6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hesap sahibinin sessiz kalarak zımni icazet vermesi ve bankanın sorumsuzluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5120 E. 2021/5165 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Hesap sahibi, imzalı talimatlarla yapılan bir kısım işleme itiraz edip aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz etmeyerek sessiz kaldığında bunlara zımni icazet vermiş ve bankada haklı güven uyandırmış sayılır; talimata dayalı ödemelerde gerekli özeni gösteren, kusuru bulunmayan bankaya bu ödemelerden dolayı hafif kusur dahi izafe edilemez ve sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Şirket hesabından yetkilendirilen kişiye yapılan ödemelerden bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağı → ret

İddia: Alacağı temlik alan davacı, dava dışı şirket temsilcisinin talimatı olmadan yapılan ödemeler nedeniyle bankanın sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacağı temlik eden şirketin yetkilisi, şirketin eski çalışanına banka işlemleri yapmak üzere yetki vermiş; hesaptan yapılan 83 işlemin yalnız 47'sine itiraz edilmiş, aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz edilmeyerek bunlara zımnen (örtülü) icazet verilmiş ve bankada işlemlere itiraz edilmeyeceği yönünde haklı bir güven uyandırılmıştır. 2008-2012 yıllarına yayılan nakit çekme işlemleri şirket yetkilisinin imzalı faks talimatlarıyla gerçekleştirilmiş, çekilen krediler şirketçe geri ödenmiştir; bu tutardaki ödemelerden haberdar olunmaması basiretli tacirden beklenemez. Banka çalışanları görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdiğinden kasıt veya ihmal biçiminde kusurları bulunmamakta, bankaya hafif kusur dahi izafe edilememektedir. (BAM'ca yerinde görülen — kararı veren İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin kendi gerekçesi)

Emsal değeri

Yetkilendirilen kişiye imzalı talimatla yapılan ödemelere sessiz kalmanın zımni icazet oluşturduğu ve özen gösteren bankanın sorumlu tutulamayacağı yönünde emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni icazet haklı güven basiretli tacir banka sorumluluğu alacağın temliki itirazın iptali

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5120 E.  ,  2021/5165 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2017 tarih ve 2016/234 E- 2017/932 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/978 E- 2020/200 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ile Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı Memoli İnş… Ltd. Şti.’ye ait mevduat hesabından, bu şirket temsilcisinin talimatı olmadan dava dışı ...’a yapılan ödemeler nedeniyle şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacağın Memoli İnş. .. Ltd.Şti. tarafından davacıya temlik edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu nakit para çekme işlemlerinin davalı çalışanlarınca dava dışı şirket temsilcisi tarafından verilen talimatlara dayalı olarak yapıldığını, şirketin ...’a temsil yetkisi verdiğini, tahsilatların hesap sahibi şirketin bilgisi dahilinde olması gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, alacağı temlik eden şirketin zararına yol açan eylemin dava dışı Memoli İnşaat Ltd. Şti'nin çalışanı olan ...'un şirketin banka hesabında bulunan paraları çekerek kullanması olduğu, şirket yetkilisi ...'nın bu miktardaki bir paranın şirket hesabından çekildiği halde şirket için harcanmadığını, vergi borcu ve SGK ödemelerinin yapılmadığını, çek ödemelerinin yapılmadığını bilmemesinin eylemin 4 yıla yakında sürmesi nazara alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dışı şirketin çalışanı ... ile davalı banka çalışanlarının birlikte hareket ederek paraları çektiklerinin ve mal edindiklerinin ispat edilemediği, dava dışı Memoli İnşaat Şirketinin yetkilisi olan ...'nın faks ile gönderdiği ödeme talimatı ve telefon ile bildirdiği sözlü teyidi üzerine ...'a ödeme yaptığından görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı, davalının doğan zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alacağı temlik eden şirket yetkilisi ... tarafından şirketin eski çalışanı ...'a banka işlemleri yapmak üzere yetki verildiği, şirket hesabından yapılan 83 adet işlemin 47 adedine itiraz edildiği, itiraz edilen nakit çekim veya kullanılan kredinin nakit çekim işlemlerinin şirket yetkilisi tarafından imzalı faks talimatları ile gerçekleştirildiği, çalışan ...'a aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz etmeyerek, bu işlemlere sessiz kalarak zımnen (örtülü olarak) icazet verdiği ve yapılan işlemlere itiraz etmeyeceği hususunda davalı bankada haklı bir güven uyandırdığı, dava konusu nakit para çekme işleminin 2008 ile 2012 yılları arasındaki döneme yayıldığı, temlik eden şirketin nakit çekilen kredileri geri ödediği, dava konusu edilen miktarda ödeme tutarından haberdar olmamasının basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, davalı banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davalı bankanın sorumlu tutulması ve bankaya hafif kusur dahi izafe edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/694321400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/978 E. 2020/200 K.

Sahte talimatla boşaltılan hesapta bankanın kusursuzluğu

Gerekçe özeti

Vekalet benzeri niteliği nedeniyle yüksek özen borcuna tabi olan banka, hesap sahibinin imza sirkülerindekilerle örtüşen imzalı talimatlarını ve alınan telefon teyidini işleme koyduğunda, bu işlemlerin sahte olduğu veya banka çalışanlarının kusurlu/kasıtlı davrandığı ispatlanamadıkça sorumlu tutulamaz; hesap sahibinin benzer nitelikteki diğer işlemlere uzun süre sessiz kalması da bankada haklı bir güven oluşturarak sorumluluğu ortadan kaldıran bir unsur olarak değerlendirilir.

Emsal değeri

Bankaların, hesap sahibinin imza sirküleriyle uyumlu görünen talimatları işleme koyması ve önceki benzer işlemlere sessiz kalınması hâlinde yüksek özen borcuna aykırılık nedeniyle sorumlu tutulamayacağına ilişkin değerlendirme, benzer banka sorumluluğu uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: vekalet benzeri sözleşme özen borcu hafif kusur zımni icazet itirazın iptali temlik imza sirküleri

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/978

KARAR NO 2020/200

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/12/2017

NUMARASI 2016/234 Esas 2017/932 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020

avanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde hesabı bulunduğunu, müvekkilinin, ...Ltd.Şti.'nin davalı bankadan olan 392.294,20- TL tutarındaki alacağını tüm ferileri ile birlikte Kocaeli ...Noterliğinin 24.09.2014 gün ve ... sayılı temlikname ile devir ve temlik aldığını, temlik alınan hak ve alacakların ödenmemesi üzerine Gebze ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin alacağı temlik aldığı şirketin davalı Bankanın Gebze E-4 şubesinde bulunan hesabındaki 392.294,20- TL'nin şirket yetkilisinden onay alınmadan sahte talimatlar ile ... isimli kişiye ödenerek banka hesabının boşaltıldığını, bu ödemelerin davalı banka çalışanlarının hatası ile gerçekleştiğini, bu suretle şirketin zarara uğratıldığını, şirket yetkilisinin C.Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda sahte talimatlar ile hesabın boşaltıldığının tespit edildiğini, Gebze 1.ACMnde 2014/388 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, banka çalışanları ödeme prosedürüne uymadığından davalının oluşan zararı tazmin etmesi gerektiğini, davalının itirazın iptaline, takibin devamına,icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, müvekkili bankanın Genel Müdürlük adresinin Levent/İstanbul olduğunu,yetki yönünden esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesini, davaya konu işlemlerin 2007-2012 yılları arasında yapılan işlemler olduğunu, yasal süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, davacının bilgisi dışında iddia edilen eylemleri gerçekleştiren, iş ortaklığı bulunan dava dışı ... olduğunu, bu nedenle davacının davasını sadece zarardan bizzat sorumlu olan ...'a açması gerektiğini davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davacının tamamen kötü niyetli, iddialarının gerçek dışı olduğu,şirketin, müvekkili banka nezdindeki hesaplarını aktif olarak kullandığını, dava konusu edilen işlemlerin 2007 yılı ve sonrası dönemlere ilişkin olduğunu, şirketin hesaplarında yapılan işlemleri bilmemesi, kontrol etmemesinin mümkün olmadığını ve bilgisi dahilinde yapılan işlemlerin inkar edildiğini,temlik eden şirketin iş ortaklığı bulunduğu kişilerle yaşadığı soruna müvekkili bankayı dahil etmeye çalıştığını, gerçekte yetki verdiği kişilerce onayı ile gerçekleşen işlemleri inkar yoluna gittiğini beyanla davanın reddine,davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; gerek mahkeme dosyası ve gerekse ceza dosyası kapsamında şirketin çalışanı ... ile davalı banka çalışanlarının birlikte hareket ederek paraları çektikleri ve mal edindiklerinin ispat edilemediği, davalı banka şubesi çalışanları dava dışı şirket yetkilisi olan ...'nın faks ile gönderdiği ödeme talimatı ve telefon ile bildirdiği sözlü teyidi üzerine ...'a ödeme yaptığından görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve doğan zarardan da sorumlu olmayacakları ,bu durumda temlik sözleşmesine konu tazminat alacağından davalı Banka çalışanlarının kusurları bulunmadığından davalının tazminat sorumluluğunun doğmayacağı, başka bir ifadeyle davacı kendisine temlik edilen takip konusu alacağın doğduğunu ve muaccel bir alacak olduğunu ispat edemediği, gerekçesiyle davanın reddine;

davalı banka tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de davacı temlik alacaklısının var olduğuna inandığı alacağının tahsili için icra takibi yaptığı, kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; talimat ile para çekmenin şartlarının mevcut olmadığını, bilirkişilerce bu hususda inceleme yapılmadığını, bilimsel delil niteliğinde olan kriminal raporların dikkate alınmadığını, sahte talimatlarla banka hesabının boşaltıldığının sabit olduğunu, dosyada mevcut 06/05/2016 tarihli BDDK raporunun dikkate alınmadığını, BDDK’nın bankalar ile ilgili en yetkili kurum olmasına ,tespit ve raporları bağlayıcı olmasına karşın; yargılamada ve bilirkişi raporunda işbu raporun dikkate alınmadığını, alacağını temlik edenin zararlarının, ihbar olunan ... tarafından giderileceği vaadiyle temlik edenin yıllarca oyalandığını, ...’a şirket hesabından para çekmeye yönelik herhangi bir yetki verilmediğini, dava dışı ...’nın davalıya hiçbir şekilde faks ile ödeme talimatı göndermediğini ve banka çalışanlarının kendisinden hiçbir zaman telefon teyiti almadığını,şirketin, banka hesaplarının sahte talimatlarla boşaltılması nedeniyle vergi ve SGK borçlarını dahi ödeyemediğini, bankanın ağırlı kusurlu olduğunu ve özen borcuna aykırı davrandığını, hesaba yatan tutarların en geç birkaç saat içerisinde çekildiğini, bu hususun bile para yattığında banka çalışanlarından birinin ihbar olunan ...’a haber verdiğini gösterdiğini,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan temlik eden şirkete ait mevduat hesabından şirket yetkilisinin bilgisi ve izni dışında yapılan işlem sonucunda uğranılan maddi zararın tazmini amacıyla başlatılan ica takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK.md.506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur.

Banka ancak, özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Taraflar arasında imzalanan Ticari Hizmetler Sözleşmesi kapsamında temlik eden şirkete ... nolu ticari mevduat hesabı açılmış ve işlemler bu hesap üzerinden yapılmıştır. Uyuşmazlık; davacı çalışanın davalı banka ait mevduat hesabından davacının bilgisi ve izni dışında işlem yapıp yapmadığı ve maddi zarardan davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda şirket eski çalışanı tarafından 2007 yılında 11 adet 111.151,20 -TL, 2008 yılında 34 adet 277.393- TL ve 2010 yılında 2 adet 3.750-TL olmak üzere toplam 47 adet 392.294,20 -TL bedelli işlem gerçekleştirilmiştir.Şirket yetkilisi ...

tarafından eski çalışanı ...'a banka işlemleri yapmak üzere yetki verilmiştir. Şirket hesabından yapılan nakit para çekme-ödeme işlemlerinin şirket yetkilisi ...'nın imzasını taşıyan faks talimatları ile dava dışı ... yetkilendirilerek yapıldığı, şube çalışanlarının şirket yetkisi ...'dan telefonla onay aldıktan sonra paraları şirket çalışanı ...'a teslimi ile işlemlerin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Davacı sahte talimatlar ile hesabından rızası dışında işlemler yapıldığını iddia ederek hesabından yapılan 83 adet işlemin 47 adetine itiraz etmiştir.İtiraz edilen nakit çekim veya kullanılan kredinin nakit çekim işlemleri şirket yetkilisi tarafından imzalı ve üzerindeki imzalar ile şirketi temsil ve ilzama yetkililerinin imza sirkülerindeki örnek imzalar çıplak gözle birbirleriyle benzeyen faks talimatları ile gerçekleştirmiştir.

Bu şekilde nakit para çekme işlemi 2008 ile 2012 arasındaki 4 yıllık bir döneme yayılmış olup, ...'a şirketin ...'da bulunan hesabından 392.294,20 TL, ... hesabından 1.187.674,00 TL olmak üzere toplam 1.579.968,20 TL gibi büyük meblağlı para ödemesi yapılmıştır. Şirketin nakit çekilen kredileri geri ödediği de gözetildiğinde bu miktarda ödeme tutarından haberdar olmaması basiretli bir tacirden beklenemeyeceği gibi hesap özeti alınarak hesap hareketlerinin takip edilmesine göre ödenen para tutarlarından şirket yetkilisinin haberdar olduğunun kabulü gerekir. BDDK kararı ile yapılan ödemelere ilişkin belgelerin bulunmaması nedeniyle bankaya idari para cezası verilmesine karar verilmiş ise de şekli eksikliğin esas alındığının anlaşıldığı, ...'a aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz etmeyerek, bu işlemlere sessiz kalarak zımnen (örtülü olarak) icazet verdiği ve yapılan işlemlere itiraz etmeyeceği hususunda davalı bankada haklı bir güven uyandırdığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Gebze 1. ACMnin 2014/388 E -2015/133 K sayılı dosyasında yapılan yargılamada fotokopi belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde imzaların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasını gerektirecek şekilde hileyle sağlandığının tesbit edilememesi ve banka çalışanlarının da dolandırıcılık suçuna iştirak iradelerinin bulunduğunu ispat edilemediğinden, ... ile banka çalışanlarının birlikte hareket ederek paraları çektikleri ve mal edindikleri ispat edilememiştir. Banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davacı şirket ile davalı banka arasında süregelen talimatla havale yapılma işleminde, imza sirkülerindekilerle aynı imzayı taşıyan dava konusu talimatları işleme koyması nedeniyle davalı banka sorumlu tutulması ve hafif kusur dahi izafe edilmesi mümkün değildir.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2015 tarih 2014/11979 Esas 2015/3382 Karar, 05/04/2016 tarih 2015/7897 Esas ve 2016/3670K, 01.03.2010 tarih 2008/10406 E- 2010/2306 K).Bu durumda mahkemece davalı bankanın dava konusu usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinden dolayı kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.