İcra takibi sonrası açılan menfi tespit davasında takibin/satışın tedbiren durdurulması talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1624 E. 2023/1265 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez; talep icra dosyasındaki bir işlemin (örneğin satışın) durdurulması şeklinde formüle edilse de bu, esasen takibin durdurulması sonucuna yol açıyorsa aynı yasal engele tabidir. HMK 209 maddesindeki adi senette imza inkârına ilişkin düzenleme, icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davalarında uygulama alanı bulmaz.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında satış işleminin (takibin) ihtiyati tedbirle durdurulup durdurulamayacağı → ret
İddia: Davacı vekili, icra dosyasında satışı istenen aracın kıymetinin dosya borcunun altı katı değerinde olduğunu, takibe dayanak belgedeki imza ve yazının müvekkiline ait olmadığını, HMK 209 uyarınca adi senette imza inkârı hâlinde o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını ileri sürerek İİK 72 hükmüne göre değil, HMK 389 ve 209 hükümlerine göre aracın satışının (takibin değil, satışın) tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: İİK 72/2. maddesi icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında teminat karşılığında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilebileceğini düzenlerken, İİK 72/3. maddesi icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, borçlunun ancak teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğini öngörmektedir. Davacı vekilinin talebi, icra dosyasında yapılacak araç satış işleminin durdurulmasına yöneliktir; ancak bu talep esasen icra takibinin durdurulması sonucuna yol açacak niteliktedir. HMK 209. maddesindeki adi senette imza inkârına ilişkin düzenlemenin icra takipleri nedeniyle açılan menfi tespit davalarında uygulanmayacağı yargı uygulamasında genel olarak kabul görmüştür. Somut olayda dava icra takibinden sonra açıldığından ve dayanak belgenin sahteliğine dayandırılmış olsa da satış işleminin durdurulması talebi takibin durdurulması anlamına geldiğinden, İİK 72/3 maddesindeki yasal engel nedeniyle ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Daha önce %15 teminat kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılmaması nedeniyle hükümsüz kalması → ret
Gerekçe: Dosyaya yatırılmış bir teminat bulunmadığı ve davacı taraf HMK 393 uyarınca tedbir uygulanmasını istemediğinden, önceden %15 teminat kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kaldığı gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararda isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, talebin 'satışın durdurulması' şeklinde formüle edilmesinin İİK 72/3'teki takibin durdurulması yasağını bertaraf etmeyeceği ve HMK 209'un bu tür davalarda uygulanmayacağı yönündeki tespit, benzer usuli taleplerde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ ihtiyati tedbir↗ İİK 72/3↗ HMK 209 imza inkârı↗ icra takibinin durdurulması↗ teminat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1624
KARAR NO 2023/1265
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/05/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2022/1120 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasında, "takibe dayanak belge" olarak ileri sürülen Tahsilat Makbuzu başlıklı belgedeki imza ve yazıların müvekkiline ve yetkilisine ait olmadığını, şirkete ait imza sirkülerinin ekte sunulduğunu, davalının sahte imza ile müvekkili borçlandırarak icra takibi yaptığının anlaşıldığını, müvekkilinin davalı şahıs ile herhangi bir sözleşmede akdetmediği kendisine herhangi bir tahsilat makbuzu kesmediği ve kendisinden bir para tahsil etmediğini, müvekkil şirket yetkilisine ait gerçek imzanın, sözde tahsilat makbuzundaki imzadan çıplak gözle dahi ayrıştığı ve bunun bilirkişi incelemesiyle de kolaylıkla ortaya çıkacağını, ayrıca takibe dayanak belgeler içerisinde yer alan Satış Sözleşmesi başlıklı metindeki imza müvekkiline ait ise de, sözleşmenin karşı tarafı olarak hiç kimsenin adı, unvanı ve imzasının belgede yer almadığını, karşı taraf olarak "..." ibaresinin özel veya tüzel hukuk kişisini ifade etmediğini, karşı taraf adına atılmış bir imza da olmadığını,belgede sahtecilik suretiyle (sahte yazı ve imzalarla) icra takibi başlatıldığına dair iddialarına istinaden HMK md.
209 uyarınca teminatsız olarak icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, talepleri kabul görmez ise; haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle tensiple birlikte İİK md. 72/3 uyarınca teminat mukabili dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verilmesini, ancak öncelikli talebin icra takibinin teminatsız durdurulması yönünde olduğunu belirterek, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin durdurulması için tensiple birlikte (ekli imza sirküleri de nazara alınarak) HMK md. 209 uyarınca öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini (yahut olmazsa, İİK md. 72/3 uyarınca teminatla tedbir kararı verilmesine) talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece 03.01.2023 tarihli ara kararı ile; dava menfi tespit davası olup, menfi tespit davalarında ihtiyati tedbirle ilgili İİK'nın 72. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında özel düzenlemeler mevcut olduğu, 3. fıkrada "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" hükmünün öngörüldüğü, davacının, ilamsız takibe konu tahsilat makbuzundaki imzasına itiraz ettiği,dava değeri üzerinden %15 teminat karşılığında İİK 72/3 maddesi uyarınca iş bu davanın taraflarınca sınırlı olmak üzere %15 oran üzerinden teminat yatırıldığında icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesine, Davalı vekilinin 10/01/2023 tarihli dilekçe ile 03.01.2023 tarihli ara kararına itirazı üzerine, 03.03.2023 tarihli ara kararı ile;
icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesine yönelik tedbir kararı verilmiş ise de dosyaya teminat yatırılmadığı, davacı tarafın davasına dayanağı olarak takibe konu senetteki yazı ve imza inkarındaki bulunduğu gözetilerek davalı tarafın ihtiyati tedbire itirazının reddine, davacı tarafın da tedbirin teminatsız olarak verilmesi talebinin reddine, Mahkemece, davacı vekilinin 12/05/2023 tarihli dilekçesine ilişkin olarak 25.05.2023 tarihli dilekçe ile %15 teminat kapsamında ihtiyati tedbir kararı verildiği bu karara ilişkin itirazın duruşmada değerlendirildiği, dosyada yatan bir teminat olmadığı, davacı taraf HMK m.393 uyarınca tedbir uygulanmasını istemediğinden tedbir kararının kalktığı, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu İİK m.72/3 ile HMK m.389 birlikte değerlendirildiğinden takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği gibi satış işlemlerinin de durdurulmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle,davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında satışı istenen ... plakalı araç yakalanarak yeddiemine kaldırılmış ve araç hakkında bilirkişi tarafından kıymet takdiri raporu tanzim edildiği, icra dosyasında güncel borç tutarı 123.745,28-TL olarak görünmekte; anılan kıymet takdiri raporunda ise aracın bedeli 800.000-TL olarak belirlendiği, görüldüğü üzere takdir edilen araç bedeli, icra dosyası borcunun 6 katı değerde olduğu, bu haliyle satış yapılırsa müvekkilin malının elinden gideceği ve telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacağını, müvekkilin davalıya borcu olmadığına ilişkin, işbu dosya ile menfi tespit davası açıldığını, müvekkilin anılan icra dosyasındaki dayanak belgede yer alan imza ve yazıların müvekkil şirket yetkilisine ait olup olmadığı, müvekkil şirketin davalıya karşı iddia edildiği gibi bir borcunun olup olmadığı hususu dahi henüz açıklığa kavuşmamışken sahtecilikle başlatılmış bir icra dosyasında, dosya borcunun en az 6 kat fazlası değerde olan bir aracın satışının yapılması hukuk dışı, menfaatler dengesine de aykırı olduğunu, HMK madde 209/(1)'e göre, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını,aracın satış işlemleri devam ettiğini, icra dosyasında alınan Kıymet Takdiri Raporu doğrultusunda, ...
plakalı aracın,teminat kabul edilerek, icra dosyasından yapılacak satışının (takibin değil, satışın) durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin (İİK md. 72 hükmüne göre değil; HMK md.389 ve 209 hükümlerine göre) kabulüne ve satışın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İİK'nın 72/2. maddesi "borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." İİK 72/3. maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, ... göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." Davacı vekilinin talebi icra dosyasında yapılacak araç satış işleminin durdurulmasını talep etmektedir.
Ancak bu talep icra takibinin durdurulması sonucuna yol açar niteliktedir. İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında teminatlı veya teminatsız takibin durdurulmasına karar verilemez. HMK 209. maddesindeki düzenlemenin icra takipleri nedeniyle menfi tespit davalarında uygulanmayacağı yargı uygulamasında genel olarak kabul görmüştür. Somut olayda, davanın icra takibi dayanağı belgenin sahteliğine dayandırıldığı ,davanın icra takibinden sonra açılması nedeniyle ilk derece mahkemesince İİK 72/3 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı tarafça teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kaldığı, satış işleminin durdurulması icra takibinin durdurulması anlamına geldiği gözetildiğinde ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca yasal engel nedeniyle ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararda isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/09/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69644 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi