6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kârın fevkalade ihtiyata ayrılması uygunsa kurucu hisse kâr payı istenemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1906 E. 2013/18619 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı

Gerekçe özeti

Kârın ortaklara dağıtılmayıp fevkalade ihtiyatlara ayrılmasına ilişkin genel kurul kararı şirketin devamı ve gelişimi için uygun ve yararlıysa, kurucu hisse sahibinin kâr payının ödenmesine ilişkin talebi yerinde görülmez.

Ele alınan sorunlar

Fevkalade ihtiyata ayırma kararı varken kurucu hisse kâr payının talebi → ret

İddia: Davacı, anasözleşme uyarınca kurucu hisse senetlerine ödenmesi gereken kâr payının ayrılmadığını, kârın ihtiyatlara alınıp sonra sermayeye ilave edildiğini ileri sürerek kurucu hisse kâr payının tahsilini istemiştir.

Gerekçe: Gelirlerin ortaklara dağıtılmayıp fevkalade ihtiyatlara ayrılmasına ilişkin genel kurul kararı, şirketin devamı ve gelişimi için uygun ve yararlı olduğundan, davacının kurucu hisse kâr payının kendisine ödenmesine ilişkin talebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kârın şirketin devamı için fevkalade ihtiyata ayrılması karşısında kurucu hisse kâr payı talebinin reddedilmesi yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurucu hisse senedi kâr payı fevkalade ihtiyat

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/1906 E.  ,  2013/18619 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/12/2011 tarih ve 2010/398-2011/509 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/10/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı şirketin anasözleşmesinin 12. ve 36. maddelerine istinaden kuruluşunda kurucu ortaklarına dağıtılabilir kardan %10’nu vermek üzere 2000 adet kurucu hissesi çıkardığını, kendisinin de 10 adet kurucu hisse sahibi olduğunu, davalının 1996 yılı faaliyet karı olan 3.316.080 TL.'den şirket anasözleşmesinin 36.maddesinin 2. bendinin b. fıkrası uyarınca kurucu hisse senetlerine verilmesi gereken kar payını ayırmadan karın bir kısmını sermayeye ilave etmek suretiyle ayrı bir hesaba, bir kısmını da ileride sermaye sahibi ortaklarına dağıtmak veya sermayeye ilave etmek üzere kar yedekleri adı altında ayrı bir hesaba aldığını, oysa kârdan önce kurucu hisse payını ayırıp, kalanını sermaye sahibi ortaklara dağıtması veya fevkalade ihtiyatlara alması gerektiğini, davalı şirketin 1991 yılı sonuna kadar kurucu hisseler kar payının dağıtıldığını, 1991 yılından 1997 yılına kadar 7 yıl süre ile kârını ihtiyatlara aldığını sonra ihtiyatlarını sermayesine ilave suretiyle dolaylı olarak ortaklara dağıtıldığını, kuruculara kârdan hiç pay verilmediğini, kurucu pay sahiplerinin alacaklı üçüncü kişi olduklarından genel kurul kararına da ihtiyaç bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 1997 yılında 10 adet kurucu hisse senedine ödenmesi gereken 1.280,28 TL.

kar payı ve 342,34 TL faizi ile toplam 1.622,63 TL.'nın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin dava konusu dönemde murakıbı ve mali konularda baş danışmanı olduğunu, şirketin 1997 yılı genel kuruluna katılıp olumlu oy verdiğini, genel kurul kararının iptali için dava açmadığını, kesinleşen genel kurul kararı nedeniyle artık kâr dağıtımını talep edemeyeceğini, ayrıca şirketin 1972 yılında kurulmuş olup aradan 26 yıl geçtiğini, kurucu paylara süresiz kâr payı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemize ait 05.02.2010 tarihli karara dayanılarak, gelirlerin ortaklara dağıtılmayıp fevkalade ihtiyatlara ayrılmasına ilişkin genel kurul kararının, şirketin devamı ve gelişimi için uygun ve yararlı olduğu, bu nedenle davacının kar payının kendisine ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696282000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.