6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Usulüne uygun tebligattan sonra iki haftalık temyiz süresi geçirilirse temyiz süreden reddedilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5192 E. 2021/5308 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Kararın vekile yapılan tebligatı, tebligattan önce vekilin iş ilişkisini sonlandırdığına dair dosyaya yansımış bir beyan yoksa usulüne uygundur ve yasal süreler bu tarihte işlemeye başlar; HMK 361/1'deki iki haftalık temyiz süresi geçirildikten sonra yapılan temyiz başvurusu süre yönünden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Temyiz süresinin geçirilmiş olması → ret

Gerekçe: Bölge adliye mahkemesi kararı, tevkil yetkisiyle dosyayı takip eden vekile 07.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir; bu tebligattan önce ilgilinin iş ilişkisini sonlandırdığına dair dosyaya yansımış bir beyan bulunmadığından anılan tarihteki tebligat usulüne uygundur ve yasal süreler bu tarihte işlemeye başlamıştır. HMK 361/1'de öngörülen iki haftalık temyiz süresi geçirildikten sonra 03.12.2019 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğundan temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Vekile yapılan ilk tebligatın geçerliliği ve iki haftalık temyiz süresinin başlangıcı yönünden emsaldir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Temyiz süresi iki haftadır (HMK 361/1) ve usulüne uygun tebligat tarihinden itibaren işler.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz süresi usulüne uygun tebligat tevkil yetkisi sürenin başlangıcı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/5192 E.  ,  2021/5308 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ L BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2017 tarih ve 2016/1109 E. - 2017/1444 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.10.2019 tarih ve 2018/670 E. - 2019/1271 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalının hissedarlarından ...'ın 16.07.2015 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılık belgesine göre mirasçıların ... Manav, ..., ... Manav ve ... olduğunu, yasal düzenleme gereğince muristen geçen pay üzerinde mirasçıların el birliğiyle mülkiyetinin bulunduğunu, yönetim kurulunun mirasçılardan bir kısmının talebiyle 07.03.2016 tarihinde hisse intikallerinin pay defterine işlenmesine karar verdiğini ileri sürerek 07.03.2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, pay defterindeki kaydın buna göre düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen dava ile aynı taleplerini davalı gerçek kişiye de yöneltmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, şirket ortağı olan murisin ...9. Noterliğinde vasiyetname düzenlediğini, buna göre ölümünden sonra geçerli olmak üzere eşi, oğulları ... ve ...'a yasal miras payları oranında, oğlu ...'a ise sadece mahfuz hisse oranında m,rasın paylaştırılmasını istediğini, mahfuz hisse dışında kalan kısmın mirasçılardan ...'a kalmasını istediğini, bir kısım hissedarların vasiyetname gereğince pay devrinin işlenmesi için talepte bulunduğunu, bu talep doğrultusunda vasiyetname gereğinin yapıldığını, ölüme bağlı tasarrufun mahkemece iptal edilinceye kadar geçerli olduğunu, davacının dayandığı mirasçılık belgesinin vasiyetnameye uygun olmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davada davacının davalı şirkette ortak olduğu, aynı şirketteki ortaklardan ...'ın vefat ettiği, dosyaya sunulan vasiyetname kapsamına göre davacının ...'ın mirasçısı olduğu, öte yandan murisin düzenlediği vasiyetname ile davacının mirasçılık hakkını saklı payla sınırladığı, ancak vasiyetname henüz kesinleşmeden davalı şirket yönetim kurulunca vasiyetname gereğince pay sahipliğinin belirlendiği, buna göre pay defteri oluşturulduğu, kararın yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle buna ilişkin yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve bu kararla birleşen dava davalısı ... lehine oluşan kaydın önceki duruma getirilmesine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve bileşen davada davalılar vekili istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, ...2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.05.2016 tarih ve 2015/797 esas 2016/238 karar sayılı kararıyla Şirket ortağı Murisin mirasçısı oğlu davacı dışındaki diğer mirasçılarına yasal miras oranında davacıya ise mahfuz hisse oranında miras bırakılmasına ilişkin vasiyetnamenin açılıp okunduğu ve verilen kararın temyiz aşamasında henüz kesinleşmediği, davacının murisin düzenlediği ...9 Noterliği'nin 0489920 yevmiye nolu 24.07.2014 sayılı vasiyetnamenin iptali için açtığı İstanbul 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/46 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu ve yargılamanın devam ettiği toplam 10.000.000.-TL (10.000.000 adet pay) sermayeli davalı şirketin, vefat eden şirket ortağı muris ...'a ait 4.300.400.-TL (4.300.400 pay) sermayenin 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile ...9.

Noterliğinin 24.07.2014 tarih ve 04899 yevmiye numaralı vasiyetnamesine uygun olarak varisleri adına pay defterine kaydına karar verildiği ancak anonim şirketlerde payların, paydaşın ölümü halinde, kendiliğinden mirasçılara intikal etmeyeceği mahkemece şirket yönetim kurulunun kesinleşmeyen vasiyetname uyarınca pay sahipliği belirlenmesine ilişkin kararın hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ancak hükümsüzlüğüne karar verilen yönetim kurulu kararı uyarınca pay defterinin eski hale getirilmesine karar vermek yerine, birleşen davalı yönünden pay defterinin eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalı şirketin 07.03.2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, davalı şirketin pay defterine işlenen 07.03.2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğü nedeniyle pay defterinin önceki durumuna getirilmesine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.

Temyiz incelemesi istenilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2018-670 Esas 2019-1271 Karar sayılı gerekçeli kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili Av. ...’ye 07.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup ilgili tarafından yetki belgesi ile dava ve duruşmalarının takip edildiği, tevkil yetkisi verilen avukat ile iş ilişkisinin bittiği gerekçesiyle tebligatın 12.11.2019 tarihinde mahkemeye iade edildiği, mahkemece bu kez Av. ...’ya gerekçeli kararın 20.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, Esas ve birleşen davada davalılar vekili sıfatı ile adı geçen vekil Av. ...'nın 03.12.2019 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Ancak, asıl ve birleşen davada davalılar tarafından Av. ... vekil tayin edilmiş olup, her iki davalı vekaletnamesinde de avukata tevkil yetkisi verilmiştir. Av. ... tarafından da bu yetkiye istinaden asıl ve birleşen dosyayı kapsayacak şekilde Av. ... ve Av. ...yetkilendirilmiştir. Ne varki, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Av. ...’ye 07.11.2019 tarihinde tebliğinden önce ilgilinin iş ilişkisini sonladırdığına dair bir beyan dosyaya yansımamıştır. O halde, anılan tarihte yapılan tebligat usulüne uygun bir tebligat olup yasada belirlenen süreler işlemeye başlamıştır. Av. ... tarafından 6100 sayılı HMK 361/1 maddesinde öngörülen iki haftalık temyiz süresi geçirildikten sonra 03.12.2019 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/695076600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/670 E. 2019/1271 K.

Anonim şirkette pay intikali için taksim sözleşmesi eşdeğeri şart

Gerekçe özeti

Anonim şirkette bir ortağın ölümü halinde payları mirasçılara kendiliğinden intikal etmez; intikalin geçerli olabilmesi için miras taksim sözleşmesi yapılması veya MK 2. madde ile bağdaşır şekilde yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir. Ölüme bağlı tasarrufun (vasiyetnamenin) iptali için açılmış derdest bir dava varsa ve vasiyetname kesinleşmemişse, yönetim kurulunun bu kesinleşmemiş vasiyetnameye göre pay sahipliğini belirleyip pay defterine işlemesi hükümsüzdür; bu durumda pay defteri, hükümsüz kararın öncesindeki durumuna getirilir.

Emsal değeri

Anonim şirkette ortağın ölümü halinde payların mirasçılara intikalinin, limited şirketlerin aksine kendiliğinden gerçekleşmediği; bunun için taksim sözleşmesi veya buna eşdeğer bir halin kanıtlanması gerektiği yönündeki tespit, kesinleşmemiş vasiyetnameye dayalı pay defteri işlemlerinin hükümsüzlüğü sorunlarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğü pay defterinin düzeltilmesi elbirliği mülkiyeti vasiyetname taksim sözleşmesine eşdeğer hal TMK 2. madde (dürüstlük kuralı)

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/670

KARAR NO 2019/1271

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/12/2017

NUMARASI 2016/1109 Esas 2017/1444 Karar

BİRLEŞEN İST.

4. ASLİYE TİCARET MAH. 2017/340 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA

Yönetim Kurulu Kararının İptali- Pay Defterinin Düzeltilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün asıl davada davalı .... A.Ş. vekili ve birleşen davada davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalının hissedarlarından ... 16/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılık belgesine göre mirasçıların ... ve ... olduğunu, yasal düzenleme gereğince muristen geçen pay üzerinde mirasçıların el birliğiyle mülkiyetinin bulunduğunu, yönetim kurulunun mirasçılardan bir kısmının talebiyle 07/03/2016 tarihinde hisse intikallerinin pay defterine işlenmesine karar verdiğini ileri sürerek 07/03/2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, pay defterindeki kaydın buna göre düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; şirket ortağı olan murisin Bodrum .... Noterliğinde vasiyetname düzenlediğini, buna göre ölümünden sonra geçerli olmak üzere eşi, oğulları ... ve ...'a yasal miras payları oranında, oğlu ...'a ise sadece mahfuz hisse oranında kalmasını vasiyet ettiğini, mahfuz hisse dışında kalan kısmın mirasçılardan ...'a kalmasını istediğini, bir kısım hissedarların vasiyetname gereğince pay devrinin işlenmesi için talepte bulunduğunu, bu talep doğrultusunda vasiyetname gereğinin yapıldığını, ölüme bağlı tasarrufun mahkemece iptal edilinceye kadar geçerli olduğunu, davacının dayandığı mirasçılık belgesinin vasiyetnameye uygun olmadığını, buna ilişkin olarak dava açıldığını belirterek davanın reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş 'nin hissedarlarından olduğunu, şirket hissedarlarından ... 16/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, yönetim kurulu başkanı olan davalının talebi ile İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/833 esas, 2015/490 Karar nolu mirasçılık belgesi düzenlendiğini ve bu mirasçılık belgesine göre murisin mirasçılarının ..., ..., ...v ve ... olduğunu, vefat tarihi itibariyle muris ... miras bıraktığı 4.300.400 TL itibari değerde 4.300.400 adet paya mirasçılarının elbirliği ile sahip olduğunu, mirasçıların elbirliği ile sahip olduğu miras ortaklığının payının yönetim gücü kullanılarak hiçbir yasal zemin oluşturulmadan kanuna aykırı şekilde paylaştırıldığını, aynı mirasçıların müteveffadan miras kalan paraları makam ve yönetim güçleri bankalara yetmediği için kanuna aykırı bir şekilde paylaşamadıklarını ve yasal düzenlemeye uygun hareket ederek ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve bu davanın İstanbul 2.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/620 Esas Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, dava dışı ...A.Ş.'nin 07.03.2016 tarihli yönetim kurulunda alınan hisse intikallerinin pay defterine işlenmesine dair 1 nolu kararının batıl olduğunun tespiti ile dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirketin pay defterinde işlem yapılmaması için teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, aynı hususta İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1109 esas sayılı dosyasında ... A.Ş aleyhine dava açtıklarını ve mahkemece verilen ara karar gereğince iş bu davanın ikame edilerek İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1109 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi hususunda süre verildiğini belirterek iş bu davanın İstanbul 2.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1109 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin noter tarafından düzenlenen vasiyetname ile ölüme bağlı tasarrufta bulunduğunu, bunun iptal edilinceye kadar hüküm ve sonuç doğuracağını, davacının aldığı mirasçılık belgesinin vasiyetname dikkate alınmaksızın düzenlendiğini, yönetim kurulunun murisin bağlayıcı olan vasiyetnamesine göre karar verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davalı şirkette ortak olduğu, aynı şirketteki ortaklardan ... vefat ettiği, dosyaya sunulan vasiyetname kapsamına göre davacının...'ın mirasçısı olduğu, öte yandan murisin düzenlediği vasiyetname ile davacının mirasçılık hakkını saklı payla sınırladığı, ancak vasiyetname henüz kesinleşmeden davalı şirket yönetim kurulunca vasiyetname gereğince pay sahipliğinin belirlendiği, buna göre pay defteri oluşturulduğu, kararın yasaya aykırı olduğu, buna ilişkin yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve bu kararla birleşen dava davalısı ... lehine oluşan kaydın önceki duruma getirilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Asıl dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde; Murisin Bodrum.... Noterliği nezdinde 24.07.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetnamenin ölüme bağlı bir tasarruf olup, iptal edilinceye kadar hüküm ve sonuçlarını doğuracağını, murisin vasiyetnamesinin hukuka uygun olduğunu, müvekkil şirketin, kurucu hissedarlarından rahmetli sayın.... vasiyetnamesine uygun hareket ettiğini, Müvekkil şirketin, bu kararı ile herhangi bir şekilde eşit işlem ilkesine aykırı davranmadığı gibi, pay sahiplerinden gerek davacı gerekse diğer paydaşların haklarına herhangi bir zarar vermediğini, kısıtlama getirmediğini, mahkemenin bekletici mesele talebini hukuka aykırı olarak reddettiğini, neden reddettiğini de açıklamadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Birleşen dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde; muristen kalan payların, “ölüme bağlı tasarruflar bir mahkeme kararı ile iptal edilip o mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçerlidir.” ilkesi çerçevesinde murisin vasiyetnamesinin uygun olarak pay defterine kaydedildiğini, vasiyetnamenin ölüme bağlı bir tasarruf olup, iptal edilinceye kadar hüküm ve sonuçlarını doğuracağını, atanmış mirasçının terekedeki atama konusu tereke unsurları üzerinden kendiliğinden hak sahibi olduğunu, murisin müvekkilini hayır işlerini gerçekleştirmekle mükellef kıldığını, davacının saklı payı dışında kalan şirket hisselerinin, vasiyetname doğrultusunda pay defterine işlenmesinin TMK m. 516 ve 599 hükümlerinin bir gereği olduğunu, müvekkilinin vasiyetnameye uygun hareket etmesi nedeniyle fazla olarak elde ettiği herhangi bir menfaatin bulunmadığını, vasiyetnamenin bütünüyle hukuka uygun olduğundan iptal edilmesine karar verilmesinin hukuken imkansız olduğunu, mahkemece bekletici mesele talebi ve delillerin toplanması isteminin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, neden reddettiğini de açıklamadığını belirterek kararın kaldırılarak birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ve pay defterine işlenen kaydın düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.05.2016 tarih ve 2015/797 esas 2016/238 karar sayılı kararıyla; Şirket ortağı Murisin mirasçısı oğlu davacı dışındaki diğer mirasçılarına yasal miras oranında davacıya ise mahfuz hisse oranında miras bırakılmasına ilişkin vasiyetname açılıp okunduğu ve verilen karar temyiz aşamasında henüz kesinleşmemiştir.Davacının murisin düzenlediği Bodrum ... Noterliğinin ... yevmiye nolu 24.07.2014 sayılı vasiyetnamenin iptali için açtığı İstanbul 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/46 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu ve yargılamanın devam ettiği görülmüştür.İstanbul 15.

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin1.10.2015 tarih ve 2015/833 esas 2015/490 karar sayılı veraset ilamı ile mirasbırakanın vasiyetnamesi dikkate alınmadan veraset ilamı düzenlenmiş, bu veraset ilamının iptali için İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/358 Esas sayılı dosyası ile açılan veraset ilamının iptalıne ilişkin dava derdesttir. Anonim şirketlerde ise paylar, paydaşın ölümü halinde, limited şirketlerin aksine, kendiliğinden mirasçılara intikal etmez. Bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya MK’nun 2. maddesi ile bağdaşır şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir.(Y.

11. H.D 20.12.2011 tarih ve 2010/5905 E- 2011/17291K). Uyuşmazlık; Davalı şirketin 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile alınan pay devri kararının hükümsüz olup olmadığı ve kararların iptali gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İstinaf incelemesi, HMK.m.355 uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Toplam 10.000.000 TL(10.000.000 adet pay) sermayeli davalı şirketin ,vefat eden şirket ortağı muris ... ait 4.300.400 TL(4.300.400 pay) sermayenin 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile Bodrum ... Noterliğinin 24.07.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesine uygun olarak varisleri adına pay defterine kaydına karar verilmiştir.

Anonim şirketlerde ise paylar, paydaşın ölümü halinde, kendiliğinden mirasçılara intikal etmez. A.Ş paydaşı murisin ölmeden önce davacıya mahfuz hisse oranında mıras bırakılmasına ilişkin vasiyetname düzenlediği ve davacı tarafından vasiyetnamenin iptali için açılan davanın derdest olduğu bu durumda mirasçılar arasında MK’nun 2. maddesi ile bağdaşır şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece şirket yönetim kurulunun kesinleşmeyen vasiyetname uyarınca pay sahipliği belirlenmesine ilişkin kararın hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen yönetim kurulu kararı uyarınca pay defterinin eski hale getirilmesine karar vermek yerine ,birleşen davalı yönünden pay defterinin eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, asıl ve birleşen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına ve pay defterinin yönetim kurulu kararından önceki durumuna getirilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davalı .... A.Ş. vekilinin ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2017 Tarih 2016/1109 Esas 2017/1444 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Asıl ve birleşen davanın KABULÜNE; davalı şirketin 07/03/2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, davalı şirketin pay defterine işlenen 07/03/2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğü nedeniyle pay defterinin önceki durumuna getirilmesine"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

1- Asıl dava yönünden; alınması gereken 44,40-TL harçtan, 29,20- TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen 62,70-TL peşin harçlar ile 112,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 174,90 TL yargı giderinin davalıdan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacı vekili için takdir olunan 2.725-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,2-Birleşen dava yönünden; alınması gereken 44,40-TL harçtan, 31,40- TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13,- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen 67,40-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı vekili için takdir olunan 2.725-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının(asıl davada davalı ....A.Ş.

35,90-TL ve birleşen davada davalı ... 35,90-TL) istek halinde kendilerine iadesine,Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 42,-TL posta masrafının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, asıl ve birleşen dava davalıları tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.