YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6515 E. 2021/5296 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik inceleme↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının "Taç" markası ile davalı şahsın "Tacim" markasının arasında sessel ve anlamsal bir benzerlik bulunmasa da davalının markasının marka tescil belgesinde tanzim, şekil ve konum itibariyle "Tac m" şeklinde görüldüğü ve "Tac" ibaresinin ayırt edici unsur olduğu ve bu nedenle davalı marka başvurusunun davacının tanınmış seri markalarına 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014-M-5174 sayılı kararının iptaline, 2012/51838 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair verilen YİDK kararının iptali ile marka tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Mahkemece daha önce davanın reddine dair kararı, Dairemizin 09.04.2018 tarih 2016/9726 Esas ve 2018/2527 Karar sayılı ilamıyla; davacı ve davalı markalarına konu işaretler arasında benzerlik bulunduğu ve davacı markasının tanınmış marka niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuşsa da, bozma ilamına yanlış anlam verildiği görülmektedir.
Her ne kadar aynı sınıf mallar yönünden olup uygulanacak mülga 556 sayılı 556 sayılı Marka KHK'nın 8/1-b ve 42. maddeleri uyarınca YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü kararı isabetliyse de, tanınmış marka koruması yönünden, KHK'nın 8/4 maddesinin uygulanabilmesi için, ".... tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği.." risklerinden en az birinin doğmuş olması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, somut olayda, anılan KHK'nın 8/4 maddesindeki koşulların oluşmadığı değerlendirilmiş olup, her ne kadar bilirkişinin oy ve görüşü mahkemeyi bağlayıcı değilse de, mahkemenin başvuru kapsamındaki her bir mal ve hizmetler yönünden söz konusu risklerin ne şekilde oluşacağını değerlendirmeksizin, tüm başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden davanın kabulü kararı isabetsizdir. O halde Mahkemece, KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davalılar yararına hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3871 E. 2024/222 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ü ve "Tac" ibaresinin ayırt edici unsur olduğu ve bu nedenle davalı marka başvurusunun davacının tanınmış seri markalarına 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014-M-5174 sayılı kararının iptaline, 2012/51838 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kar …
Benzer bu kararda… rkanın yayınına itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, bu karara itiraz edildiğini, dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak itirazın reddedildiğini, markaların «iltibas» yaratacağını, dava konusu markada vurgunun "TAÇ" ibaresinde olduğunu ileri sürerek 2017-M-9476 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2016/98523 sayılı markasının sicil …
… şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "TAÇ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "petek ve şekil" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırılarak davacı markalarından uzaklaştığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 …
… davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği "TAÇ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı, zira davalının başvurusundaki "petek ve şekil" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırdığı, ayrıca başvuru konusu ibarenin "taç" değil "tac" olduğu, şekil unsuru ile yazım şeklinin dava konusu başvuruyu davacının TAÇ ibareli markalarından uz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "TAÇ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "petek ve şekil" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırılarak davacı markalarından uzaklaştığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 …
… davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği "TAÇ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı, zira davalının başvurusundaki "petek ve şekil" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırdığı, ayrıca başvuru konusu ibarenin "taç" değil "tac" olduğu, şekil unsuru ile yazım şeklinin dava konusu başvuruyu davacının TAÇ ibareli markalarından uz …
… kle davalı markalarına benzetilerek ön plana çıkarılmış olması da gözetildiğinde markalar arasında görsel, sescil ve işitsel benzerlik olduğu açık olup bu benzerlik «ortalama tüketiciler» nezdinde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırma ihtimaline de sebep olacak derecede olup, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında olduğunun kabulü gerekir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3132 E. 2023/2761 K.
Ortak:eksik inceleme · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ü ve "Tac" ibaresinin ayırt edici unsur olduğu ve bu nedenle davalı marka başvurusunun davacının tanınmış seri markalarına 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014-M-5174 sayılı kararının iptaline, 2012/51838 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kar …
O halde Mahkemece, KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davalılar yararına hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… unsur olduğu ve bu nedenle davalı marka başvurusunun davacının tanınmış seri markalarına 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014-M-5174 sayılı kararının iptaline, 2012/51838 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kar …
… bulü kararının isabetsiz olduğu, bu durumda Mahkemece, KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm davalılar yararına bozulmuştur.
… markaların mal ve hizmet benzerliği konusunda değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkemenin imaj transferi değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, «uyuşmazlık konusu» markaların benzer olmaması ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmamasının yanı sıra; «ortalama tüketici» sınıfının markalar arasında bağlantı kurmayacağı, dolayısıyla davacı yan markasının imajının herhangi bir şekilde müvekkilinin markasının varlığından etkilenmeyeceğinin gayet açık olduğunu, öncelikle davaya konu markaların isimlerine anlam bakımından bakıldığında markalar arası «iltibasa» yol açabilecek nitelikte bir benzerliğin bulunmadığı görülebileceğini, "TACİM" her şeyden önce müvekkilinin vefat etmiş oğlunun ismi olduğunu ve bu sebeple marka o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · kısmi kabul · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · taşıyıcı · yargılama gideri · ortalama tüketici · dahili dava
Benzer bu kararda… çıkan haberlere ilişkin dokümanlar, 2004, 2005, 2007, 2008, 2011, 2012 yıllarındaki çeşitli basın yansımaları, reklam harcamalarını gösterir faturalar, davacıya ait «faaliyet raporu», 2003 ve 2004 yıllarındaki medya değerlendirme raporları, ihracat yapılan ülkelerin listesi, TSE belgeleri, Taç markalı ürünlerin yurt içi ve dışı satış mağazalarının İistesi birlikte değerlendirildiğinde, “TAÇ” markasının “ev tekstili” sektöründe tanınmış marka olduğunun tespit edildiği, markanın itibarından haksız yararlanmadan bahsedilebilmesi için, her şeyden önce imaj transferinin gerçekleşmesi gerektiği, imaj transferi, tanınmış markanın özdeş veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması suretiyle, tüketicinin markanın imajı ile ilgili olumlu düşüncelerinin, ikinci markanın kullanılacağı ürünlere aktarılması ve bu suretle satışların arttırılması stratejisi olduğu, farklı kategorilerdeki ürünler ile ilgili izlenimlerin karşılıklı transfer edilmesi ve güçlendirilmesi olduğu, tanınmış markanın tüketici zihninde oluşan olumlu çağrışımlar, bu markanın özdeşi veya benzerinin kullanılması suretiyle sonradan oluşturulmuş markanın ilgili olduğu ürünlere aktarılabilir olması gerektiği, bu şekilde tanınmış markanın itibarının istismarından söz edilebileceğini, ancak bu tür durumlarda tanınmış markaya ait imaj, istismar eden tarafından ekonomik açıdan kendi lehine haksız yere değerlendirileceğini ve ekonomik menfaatin sağlanmış olacağını, dava konusu olayda imaj transferi şartının gerçekleşmesi, ev tekstili sektöründe tanınmış bir marka olan TAÇ markası emtiaları kapsamında değerlendirildiğinde; 08. emtia grubunun bir kısmı olan' Değerli madenlerden olanlar «dahil» çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri” 11. emtia grubunun bir kısmı olan “Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar” 21. emtia grubunun bir kısmı olan "bu sınıfa dahil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, kap-kacak” 35.08'in bir kısmı olan "Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri; bu sınıfa dahil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, kap-kacak' ile “Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar'için imaj transferi mümkün görüldüğü kanaatine varıldığı, zira tekstil alanında tanınmış olan davacı Taç markasının aynı zamanda mutfak gereçleri de sattığını, bu yüzden markalar arasındaki benzerlik düzeyi ve davacı markasının tanınmışlığı bu şekilde bir imaj transferine oldukça uygun olduğunun düşünüldüğü, açıklanan emtia ve hizmetler dışında kalan 08, 09, 11, 16, 19, 21, 35, 36, 37 ve 39. sınıflarda yer alan diğer emtia ve hizmetler için bir imaj transferinin söz konusu olamayacağı kanaatine varıldığı, söz konu emtia ve hizmetlerin hem «dağıtım» kanalları hem de tüketici grubu ve satın alma davranışları birbirinden farklı olduğundan ve davacı tarafça bu emtia ve hizmetlerde de imaj transferinin nasıl mümkün olduğuna dair somut bir delil sunulmadığı da dikkate alındığında bu emtia ve hizmetler açısından imaj transferinin söz konusu olamayacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, TPMK YİDK’in 2014-M-5174 sayılı kararının 08. emtia grubunun bir kısmı olan ‘’Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri’’ 9. sınıf "Manyetik, optik kayıt «taşıyıcılar» ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektroni …
Emtia grubunun bir kısmı olan ‘’Değerli madenlerden olanlar «dahil» çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri’’9. sınıf "Manyetik, optik kayıt «taşıyıcılar» ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektroni …
… markaların mal ve hizmet benzerliği konusunda değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkemenin imaj transferi değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, «uyuşmazlık konusu» markaların benzer olmaması ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmamasının yanı sıra; «ortalama tüketici» sınıfının markalar arasında bağlantı kurmayacağı, dolayısıyla davacı yan markasının imajının herhangi bir şekilde müvekkilinin markasının varlığından etkilenmeyeceğinin gayet açık olduğunu, öncelikle davaya konu markaların isimlerine anlam bakımından bakıldığında markalar arası «iltibasa» yol açabilecek nitelikte bir benzerliğin bulunmadığı görülebileceğini, "TACİM" her şeyden önce müvekkilinin vefat etmiş oğlunun ismi olduğunu ve bu sebeple marka o …
Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” 21. sınıf ‘’bu sınıfa «dahil» elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, kap-kacak’’ 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6515 E. , 2021/5296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 16.07.2020 tarih ve 2020/57-2020/218 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin TPMK tarafından tanınmış marka olduğu kabul edilen "TAÇ" markasının ve seri markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TACİM+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, davalı marka başvurusuna itiraz ettiklerini ancak itirazlarının reddedildiğini, oysa markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvurunun emtia listesindeki mallar farklı dahi olsa, davacıya ait tanınmış markanın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 hükümleri uyarınca korunması gerektiğini bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davalı başvuru ile davacı markaları arasında işaret ve kapsamlarındaki mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, tanınmışlık nedeniyle farklı mallar bakımından marka başvurusunun reddedilebilmesi için KHK’nın 8/4 maddesinde aranan koşulların somut olayda gerçekleşmediğini, "TAÇ" markasının perde ve benzeri ürünlerde bilinen bir marka olsa da davalı başvurunun emtia listesindeki malların tamamen farklı bir tüketici kitlesine hitap ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının markasının sadece "Taç" ibaresi olmadığını, logo, renklendirme ve yazı şekli ile de ön plana çıktığını, davacı markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığını, davalı markasının davacının iddia ettiği gibi "benim tacım" anlamına gelmediğini, "Tacim" sözcüğünün davalının vefat etmiş oğlunun ismi olduğunu, ayrıca "noktalama, noktalatma" anlamına geldiğini, karıştırılma ihtimali olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının "Taç" markası ile davalı şahsın "Tacim" markasının arasında sessel ve anlamsal bir benzerlik bulunmasa da davalının markasının marka tescil belgesinde tanzim, şekil ve konum itibariyle "Tac m" şeklinde görüldüğü ve "Tac" ibaresinin ayırt edici unsur olduğu ve bu nedenle davalı marka başvurusunun davacının tanınmış seri markalarına 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014-M-5174 sayılı kararının iptaline, 2012/51838 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair verilen YİDK kararının iptali ile marka tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Mahkemece daha önce davanın reddine dair kararı, Dairemizin 09.04.2018 tarih 2016/9726 Esas ve 2018/2527 Karar sayılı ilamıyla; davacı ve davalı markalarına konu işaretler arasında benzerlik bulunduğu ve davacı markasının tanınmış marka niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuşsa da, bozma ilamına yanlış anlam verildiği görülmektedir.
Her ne kadar aynı sınıf mallar yönünden olup uygulanacak mülga 556 sayılı 556 sayılı Marka KHK'nın 8/1-b ve 42. maddeleri uyarınca YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü kararı isabetliyse de, tanınmış marka koruması yönünden, KHK'nın 8/4 maddesinin uygulanabilmesi için, ".... tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği.." risklerinden en az birinin doğmuş olması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, somut olayda, anılan KHK'nın 8/4 maddesindeki koşulların oluşmadığı değerlendirilmiş olup, her ne kadar bilirkişinin oy ve görüşü mahkemeyi bağlayıcı değilse de, mahkemenin başvuru kapsamındaki her bir mal ve hizmetler yönünden söz konusu risklerin ne şekilde oluşacağını değerlendirmeksizin, tüm başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden davanın kabulü kararı isabetsizdir.
O halde Mahkemece, KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davalılar yararına hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/694268700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz