Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4096 E. 2021/4885 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delil ile ispat↗ yazılı delil↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ bono↗ sigorta poliçesi↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının Ziraat Sigorta A.Ş. ile akdedilen 15.03.2013 tarihli sigorta poliçesine istinaden teminat maksadıyla verildiği iddia olunan bonoya dayalı olarak menfi tespit talebine ilişkin olduğu, davacının senedin teminat maksadıyla verildiği yönündeki iddiasını aynı kuvvette yani yazılı delil ile ispat ile mükellef olduğu, ancak davacının teminat olgusuna ilişkin iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği, bu durumda takip konusu bononun mevcut bir borcun tediyesi maksadıyla verildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava taraflar arasında imzalanan sigorta sözleşmesine istinaden sigorta prim borcu karşılığında teminat olarak verildiği belirtilen bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti, poliçe konusu arazilerde don olayı yaşandığından meydana gelen alacağın mahsubu işlemidir. Mahkemece bononun teminat maksadıyla verildiğine yönelik yazılı delil olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili bononun sigorta prim borcuna istinaden alındığını kabul etmiştir.Bu durumda davacının sigorta poliçesinden dolayı bir borcunun bulunup bulunmadığı, dolayısıyla bononun teminat özelliğinin devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Şayet davacının sigorta poliçesinden kaynaklı prim borcunun bulunduğu tespit edilirse bu durumda davacının arazilerinde don olayı yaşanıp yaşanmadığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan tazmini gereken bir alacağının bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespiti ile toplanacak delillerle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3571 E. 2017/5685 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda7.İş Mahkemesinin 2010/146 esas sayılı dosyasında şirketin «temsili» maksadı ile ihyasına” karar verilmiş olup, hüküm Dairemizce “davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, yazılı şekilde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Kararı, davacı ve davalı «tasfiye memuru» vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4647 E. 2016/5590 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · tasfiye memuru · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile şirketin «temsili» maksadı ile ihyasına, önceki «tasfiye memuru» ...'un geçici tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Buna göre, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, yazılı şekilde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı «tasfiye» memurunun tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4096 E. , 2021/4885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.11.2019 tarih ve 2016/268-2019/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ... şirketine sigorta sözleşmesi yapıldığı sırada teminat olarak verdiği 15.09.2013 tarihli senedin, sözleşmeye aykırı olarak doldurulup, takibe konu edildiğini, takibin iptal edilmesini, eğer iptal edilmeyecekse sigorta sözleşmesine göre belirlenecek gerçek prim ve borç ve alacak miktarının belirlenmesini, artan kısım yönünden borçlu olmadığının tespitini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının Ziraat Sigorta A.Ş. ile akdedilen 15.03.2013 tarihli sigorta poliçesine istinaden teminat maksadıyla verildiği iddia olunan bonoya dayalı olarak menfi tespit talebine ilişkin olduğu, davacının senedin teminat maksadıyla verildiği yönündeki iddiasını aynı kuvvette yani yazılı delil ile ispat ile mükellef olduğu, ancak davacının teminat olgusuna ilişkin iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği, bu durumda takip konusu bononun mevcut bir borcun tediyesi maksadıyla verildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava taraflar arasında imzalanan sigorta sözleşmesine istinaden sigorta prim borcu karşılığında teminat olarak verildiği belirtilen bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti, poliçe konusu arazilerde don olayı yaşandığından meydana gelen alacağın mahsubu işlemidir. Mahkemece bononun teminat maksadıyla verildiğine yönelik yazılı delil olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili bononun sigorta prim borcuna istinaden alındığını kabul etmiştir.Bu durumda davacının sigorta poliçesinden dolayı bir borcunun bulunup bulunmadığı, dolayısıyla bononun teminat özelliğinin devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Şayet davacının sigorta poliçesinden kaynaklı prim borcunun bulunduğu tespit edilirse bu durumda davacının arazilerinde don olayı yaşanıp yaşanmadığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan tazmini gereken bir alacağının bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespiti ile toplanacak delillerle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692810700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz