İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3158 E. 2021/4850 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 357↗ resmi senet↗ ipotek akit tablosu↗ ödünç sözleşmesi↗ istinaf sebebi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ bayilik sözleşmesi↗ ipotek↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamaya göre, dava konusu taşınmaza ilişkin ipotek resmi senet ve ipotek belgesinde 75.000.-TL bedel mukabilinde davalıya ait taşınmazın davacı şirkete ipotek edildiği, ipotek belgesinde söz konusu ipoteğin dava dışı Ensar Toptan... Ltd. Şti'nin borcuna istinaden verildiğine ilişkin herhangi bir husus bulunmadığı, resmi senedin aksine ilişkin iddianın ispatının da resmi senetle olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesine yapılan yargılamaya göre, dava konusu 17.06.2010 tarihli ipotek akit tablosu incelendiğinde, davacı şirket yararına davalı ... tarafından 75.000,00 TL'lik borç için kesin borç ipoteği verildiğinin anlaşıldığı, resmi senede göre davalının ipoteğinin 75.000,00 TL bedelli borç için tesis edildiği, davacı vekilinin bu kısma ilişkin istinaf sebebinin yerinde olduğu, ancak davacı icra takip dosyasında takipten önceki dönem için faiz alacağı talep etmişse de, kesin borç ipoteğinde ipotek bedeli dışında faiz talep edilemeyeceği, icra takibinden önceki dönem için talep edilen işlemiş faizin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2017/8872 Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının 75.000,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin 75.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 15.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, dava ve takip konusu ipoteğin davacı ile davadışı Ensar Toptan...Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini iddia etmiş, takip dayanağı olarak da ipotek belgesi, bayilik sözleşmesi ve bayilik sözleşmesine dayalı alacağın hükme bağlandığı mahkeme ilamına dayanmış, sonuç olarak ilk derece mahkemesinde iddiasını bu şekilde açıklamıştır. İlk derece mahkemesince ipotek resmi senedinde ipoteğin, davacının davadışı Ensar Toptan... Ltd. Şti.'nden bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağının teminatı olarak verildiğine ilişkin bir ibare olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, buna karşı davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesinde dayandığı iddialar genişletilerek, dava konusu ipoteğin davacı ve davalı arasında düzenlenen ödünç sözleşmesine ilişkin olduğu ve bu nedenle davalının takibe yaptığı itirazın iptalinin gerektiği ileri sürülmüştür. HMK'nın 357/1. maddesinde bölge adliye mahkemesinde yapılamayacak işler başlığı altında "...ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz" hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davacının ilk derece mahkemesinde dayandığı iddia ve olgular haricinde genişlettiği iddia ve olgulara dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1908 E. 2023/5674 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesine yapılan yargılamaya göre, dava konusu 17.06.2010 tarihli «ipotek akit tablosu» incelendiğinde, davacı şirket yararına davalı ... tarafından 75.000,00 TL'lik borç için «kesin» borç ipoteği verildiğinin anlaşıldığı, resmi senede göre davalının ipoteğinin 75.000,00 TL bedelli borç için tesis edildiği, davacı vekilinin bu kısma ilişkin «istinaf sebebinin» yerinde olduğu, ancak davacı icra takip dosyasında takipten önceki dönem için faiz alacağı talep etmişse de, kesin borç ipoteğinde ipotek bedeli dışında faiz talep edilemeyeceği, icra takibinden önceki dönem için talep edilen «işlemiş faizin» yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2017/8872 Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının 75.000,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin 75.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 15.000,00 TL «icra inkar tazminatının» davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senetle ispat kuralı · borç üstlenimi · distribütörlük sözleşmesi · senetle ispat · iade faturası · yazılı delille ispat · yemin deliline dayanma · infazda tereddüt
Benzer bu kararda… iği, davacı tarafın her ne kadar yargılamanın başında sözleşme altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını savunmuş ise de; söz konusu imzanın davacı şirket «temsilcisine» ait olduğunun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 08.09.2016 tarihli raporu ile tespit edildiği, yargılamanın ilerleyen safhaları ile istinaf başvurusunda davacı taraf söz konusu belge altındaki imzanın diğer evraklar imzalatılırken «hile» ile imzalattırıldığını ileri sürmüş ise de; «senetle ispat kuralı» gereği davacının bu savunması de yerinde görülmediğinden 115.500,00 TL'lik «çek» bedelleri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görüldüğü, distribütörlük antlaşmasının feshinden kaynaklanan 31.321,00 TL'lik alacağı için tarafların «defterlerinde» yaptırılan inceleme üzerine alınan raporlarda davacının yasal defterlerinde davalının «teslim» alması iddiasında bulunduğu mallar ile ilgili herhangi bir «iade faturasının» ve iade «masraflarla» ilgili muhasebe «kaydına» rastlanılmadığının belirtildiği, davalının defterinde de yine bu yönde herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, ancak Dairemizce davacının dava dilekçesinde «yemin deliline dayanmış» olduğu gözetilerek duruşma açıldığı davacı vekiline davalı tarafa 31.321,00 TL ve 4.000,00 TL'lik talebi yönünden «yemin teklifinde» bulunup bulunmayacağı yönünde talimat yazılmış olup davacı vekilinin yemin teklif etmeyeceklerine dair dilekçe sunduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesin …
Şti.'nin halen faal durumda olup «şirket müdürlerinin» ortaklarının kuruluştan itibaren Ufuk Aydın ve Sümeyye Atlı olduklarını, bu şahısların dinlenilmesi taleplerinin hiçe sayıldığını, davacının imzaladığını iddia edilen diğer belgelerin aralarına konularak haberi ve bilgisi dahi olmadan kandırılarak elinden alınan imzanın hiçbir sözleşmesel bağlayacağının olduğundan söz edilemeyeceğini, zarar eden bir şirketin devrinin alındığı ve davacı tarafından «borçlarının üstlenildiği» iddiasının davalı tarafından ispatlanması gerekeceğini, «ticari işletme» devrinde yazılı beyanın yeterli kabul edilerek kanunun aradığı şartlarda alınmayan bir şirketin borçlarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hak ve hukuk kurallarına aykırı olup kesinlikle kabul edilemeyeceğini, «distribütörlük sözleşmesi» gereğince müvekkilinin davalı şirkete gerek mail gerekse telefon konuşmaları ile yedinde ve kontrolünde bulunan ürünlerin bir listesinin bildirmiş olmasına rağmen davalı tarafın eldeki malları almak istemediği için iade edilecek mallara ilişkin düzenlenmiş herhangi bir «iade faturası» yada yasal «defter» «kaydı» da bulunmadığını, bilirkişi raporunda davacı ile Ensar...
… ararı ile davacı tarafın ileri sürdüğü 115.500,00TL’lik alacağın varlığı gerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesine göre «yazılı delille ispatı» gerektiren meblağı geçen değer olmasına karşın yazılı delille ispat edilemediği, gerekse de kendisi tarafından imzası Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile sabit «ibranamelerin» aksini 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesi gereğince yazılı delille çürütemediği, yine «distribütörlük sözleşmesine» dayanarak davacı tarafından davalıdan talep edilen 31.321,00 TL’lik alacağın varlığı ile iddia edilen 4.000,00 TL’lik «masraflara» ilişkin taraflarca «ibraz» edilen «ticari defterlerde» ürün iadesi, «fatura» gibi «kayda» rastlanmamış olduğundan söz konusu alacak talepleri ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… argılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve «infazda tereddüt» oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3158 E. , 2021/4850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2018 tarih ve 2017/880 E- 2018/319 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.05.2019 tarih ve 2018/1908 E- 2019/1050 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davadışı Ensar Toptan.. Ltd. Şti. arasında 01.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin ek 3. maddesi uyarınca davalının 1/2 hisseli taşınmazında ipotek tesis edildiğini, davadışı şirketin borçlarını ödememesi üzerine bu şirkete karşı takibin başlatıldığını, yapılan itiraz üzerine görülen itirazın iptali davasında davadışı şirketin davacıya 234.987,25 TL borcunun olduğunun sabit hale geldiğini, bu nedenle, borcun tahsili amacıyla davalıya da 75.000.-TL ipotek bedelinin ödenmesi için ihtar çekildiğini, sonuç alınamayınca davalıya karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takip ve dava konusu ipoteğin davalının şahsi borçlarının teminatı olarak verildiğini, davadışı Ensar Toptan ... Ltd. Şti. ile ipoteğin bir ilgisinin olmadığını, davacı şirkete davalının şahsi bir borcunun bulunmadığını, davadışı şirket ile davacı arasındaki bayilik sözleşmesinin tarafı da olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamaya göre, dava konusu taşınmaza ilişkin ipotek resmi senet ve ipotek belgesinde 75.000.-TL bedel mukabilinde davalıya ait taşınmazın davacı şirkete ipotek edildiği, ipotek belgesinde söz konusu ipoteğin dava dışı Ensar Toptan... Ltd. Şti'nin borcuna istinaden verildiğine ilişkin herhangi bir husus bulunmadığı, resmi senedin aksine ilişkin iddianın ispatının da resmi senetle olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesine yapılan yargılamaya göre, dava konusu 17.06.2010 tarihli ipotek akit tablosu incelendiğinde, davacı şirket yararına davalı ... tarafından 75.000,00 TL'lik borç için kesin borç ipoteği verildiğinin anlaşıldığı, resmi senede göre davalının ipoteğinin 75.000,00 TL bedelli borç için tesis edildiği, davacı vekilinin bu kısma ilişkin istinaf sebebinin yerinde olduğu, ancak davacı icra takip dosyasında takipten önceki dönem için faiz alacağı talep etmişse de, kesin borç ipoteğinde ipotek bedeli dışında faiz talep edilemeyeceği, icra takibinden önceki dönem için talep edilen işlemiş faizin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2017/8872 Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının 75.000,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin 75.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 15.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, dava ve takip konusu ipoteğin davacı ile davadışı Ensar Toptan...Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini iddia etmiş, takip dayanağı olarak da ipotek belgesi, bayilik sözleşmesi ve bayilik sözleşmesine dayalı alacağın hükme bağlandığı mahkeme ilamına dayanmış, sonuç olarak ilk derece mahkemesinde iddiasını bu şekilde açıklamıştır. İlk derece mahkemesince ipotek resmi senedinde ipoteğin, davacının davadışı Ensar Toptan... Ltd. Şti.'nden bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağının teminatı olarak verildiğine ilişkin bir ibare olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, buna karşı davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesinde dayandığı iddialar genişletilerek, dava konusu ipoteğin davacı ve davalı arasında düzenlenen ödünç sözleşmesine ilişkin olduğu ve bu nedenle davalının takibe yaptığı itirazın iptalinin gerektiği ileri sürülmüştür.
HMK'nın 357/1. maddesinde bölge adliye mahkemesinde yapılamayacak işler başlığı altında "...ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz" hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davacının ilk derece mahkemesinde dayandığı iddia ve olgular haricinde genişlettiği iddia ve olgulara dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692169100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz