İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5813 E. 2021/6242 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası↗ kötüniyet tazminatı↗ icra takibine itiraz↗ havale↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,açılan davanın havale suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, havale suretiyle yapılan ödemelerin aksi kanıtlanmadığı sürece bir borcun ifası amacıyla yapılmış sayılacağı, davalı tarafın mahkeme beyanında ödemeyi mevcut borcuna karşılık aldığını bildirdiği, davacı tarafın yapılan havalenin davalıya borç ya da satış sebebiyle verildiği iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı ve davacının başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla dava değeri olan 21.250,00 TL'nin %20 oranındaki 4.250,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, havale suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu bir başka deyişle alacaklı olmadığını bilerek takibe geçtiği ispatlanamadığından, mahkemece davacı aleyhine tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,açılan davanın «havale» suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, havale suretiyle yapılan ödemelerin aksi kanıtlanmadığı sürece bir «borcun ifası» amacıyla yapılmış sayılacağı, davalı tarafın mahkeme beyanında ödemeyi mevcut borcuna karşılık aldığını bildirdiği, davacı tarafın yapılan havalenin davalıya borç ya da satış sebebiyle verildiği iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı ve davacının başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla dava değeri olan 21.250,00 TL'nin %20 oranındaki 4.250,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafın «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, «havale» suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemi ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,açılan davanın «havale» suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, havale suretiyle yapılan ödemelerin aksi kanıtlanmadığı sürece bir «borcun ifası» amacıyla yapılmış sayılacağı, davalı tarafın mahkeme beyanında ödemeyi mevcut borcuna karşılık aldığını bildirdiği, davacı tarafın yapılan havalenin davalıya borç ya da satış sebebiyle verildiği iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı ve davacının başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla dava değeri olan 21.250,00 TL'nin %20 oranındaki 4.250,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafın «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, «havale» suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemi ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · üçüncü kişi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · dosya masrafı · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5813 E. , 2021/6242 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.06.2019 tarih ve 2019-268/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya borç para gönderdiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.11.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle alacağının sebebini değiştirerek davalıdan haricen araç alıp davalıya 21.250.- TL ödediğini, ancak davalının aracın devrini gerçekleştirmediğini açıklamıştır.
Davalı vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde borcun sebebini borç para gönderilmesi şeklinde ifade ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği makbuz ve belgelerin davalıya tebliğ edilmediğini, hiçbir şekilde davacı tarafça müvekkiline borç para gönderilmediğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,açılan davanın havale suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, havale suretiyle yapılan ödemelerin aksi kanıtlanmadığı sürece bir borcun ifası amacıyla yapılmış sayılacağı, davalı tarafın mahkeme beyanında ödemeyi mevcut borcuna karşılık aldığını bildirdiği, davacı tarafın yapılan havalenin davalıya borç ya da satış sebebiyle verildiği iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı ve davacının başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla dava değeri olan 21.250,00 TL'nin %20 oranındaki 4.250,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, havale suretiyle yapılan ödemenin iadesi istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu bir başka deyişle alacaklı olmadığını bilerek takibe geçtiği ispatlanamadığından, mahkemece davacı aleyhine tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm kısmının kötü niyet tazminatına ilişkin 2. maddesinin hükümden çıkartılarak yerine; "davacının takibe geçmede kötü niyetli olduğu sabit olmadığından aleyhine kötü niyet tazminatı takdir etmeye yer olmadığına" cümlesinin yazılarak hükmün bu şekliyle davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/708160900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz