6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz talebinin salt faturaya dayanılarak reddi hatalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1667 E. 2023/1280 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: İhtiyati Haciz Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat için sunulan tüm belgeler (fatura, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, sözleşme vb.) birlikte değerlendirilmelidir; talebin salt faturaya dayandığı gerekçesiyle ve diğer delilleri incelemeden reddedilmesi hatalıdır. Talebin ihtiyati haciz mi ihtiyati tedbir mi olduğunun hukuki nitelendirmesi mahkemeye aittir; dilekçedeki adlandırma bu nitelendirmeyi bağlamaz.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat delilleri değerlendirilmeden reddedilmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, ihtiyati haciz isteminin salt tek taraflı faturaya dayanmadığını, dosyada mal alışverişine ilişkin faturalar, teslim tutanakları ve Mersin Vergi Dairesi'nden gelen resmi yazı gibi delillerin bulunduğunu, bu delillerin alacağın varlığını ortaya koyduğunu, ihtiyati haciz için alacağın kesin ispatının değil yaklaşık ispatının yeterli olduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1 uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle yükümlüdür. Bu düzenlemeler uyarınca talep eden, muaccel bir para borcunun alacaklısı olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmelidir; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden ise muaccel veya müeccel bir para alacağının varlığından söz edilemez. Somut olayda davacı vekili tarafından yalnızca faturalar değil, sevk irsaliyesi, teklif formları, teslim tutanakları, sözleşmeler ve resimler de ibraz edilmiştir. İlk derece mahkemesi, talebi salt faturaya dayandığı gerekçesiyle reddetmiş, dosyaya sunulan diğer belgelerin alacağın esası bakımından yaklaşık ispat düzeyinde olup olmadığını değerlendirmemiştir. Talep dilekçesinde istek ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir olarak nitelendirilse de, dilekçe içeriğinden isteğin ihtiyati hacze yönelik olduğu anlaşılmakta olup, isteğin hukuki nitelemesini yapmak mahkemeye aittir. Bu nedenle, ibraz edilen tüm belgelerin yaklaşık ispat bakımından değerlendirilmesi gerektiğinden ara karar kaldırılarak dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İhtiyati haciz talebinin değerlendirilmesinde alacağın varlığına dair yaklaşık ispat düzeyinin, dosyaya sunulan tüm delillerle (yalnızca fatura ile sınırlı olmaksızın) değerlendirilmesi gerektiği ve talebin hukuki niteliğinin (tedbir/haciz) mahkemece belirleneceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel para alacağı itirazın iptali ihtiyati tedbir ile ihtiyati hacizin nitelendirilmesi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1667

KARAR NO 2023/1280

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/05/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/300 Esas

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/09/2023

İhtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 09/05/2023 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili; müvekkili adına başlatılmış olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalı vekilince 30.03.2023 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın üzerine dava şartı zorunlu Arabulucuk'a başvurduklarını, arabuluculuk kapsamında gerçekleşen iki toplantı sonunda 26.04.2023 tarihli "Anlaşmama Son Tutanağı" tutulduğunu, tarafların arabuluculuk sürecinde anlaşamaması üzerine davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptali için davayı ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, şirketin, İstanbul merkezli olup ofis ve eğitim mobilyalarının üretimini ve satışını gerçekleştirdiğini, davalının ofis mobilyaları satın almak üzere açmış olduğu iki ihaleye katıldığını ve her iki ihale de müvekkil şirketin fiyat teklifinin kabulü ile satın alınması üzerine anlaşılan ürünlerin müvekkilce vaktinde teslim edildiğini, davacı tarafından mobilya teslimatının vaktinde ve eksiksiz olarak gerçekleştirilmesine rağmen, davalı şirket müvekkile herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, davalı şirket vekili 30.03.2023 tarihli takibe itiraz dilekçesi ile davalının müvekkil şirkete hiçbir borcu bulunmadığını beyanla borcun ve fer'ilerinin tamamına itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini ileri sürerek, borca karşı davalının haksız itirazının ivedilikle kaldırılması ve takibe devam edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI

Mahkemece; dava, fatura bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir. ihtiyati hacze konu alacak tek taraflı olarak düzenlenen faturadan kaynaklandığı, alacağın varlığı çekişmeli olup uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaç olduğu, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, dava dilekçesinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep edildiği, HMK'nın 389. maddesinde ancak "uyuşmazlık konusu" mallar hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebileceğinin düzenlendiği, davacının tedbir konulmasını istediği unsurların yargılama konusu olmadığı, yasa ve usulde yeri bulunmayan doktrinde de genellikle kabul görmeyen ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir adıyla tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığı, ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz konusundaki istemin somut şekilde dile getirildikten sonra delillerin bu iki isteme uygun şekilde incelenip, yasal mevzuat içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı/ ihtiyati haciz isteyen vekili; ihtiyati haciz isteminin salt tek taraflı faturaya dayanmadığını, dosya kapsamındaki tüm delillerin değerlendirilerek ihtiyati hacze ilişkin karar verilmesi gerektiğini, mal alışverişine ilişkin iki adet fatura ve malların davalıya teslimini gösterir tutanaklar dosyada mübrez olduğunu, 12.05.2023 tarihinde Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından dosyaya gelen yazı cevabında 30.12.2022 tarihli faturanın davalı şirket tarafından vergi dairesine bildirildiğinin görüldüğü, taraflar arasında salt faturaya dayanmadığı 12.05.2023 tarihinde Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından dosyaya gelen resmi yazı ile sabit olan müvekkili şirketi alacağına ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddi kararının haksız olduğunu, tarafımızca 12.05.2023 tarihinde dosyaya Mersin Vergi Dairesi'nden gelen yeni delil de değerlendirilerek davalı şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi yeniden talep olunmuş ancak mahkeme 17.05.2023 tarihinde "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 09/05/2023 tarihli ara karar ile değerlendirildiği anlaşılmakla, davacının ihtiyati haciz talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verildiğini, dava dosyasına gelen deliller ve tüm dosya kapsamı ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu ortaya koyduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesinin" yeterli görüldüğü, bunun kesin bir ispat şeklinde anlaşılamayacağı, "alacağın yargılamayı gerektirmemesi" şeklinde bir koşulun kanunda öngörülmediği, alacaklı tarafından fatura ve sevk irsaliyesinin ibraz edildiği, bu belgelerden alacağın varlığına kanaat getirildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinin isabetsiz sayılmayacağını” şeklinde olup dava konusu alacağa ilişkin ihtiyati haciz isteminin haklılığını ortaya koyduğunu, davalı şirketin Şubat ayına ilişkin herhangi bir bildirimde dahi bulunmadığı anlaşıldığını ,davalı kadar ticari hacmi büyük bir firmanın vergi dairesine yaptığı bildirimlerin bir anda kesilmesi ticari hayatın akışına aykırı olduğunu, verilecek ihtiyati haciz kararı müvekkilin alacağına kavuşması bakımından güvence sağlayacağını, alacaklı müvekkil için telafisi imkansız zararların doğmasını önleyeceğini belirterek, 09.05.2023 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, davalıya satıldığı ileri sürülen emtia satım bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İ.İ.K 257. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Somut olayda; davacı tarafından açılan ihale neticesinde imzalanan sözleşme muhteviyatı malların teslim edildiği ileri sürülerek düzenlenen faturalara dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. İhtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep edildiği belirtilmekte ise de; dilekçe içeriğinden isteğin ihtiyati hacze yönelik olduğu anlaşılmaktadır. İsteğin hukuki nitelemesini yapmak mahkemeye ait bulunmaktadır. Davacı vekili tarafından sadece e-faturalar değil, sevk irsaliyesi, teklif formları, teslim tutanakları, sözleşmeler, resimler ibraz edilmiş olup, anılan belgelerin alacağın esası bakımından yaklaşık ispat düzeyinde olup olmadığı değerlendirilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yeniden incelenmek üzere ara kararın kaldırılarak dosyanın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/300 Esas sayılı 09/05/2023 tarihli ara kararının, HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"İhtiyati haciz talebi yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf karar harcının istek halinde kendine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/09/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69617 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.