İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5195 E. 2021/4976 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade farkı↗ kur farkı↗ vade↗ fatura↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının vade farkı talep hakkı bulunup bulunmadığı, ödeme için ödeme tarihindeki USD kuru değerinin mi, yoksa fatura tarihindeki kur değerinin mi nazara alınacağı noktasında toplanmakta olup, satın alma sözleşmesinin 4.2 maddesine göre de “fatura tarihindeki USD kurunun nazara alınacağı” açıkça düzenlendiği, ancak daha sonradan davalı tarafından tanzim edilen faturalarda “İşbu fatura USD karşılığı kesilmiş olup vade tarihinde…. USD olarak tahsil edilecektir” ibaresi yer aldığı görüldüğü, işbu faturalara davacı yan tarafından itiraz edildiği ile ilgili dosyada somut bir belge ve verinin bulunmadığı görüldüğü, ödeme tarihindeki USD kuru dikkate alınmış olup bu bağlamda davalı yanın davacı yana borcunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gereğince araştırma yapılmamış, alınan bilirkişi raporu da somut olayı çözmekten uzak soyut gerekçelere dayalı olup hükme esas alınamaz. Mahkemece dava dosyasının yeni bilirkişiye verilerek taraflar arasında düzenlenen satıma konu malın fatura tarihindeki TL karşılığı USD kuru tespit edilip bu USD’nin fatura bedellerinin ödendiği tarihlerdeki TL karşılığı USD bedeli tespit edilip fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında kur farkı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3692 E. 2021/984 K.
Ortak:kur farkı · fatura · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece dava dosyasının yeni bilirkişiye verilerek taraflar arasında düzenlenen satıma konu malın «fatura» tarihindeki TL karşılığı USD kuru tespit edilip bu USD’nin fatura bedellerinin ödendiği tarihlerdeki TL karşılığı USD bedeli tespit edilip fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında «kur farkı» olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının «vade farkı» talep hakkı bulunup bulunmadığı, ödeme için ödeme tarihindeki USD kuru değerinin mi, yoksa «fatura» tarihindeki kur değerinin mi nazara alınacağı noktasında toplanmakta olup, satın alma sözleşmesinin 4.2 maddesine göre de “fatura tarihindeki USD kurunun nazara al …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında dövizli işlem yapılacağına dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, 14.10.2011 tarihli "«kur farkı»" açıklamalı faturanın da TL cinsinden düzenlendiği, davacı faturalarının dövizli «fatura» şeklinde olmadığı, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda ek rapor alınarak davacının «kur farkı alacağı» oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın ve «kur farkı alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı alacağı · cari hesap alacağı · cari hesap
Benzer bu karardaDavacı davalıdan «cari hesap alacağı» bulunduğunu ispatlayamamış olup mahkemenin davacının bakiye cari hesap alacağına ilişkin isteminin reddine dair kararı yerindedir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın ve «kur farkı alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Dairemizin 19.12.2017 tarihli bozma ilamında davacının «kur farkı alacağını» talep edebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm olması gerektiği belirtilmiş olup taraflar arasında bu konuda açık bir sözleşme olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca «kur farkı alacağının» talep edilebilmesi için taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapılmış olması, asıl faturada açıkça döviz karşılığının belirtilmesi ve döviz karşılığının süresinde ödenmemesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5195 E. , 2021/4976 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 01.03.2019 tarih ve 2016/988-2019/170 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan mal aldığını, mal bedellerinin davalıya ödendiğini, ancak başka bir firmaya ödeme yapılacakken isim benzerliğinden sehven davalı şirkete 11.515,92 TL ödeme yapıldığını, ödemenin sehven yapıldığının davalı tarafça da kabul edildiğini, buna karşın iade edilmediğini, bu nedenle başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya bir kısım ürünler sattığını, davacının borcunu ifa amacıyla Yapı Kredi Bankasından olan alacağının 320.000 USD+KDV kadarını davacıya temlik ettiğini, fatura üzerinde " İşbu fatura ....USD karşılığı kesilmiş olup vade tarihinde ....USD olarak tahsil edilecektir." şeklinde bir açıklama yer aldığını, davacının davalıya yabancı para cinsinden borçlandığını, fiili ödeme tarihinde ödemelerini fatura tarihindeki Türk parası üzerinden yaptığını, müvekkilinin fatura ve fiili ödeme tarihindeki döviz kurunun farklı olması nedeniyle alacaklı olduğunu, davalının hesabına 111.514,92 TL havale yapıldığını, 33.907,92 TL alacağın mahsup edilerek bakiye 77.607 TL'nin davacı hesabına iade edildiğini savunarak, davanın reddini ve %20 tazminat istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının vade farkı talep hakkı bulunup bulunmadığı, ödeme için ödeme tarihindeki USD kuru değerinin mi, yoksa fatura tarihindeki kur değerinin mi nazara alınacağı noktasında toplanmakta olup, satın alma sözleşmesinin 4.2 maddesine göre de “fatura tarihindeki USD kurunun nazara alınacağı” açıkça düzenlendiği, ancak daha sonradan davalı tarafından tanzim edilen faturalarda “İşbu fatura USD karşılığı kesilmiş olup vade tarihinde…. USD olarak tahsil edilecektir” ibaresi yer aldığı görüldüğü, işbu faturalara davacı yan tarafından itiraz edildiği ile ilgili dosyada somut bir belge ve verinin bulunmadığı görüldüğü, ödeme tarihindeki USD kuru dikkate alınmış olup bu bağlamda davalı yanın davacı yana borcunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gereğince araştırma yapılmamış, alınan bilirkişi raporu da somut olayı çözmekten uzak soyut gerekçelere dayalı olup hükme esas alınamaz. Mahkemece dava dosyasının yeni bilirkişiye verilerek taraflar arasında düzenlenen satıma konu malın fatura tarihindeki TL karşılığı USD kuru tespit edilip bu USD’nin fatura bedellerinin ödendiği tarihlerdeki TL karşılığı USD bedeli tespit edilip fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında kur farkı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/693026900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz