiyo vasfını yitirmesi nedeniyle davacının sebepsiz yere zenginleşme riski bulunduğunu, bu nedenle davaya konu çekler bakımından tedbiren ödemeden men kararı verilmesini, İİK nın 357.
maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" dendiği, malların süresinde teslim edilmemesi nedeniyle davaya konu taleplerin vadesinin geldiğinii davalının teslime ilişkin belge sunmaması halinde alacağın yaklaşık ispatı gerçekleşmiş olacağını, bu nedenle tedbir talebinin yanında ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, davacı tarafça ibraz edilen deliller ve dosyanın bulunduğu aşama itibariyle, HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini ve davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yargılamayı gerektirdiğini, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati haciz talebi yönünden yargılamanın bulunduğu aşama ve dosya kapsamına göre alacağın miktarının ve varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz isteminin de bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili; yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğini, davaya konu çeklerin hemen altında davalının teslim aldığına ilişkin beyanı ve imzası bulunduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta çeklerin bedelsiz hale gelmediğini, ispat yükü, davalı tarafa düşmesine rağmen davalı tarafından ürünlerin teslim edildiğine dair hiçbir belge sunulmadığını, davacının sözleşmeyi ihlal ettiği halde sebepsiz yere zenginleşmesi riski bulunduğunu, bu durum HMK 389'da aranan hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinin yahut ciddi bir zararın doğacağının kanıtı olduğunu, bu sebeplerden dolayı ihtiyati tedbirin kabulüne, davalı tarafından ürünlerin teslimine ilişkin herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle alacağın yaklaşık ispatının gerçekleştiği sebebiyle anılan tedbir yanında ayrıca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İİK’nun 72/2 maddesi, “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” hükmünü içermektedir. Çekin ibrazında ödenmemesine ilişkin istek de,kanunda açıkça yazmasa da ,İİK 72/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir.HMK nun390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1.
maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Somut olayda, davacı tarafından mal bedeli karşılığı verildiği ileri sürülen çek bedellerinden mal teslimi yapılmadığından dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı, çeklerin avans olarak verildiğini ileri sürse de bu hususu doğrulayan bir belge ibraz edilmemiştir. Çeklerin teslim tutanağının ibraz edilmesi avans olarak verildiğini kanıtlar delil değildir. Çek bir ödeme vasıtasıdır. Çekin kendisi tarafından verilen ancak teslim edilmeyen malın avansı olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir.
Davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yargılamayı gerektirmektedir. İhtiyati haciz talebi yönünden ise; çekler ödenmediğinden ihtiyati haciz talep edilemez.
Dosyada mevcut deliller kapsamında yaklaşık ispatın sağlanmadığının kabulü ile davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati tedbir/haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan bu gerekçelerle ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/70926 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi