6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR'de geç teslimde pervasızca davranışın taşıyıcının sorumluluğunun kapsamına etkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4642 E. 2019/7188 K. ·

Düzelterek onandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Uluslararası karayolu taşımasında (CMR) kararlaştırılan teslim süresine uyulmaması, dikkatsizliğin ötesinde pervasızca (kasta yakın) bir davranış oluşturuyorsa, taşıyıcının geç teslimden doğan sorumluluğu Borçlar Kanunu/TTK genel hükümlerine göre değil, CMR'nin 21 ve 25/3. maddeleri uyarınca (tam/sınırsız tazminat esasıyla) belirlenir.

Ele alınan sorunlar

Geç teslimden taşıyıcının sorumluluğunun dayanağı ve kapsamı (CMR özel hükümleri mi genel hükümler mi) → kabul

İddia: Davalı taşıyıcı, uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanarak zamanaşımından davanın reddini, aleyhine hükmedilecek tazminatın taşıma ücretini geçemeyeceğini savunmuştur.

Gerekçe: Taraflar arasında kararlaştırılan teslim tarihine (16.05.2011) uyulmayıp emtianın fuarın kapandığı gün (20.05.2011) teslim edilmesi, dikkatsizliğin ötesinde tedbirsizliğe ve ihtiyatsızlığa varan, pervasızca bir davranıştır. Bu nedenle geç teslimden doğan sorumluluğun Borçlar Kanunu ve TTK genel hükümlerine göre değil, CMR Sözleşmesi'nin 21. ve 25/3. maddeleri uyarınca belirlenmesi gerekir. Tam tazminatla sorumluluğu kabul eden BAM kararının sonucu doğru olduğundan gerekçe bu şekilde düzeltilerek onanmıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

CMR'de teslim süresine pervasızca uyulmamasının, sorumluluğun genel hükümler yerine CMR 21 ve 25/3'e göre (tam tazminat) belirlenmesini gerektirdiği yönünde bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR geç teslim pervasızca davranış taşıyıcının sorumluluğu tam tazminat

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 21CMR 25/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4642 E.  ,  2019/7188 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/10/2016 tarih ve 2014/842 E. - 2016/753 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/04/2018 tarih ve 2017/346 E. - 2018/441 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin İnegöl Bursa’da mobilya imalatı yaptığını, davalı şirketle arasında akdedilen 13/04/2011 tarihli sözleşmeye göre Rusya/Moskova'da 17/05/2011 ile 20/05/2011 tarihleri arasında yapılacak mobilya fuarında sergilenmek üzere ürünlerinin Rusya'ya fuar alanında 14/05/2011 tarihinde teslim edilmek üzere gümrükleme ve taşıma işinin davalı tarafından taahhüt edildiği, mobilyaların fuarın bitiş tarihi olan 20/05/2011 günü akşamı teslim edildiğini, ürünlerin sergilenemediği, kâr kaybının olduğu, kısmi navlunbedeli, tanıtım, reklam, personel, davetli müşteri ve fuar aksesuar gideri, konaklama gideri v.s. yapılan harcamalar tutarı (61.687 Euro) 141.281,74 TL' nin 14/05/2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, uyuşmazlığa CMR konvansiyon hükümlerinin uygulanarak zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkili aleyhine işleyecek tazminat bedelinin taşıma ücretini geçemeyeceği, davanın dava konusu taşımayı fiilen gerçekleştirmiş olan alt taşımacıya ihbarının zorunlu olduğu, davacının fuar katılımcısı sıfatıyla yaptığı harcamaları da haksız olarak talep ettiği, davacının mahrum kalan kâr talebinin fahiş, haksız ve avans faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin konusunun Türkiye ile Rusya arasında taşımacılık işine ilişkin olduğu, davacının talebinin geç teslimden doğan tazminat talebi olarak nitelendirileceği,

davanın CMR Konvansiyonu'na tabi taşıma sözleşmesinden ve geciken teslimden kaynaklandığı, gecikme durumunda CMR 30/3 maddesinde gönderilenin malın teslim tarihinden itibaren 21 gün içerisinde taşıyıcıya yazılı ihbarda bulunulma düzenlemesine yer verdiği, dava konusu uyuşmazlıkta gönderilenin 20/05/2012 tarihinde davacıya teslim edildiği, teslim tutanağındaki ''Her türlü dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla'' ibaresinin geç teslime ilişkin bir bildirim olamayacağı, davacının 21/06/2011 tarihli ihtarının süresinde ihbar olarak değerlendirilemeyeceği, hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraf vekilleri karara karşı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuşlardır.

Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına; (30.212,- Euronun karşılığı) 69.194,54 TL'nin 1 Temmuz 2011 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davacıya ödenmesine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı ile akdi taşıyan davalı arasında düzenlenen 13/04/2011 tarihli taşıma sözleşmesinde; malın teslim edileceği tarih 16/05/2011 belirlenmiş olmasına rağmen, emtianın bu tarih geçtikten sonra fuarın kapandığı 20/05/2011 günü akşamı teslim edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mutakabat sağlanmış taşıma planına ve özellikle süreye uyulmaması, dikkatsizlikten daha öte tedbirsizliğe, ihtiyatsızlığa varan cesaretle, pervasızca bir davranıştır.Bu nedenle ürünlerin fuar alanına geç teslimi nedeniyle CMR Sözleşmesi’nin ilgili 21. ve 25/3. maddeleri uyarınca davalı taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken ve bu özel düzenlemeye rağmen geç ifa nedeniyle taşıtanın Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu genel hükümlerine göre sorumluluğunun doğduğu gerekçesi ile hüküm kurulması doğru değil ise de, tam tazminatla sorumluluğu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi’nin sonucu doğru olan kararının bu düzeltilmiş gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/4. maddesi uyarınca yukarda açıklanan şekilde düzeltilen gerekçeyle ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.545,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691936000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Düzelterek onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/346 E. 2018/441 K.

CMR taşımasında geç teslim nedeniyle tazminat ve hak düşürücü süre

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonuna tabi taşımalarda, taşıyıcı teslimdeki gecikmeyi bir tutanakla teyit etmiş, gecikme süresinde dava açılmış ya da taşıyıcı tarafından gecikme ikrar edilmişse, CMR 30/3 maddesindeki 21 günlük yazılı ihbar süresine uyulmamış olması hak düşürücü süre sonucunu doğurmaz. Ayrıca, taşınan emtianın alıcıya değil de belirlenen varış/teslim yerine (örneğin fuar alanına) geç teslimi hali CMR'de özel olarak düzenlenmediğinden, bu durumda taşıyıcının sorumluluğu genel hükümlere (TBK 118, TTK 875/1) göre belirlenir; taşıyıcının öngörülebilir bir gecikmeye karşı önceden tedbir almaması ağır kusur (pervasızca hareket) olarak değerlendirilebilir ve CMR'nin taşıma ücretiyle sınırlı sorumluluk kuralı (CMR 23/5) bu hâlde uygulanmaz.

Emsal değeri

Kararın taşıyıcının gecikmeyi ikrar ettiği durumlarda CMR 30/3'teki 21 günlük yazılı ihbar süresine gerek olmadığına ve emtianın alıcıya değil varış/teslim yerine (fuar alanına) geç tesliminin CMR'de düzenlenmemiş olması nedeniyle genel hükümlere göre sorumluluk doğduğuna ilişkin tespitleri, benzer taşıma uyuşmazlıklarında bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: CMR Konvansiyonu hak düşürücü süre yazılı ihbar gecikmenin ikrarı geç teslim ağır kusur (pervasızca hareket) zamanaşımı temerrüt avans faizi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/346

KARAR NO 2018/441

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2016

NUMARASI 2014/842 Esas 2016/753 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/04/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İnegöl Bursa adresinde mobilya imalatı yaptığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 13/04/2011 tarihli sözleşmeye göre Rusya'nın başkenti Moskova'da 17/05/2011 ile 20/05/2011 tarihleri arasında yapılacak mobilya fuarında sergilenmek üzere müvekkili şirkete ait mobilya ürünlerinin Türkiye'den Rusya'ya fuar alanında 14/05/2011 tarihinde teslim edilmek üzere gümrükleme ve taşıma işini davalı tarafın taahhüt ettiğini, müvekkili şirketçe navlun bedelinin 5.025-euroluk kısmının davalıya ödendiğini, davalı şirketin taşımayı taahhüt ettiği ürünleri sözleşmede kararlaştırılan 14/05/2011 tarihinde teslim etmediğini, fuarın açılış kapanış tarihlerinin 17/05/2011- 20/05/2011 tarihleri olduğunu, mobilyaların fuarın bitiş tarihi olan 20/05/2011 günü akşamı 18:15 de teslim edildiğini, teslim belgesine bu tarihin yazıldığını, müvekkili firma yetkilisinin mobilyaları ihtirazı kayıtla teslim aldığını, davalı firmaya ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 30/06/2011 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin kar kaybının bilirkişi incelemesi ile tam olarak belirleneceğinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 13.000-euroluk kar kaybının olduğunu, müvekkili firmanın ürünleri sergileyemediği fuar alanı maliyetinin 25.187-euronun ...

Bankası vasıtasıyla müvekkili tarafından ödendiğini, yine 5.025 Euronun Türkiye Katılım Bankası vasıtasıyla davalı firmaya ödendiğini, müvekkili firma tarafından tanıtım, reklam, personel, davetli müşteri ve fuar aksesuar gideri, konaklama gideri olmak üzere toplam 18.345-euro harcama yaptığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (61.687 Euro) 141.281,74- TL nin 14/05/2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep olunmuştur.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa CMR konvansiyon hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR konvansiyonun 32.maddesi uyarınca taşımadan itibaren 1 yıl içinde dava ikame edilmediği için zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının taşımada gecikme nedeniyle ileri sürdükleri taleplerin CMR konvansiyonun 30/3-4 maddesinde hak düşürücü süreye uğradığını, müvekkilinin bir an için sorumlu olduğu düşünülse dahi; müvekkili aleyhine işleyecek tazminat bedelinin taşıma ücretini geçmemesi gerektiğini, davanın dava konusu taşımayı fiilen gerçekleştirmiş olan alt taşımacıya ihbar edilmesi gerektiğini, yabancı dilde belgelerin tercüme edilmesi gerektiğini, davacı tarafın fuar katılımcısı sıfatıyla yaptığı harcamaları talep ettiğini, ancak bu masrafların müvekkili firma tarafından taşıma yapılmış olsa dahi müvekkili tarafından yapılmayacak harcama kalemlerinden oluştuğunu, müvekkili firmadan tahsilinin talep edilemeyeceğini, davacının mahrum kalan kar talebinin fahiş, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının 14/05/2011 tarihinden itibaren avans faizi talep etmesinin somut olayda hukuka aykırı olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,Sözleşmenin konusunun Türkiye ile Rusya arasında taşımacılık işine ilişkin bulunduğunu, davacının talebinin geç teslimden doğan tazminat talebine ilişkin olduğunu, davacı tarafın açmış olduğu dava CMR Konvansiyonu'na tabi taşıma sözleşmesinden ve geciken teslimden kaynaklanan tazminat istemi olduğunu, gecikme durumunda CMR 30/3 maddesinde gönderilenin malın teslim tarihinden itibaren 21 gün içerisinde taşıyıcıya yazılı ihbarda bulunulması gerektiğinin düzenlendiğini, somut olayda gönderilenin 20/05/2012 tarihinde davacı tarafa teslim edildiğini, teslim tutanağında yer alan ''Her türlü dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla'' ibaresinin geç teslime ilişkin bir bildirim olarak kabulünün mümkün bulunmadığını, davacı tarafın davalı tarafa 21/06/2011 tarihi itibariyle ihtarname keşide ettiğini, 21 günlük süre içerisinde bir ihbarda bulunduğunun belirlenmediğini belirterek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil firma temsilcilerinin taşınan eşyayı teslim aldığı gün "her türlü dava hakkı saklı kalmak kaydıyla" koyarak teslim tesellüm tutanağını imzaladığını, gecikmeden kaynaklanan zarar ziyan davası için teslimatın yapıldığı gün bu şekilde yazılı olarak ihbar edildiğini, malın geç teslim edildiğine ilişkin tutanak ve tutanakta yer alan "her türlü dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla" ibaresi geç teslime ilişkin bir bildirim olduğu halde mahkemenin şekli keyfiyet bakımından bildirim olarak kabul etmemesi aşırı şekilcilikten başka bir şey olmadığını,geç teslimden dolayı müvekkili firmanın fuarda sergileyemediklerini, mail ortamında saat saat, dakika dakika yapılan görüşmelerde davalı şirketin malı zamanında teslim edeceğini sürekli ve kararlı bir biçimde beyan ettiğini, davalının baştan yetiştiremeyeceğini bildiği halde bunu davacıdan kasten gizlemesi ve yazışmalarda an be an teslim edeceğini belirtmesi CMR 29.maddesinde geçen taşımacının kötü hareketlerinden olduğunun aşikar olduğunu, CMR 32.maddesi uyarınca yapılan taşımalarda doğan davaların 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, ancak bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda bu sürenin 3 yıl olduğunu belirtilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne, karar verilmesi talep olunmuştur.

2-Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu itibariyle alacak davası olmasından dolayı dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin müvekkili şirket lehine maktu vekalet ücreti kararının nispi vekalet ücreti şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

GEREKÇE

Uyuşmazlık taraflar arasında Türkiye'den Rusya'ya taşınan fuar eşyasının süresinde fuar alanına götürülmediği ve bu nedenle zarara uğranıldığı iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir.

Davacıya ait mobilyaları Rusya'daki fuarda sergilenmek üzere davalı ile Türkiye - Moskova arasında taşıma sözleşmesi yaptıkları, taşınan malların 14/05/2011 tarihinde teslim edilmek üzere anlaşıldığı, davalı tarafın mobilyaları fuarın bitiş tarihi olan 20/05/2011 günü teslim etmesi üzerine geç teslimden dolayı 141.281,74 TL zararın tazminini istemiş , davalı vekili zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep etmiştir.

Taşıma sözleşmesi Türkiye ile Rusya arasında olduğundan uyuşmazlığın çözümünde CMR konvansiyonu hükümleri uygulanması gerekmektedir. Davacı ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca davacıya ait mobilyaların fuarda sergilenmek üzere 14/05/2011 tarihinde teslim hususunda anlaştıkları, ancak teslimatın fuarın kapanış günü olan 20/05/2011 günü, saat 18:15'de yapıldığı fuar emtiasının fuar alanına zamanında teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir. Esasen bu husus teslim tutanağı, beyanlar ve tüm dosya kapsamıyla sabittir.

İlk derece mahkemesince CMR konvansiyonunun 30/3 maddesindeki 21 günlük sürede yazılı bildirim yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında taşıma ilişkisinde uygulanacak hüküm CMR 30/3 maddesi olup, bu maddeye göre yük alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durumun yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmemiş ise; teslimdeki gecikmelerden dolayı tazminat ödenemeyeceği düzenlenmiştir. Bu maddeye göre eşyanın teslimindeki gecikmenin yazılı olarak ihbarı şarttır. Ancak taşımacı gecikmeyi bir tutanak ile teyit etmiş veya ihbar süresinde dava açılmış veya teslimdeki gecikmenin taşımacı tarafından ikrar edildiğinde ihbara gerek yoktur. Davaya konu olayda taraflar arasında yapılan 13.4.2011 tarihli taşıma sözleşmesi ile Moskova'da 17-20 Mayıs 2011 tarihleri arasında yapılacak olan Euro Expofirnuture Fuarına davacının fuarda sergilenmesini istediği ürünlerin 15.05.2011 tarihine kadar fuar alanına taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği ancak fuarda sergilenecek ürünlerin gecikmeli olarak 20.5.2011 tarihinde davacıya teslim edildiği, teslim sırasında davacının zararlarına ilişkin dava haklarını saklı tuttuğuna dair itirazi kayıt koyduğu dosyada bulunan belgeler ve teslim tutanağı ile sabittir.

Dosyada bulunan taraflar arasındaki 18.05.2011 tarihine kadar devam eden e-mail yazışmalarına göre davalının fuar ürünlerinin tesliminin geciktiğini kabul ettiği gecikmenin gümrükten kaynaklandığını belirttiği anlaşılmaktadır.Davalı taşıyıcı gecikmenin kendisinden kaynaklandığını ikrar ettiğine göre ihbara gerek yoktur. İlk derece mahkemesinin süresinde ihbar yapılmadığı gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermesi isabetli değildir.

Ürünlerin fuara geç teslimi nedeniyle davalı taşıyıcının sorumluluğunun tayinine gelince; CMR Sözleşmesinin 23/5'inci maddesinde yükün gecikmesi nedeniyle davalı taşıyıcının taşıma ücretini geçmemek üzere tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiş ise de, anılan sözleşme maddesinin, yükün alıcısına geç teslim edilmesi halinde uygulanması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta fuar emtiasının 17-20 Mayıs 2011 tarihleri arasında Rusya'da düzenlenen fuar alanına 16.05.2011 tarihinde teslim edilmesi gerekirken fuarın bitiminde 20.05.2011 tarihinde saat 18.15'de teslim edildiği dosyada bulunan teslim tutanağı ile sabittir. Alıcının malları fuarda tanıtamadığı ve sergileyemediği bu nedenle zarara uğradığı tartışmasızdır.

Somut olayda olduğu gibi, taşınan emtiada hasar olmamasına rağmen, taşıyıcının emtiayı belli bir sürede teslim etmesi gerekirken geç teslimi hali CMR Konvansiyonunda düzenlenmemiştir. Bu durumda geç ifa dolayısıyla taşıtan genel hükümler gereğince sorumludur. (818 Sayılı TBK'nın118 maddesi). Öte yandan, TTK'nın 875/1. maddesinin son cümlesi uyarınca, taşıyıcı geciken taşıma nedeniyle doğan zarardan sorumludur. Davacı ve davalı çalışanları arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarına göre, davalının Rusya'daki Gümrük işlemlerinin zorluğu nedeniyle emtianın fuar alanına tesliminin geciktiği belirtildiği bu hususla ilgili zamanında gerekli tedbirlerin alınması gerekirken; bu hususla ilgili önceden hiç bir tedbir alınmamakla sonucu önceden öngörülebilir bir akıbetin yaşanmasına neden olunduğu, bu hususun sonucu önceden tahmin edilebilir pervasızca bir hareket olduğu, davalının normal kusurun ötesinde ağır kusurlu olduğu oluşan zarardan sorumlu olduğu, davanın teslimden itibaren 3 yıl içinde açıldığına göre süresinde olduğu, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, olayda zarar miktarının tayinine gelince davacı davalıya navlun ücreti olarak 5.025-Euroluk kısmı ödediği, ayrıca fuar alanı için fuar ücreti olarak 25.187-Euroluk bir ödemenin yapıldığı, talimatla alınan 20.06.2014 havale tarihli raporla sabit olduğu, davacının diğer taleplerinin defterinde kaydı bulunmadığı,başkaca bir zararın varlığının kanıtlanmadığı anlaşılmakla;

davanın toplam 30.212-Euro(69.194,54-TL üzerinden kabulüne ,ihtarnamenin tebliğinin 30 haziran 2011 tarihinde tebliğ edildiği süre verilmediği anlaşıldığından ertesi gün itibariyle temerrüdün başladığı kabul edilerek ,bu bedele temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/842 Esas 2016/753 Karar sayılı 26/10/2016 tarihli kararının HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"(30.212,- Euronun karşılığı) 69.194,54-TL'nin 1 Temmuz 2011 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliye davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,"

Verilen hükme göre davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 4.726,67- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.098,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.628,62 -TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından ödenen 2.119,20- TL peşin harç toplamı ile davacı tarafından yapılan 4.192- TL bilirkişi ücreti ve 310-TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.502- TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 2.205-TL yargı giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı vekili için takdir olunan 7.961,40- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,

Davalı bakımından davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan 8.279,59- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine "

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (31,40-TL) istek halinde kendisine iadesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/04/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.