Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3446 E. 2021/5656 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ yargı yolu↗ iflas idaresi↗ tmsf↗ usulden reddi↗ iflas↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ... Ltd. aleyhine açılan davanın kabulüne, 96.216,84 Euro’nun 24.05.1999 tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizi ile tahsiline, davalı ... İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın kayıt kabul davası olarak kabulüne ve (96.216,84 Euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile katılma yoluyla davalı TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İflasa kayıt | Akdi ilişki olmadığının tespiti | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2094 E. 2017/7155 K.
Ortak:kayıt kabul davası · yargı yolu · iflas idaresi · usulden reddi · iflas · avans faizi · husumet · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak kabulüne ve (96.216,84 Euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı ...A.Ş.
Ltd. aleyhine açılan davanın kabulüne, 96.216,84 Euro’nun 24.05.1999 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «avans faizi» ile tahsiline, davalı ...
Benzer bu kararda… a banka tarafından aktarıldığı, ancak bu kıyı bankasını hiçbir zaman aktif bankacılık hizmeti yapmadığı, bu paranın bu bankadan tahsil imkanı olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, 96.216,84 Euro alacağın davalı ... bankanın «iflas» tarihi olan 08.06.2005 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte karşılığı 186.593,32 TL olmakla bu değerin müflis bankadan «kayıt kabul davası» olarak müflis masasına alacak «kaydına» karar verilmesi gerektiği ve yine 96.216,84 Euro alacaktan İmar Off-Shore Ltd'nin de sorumlu olduğu, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ... ise TMSF tarafından bankaya el konulmasından sonra atanan bir yönetici olması nedeniyle bu kişiye «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ... yönünden eski TTK 309 ve 341 maddelerine göre bu aşamada davanın zamansız açıldığı, öncelikle davalı bankadan zararın tahsili gerektiği tahsil edilemediği takdirde ancak yönetime dönülebileceği gerekçesiyle, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak kabulüne ve (96.216,84 euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İflas İdaresinin hükmedilen karar ve ilam harcı ile «vekalet ücretinin» maktu kısmından sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davalı «iflas idaresi» aleyhine nispi karar ve ilam harcı ile «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflasın açılması · sıra cetveli · nispi vekalet ücreti · tahsilde tekerrür olmaması · tefrik · tahsilde tekerrür · maktu vekalet ücreti · eş rızası
Benzer bu kararda… 8/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... hakkındaki ceza davasının sanığın yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dava dosyasından «tefrik» edildiği, ancak ana dava dosyasında bankanın diğer yöneticileri hakkında bir kısım suçlar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma ve bir kısım suçlar yönünden ise mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibini «rızası» varmışcasına off-shore kıyı bankasına «havale» işleminin müflis banka tarafından kağıt üzerinde yapıldığı, oysa hiçbir zaman bu paraların kıyı bankasına gönderilmediğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağ ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Alacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5824 E. 2022/3521 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.
Ortak:yargı yolu · iflas idaresi · iflas · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak kabulüne ve (96.216,84 Euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı ...A.Ş.
Benzer bu karardaA.Ş. «iflas idaresi» vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalılar Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaBankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7957 E. 2013/12141 K.
Ortak:yargı yolu · iflas · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak kabulüne ve (96.216,84 Euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı ...A.Ş.
Benzer bu karardaBankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ... davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · eda davası · hukuki yarar · havale
Benzer bu karardaBankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ... davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ...
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, ... shore bankası yönünden yalnızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, ......
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3446 E. , 2021/5656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.10.2013 gün ve 2008/376 - 2013/249 sayılı kararı bozan Daire'nin 12.12.2017 gün ve 2017/2094 - 2017/7155 sayılı kararı aleyhinde davalı ...A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da çalışarak biriktirdiği paraları İmar Bankası'nın gurbetçiler için Türk gazetelerinde verdiği Dövize Yüksek Faiz başlıklı ilana aldanarak bankaya yatırıp hesap cüzdanı aldığını, 03.07.2003 tarihli kararla bankanın TMSF'ye devredildiğini, ayrıca BDDK tarafından off-shore hesaplarına yatırılan paraların ödenmeyeceğinin ilan edildiğini, oysa müvekkilinin parayı off-shore hesabına değil davalı bankaya yatırdığını, cüzdan üzerine off-shore yazılmasının müvekkilinin talimatı dışında olduğunu, davalı banka yanında bu bankanın ve İmar Bank Off-Shore Ltd.'nin hakim ortağı olan ...'ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, davalı BDDK ve TMSF'nin de gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle bu usulsüz işlemlerden dolayı sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 96.216,84 Euro karşılığı 186.593,32 TL’nin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan BDDK vekili, TMSF vekili, ... vekili, müflis T. İmar […]A.Ş. İflas idaresi vekili davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ... Ltd. aleyhine açılan davanın kabulüne, 96.216,84 Euro’nun 24.05.1999 tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizi ile tahsiline, davalı ... İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın kayıt kabul davası olarak kabulüne ve (96.216,84 Euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile katılma yoluyla davalı TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi'nden harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 22.09.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, İmar Off Shore Bankasında açılan hesapta bulunan paranın faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline yönelik kayıt kabul talebine ilişkindir.
Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş farkı, mudinin kendi talimatı üzerine Off Shore bankasına gönderilen paranın aracı bankadan istenip istenemeyeceği hususunda kaynaklanmaktadır.
Türkiye'de 1994 yılında yaşanan ekonomik krizi müteakiben özel kamu bankası ayrımı yapılmaksızın belirli bir tutara kadar tüm mevduatlara hazine garantisi verilmişti. Buna rağmen bir takım mudilerin tasarruflarını hazine garantili yerli bankalarda değerlendirmek yerine fahiş faize tamah ederek mevduat sigortası kapsamında olmayan Off Shore bankalara yönlendirdikleri görülmüştür.
Somut vakıada da, işlem bizatihi davacının imzalı onayıyla gerçekleştiğinden davacı ancak Türk Borçlar Kanununda sıralanan irade fesadına dayanabilir ki, dosya içeriğinde bu tür bir delil ve bulguya rastlanmamıştır.
Büyük kazanç elde etme hayaliyle tasarruflarını yurt dışındaki kıyı bankalarına yönlendirirken basiretli bir müşteri gibi davranıp, riziko gerçekleştiğinde ise “aracı bankanın yanlış yönlendirmesi nedeniyle” zarara uğradığını iddia etmek tipik bir çelişkili davranış yasağının ihlali olup, hukuken korunması mümkün değildir.
Burada meselenin daha iyi idrak edilmesi için bir an ters bir varsayımda bulunacak olursak; davalı banka, davacının talimatına rağmen mevduatını Off Shore bankası yerine kendi uhdesinde tutsaydı ve bu arada Off Shore bankası da batmayıp yerli bankalara nazaran daha yüksek oranda faiz tahakkuk ettirseydi, davacının talimatına rağmen mevduatı ilgili yere aktarmayan bankadan aradaki faiz kazancını istemesi mümkün müydü, sorusuna verilecek olumlu cevap, mevcut halde neden aracı bankaya başvuramayacağının da haklı sebebini oluşturacaktır.
Milli bankalara nazaran orantısız biçimde faiz kazancı vaadinde bulunan Off Shore bankalara bizzat kendi imzalarıyla mevduatlarını yönlendiren mudilerin büyük risk üstlendikleri ve tabiri caizse bir nevi kumar oynadıklarının kabulü gerekir. Tahminler tutmayıp zarar gerçekleştiğinde talimatını yerine getirmekten öte fonksiyonu bulunmayan bankalardan paranın faiziyle birlikte tahsili cihetine gidilmesi, zamanında sigorta primi ödemek suretiyle hazine garantili düşük faiz tercihinde bulunan aynı bankanın kendi halindeki diğer mudilerin dolaylı da olsa mağduriyetine yol açacağı kaçınılmazdır.
Ceza mahkemesi kararları TBK’nun 74. maddesi uyarınca maddi olgunun sübutu açısından hukuk davalarında hukuk hakimini bağlar ise de, Türkiye İmar Bankası A.Ş.’nin sahip ve yöneticileri hakkında açılan ceza davasının iddianamesinde, bilirkişi raporunda ya da karar başlığında mağdur, müşteki ya da katılan olarak yer almayan bir kimsenin ceza davasındaki maddi olgudan yararlanması mümkün değildir. Bu sebeple mahkemece yukarıda belirtilen ceza mahkemesi dosyası ve ekindeki tüm belgeler getirtilerek eksiklikler giderildikten sonra davacının bahsedilen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi ceza davası dosyasında mağdur veya müşteki olarak ya da bu ceza davasında alınan bilirkişi raporları ve eklerinde belirlenen mağdur veya mudilerden olup olmadığı araştırılıp bu husus net olarak tespit edildikten sonra uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan gerekçelerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696016100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz