İştirak paylarının satışı ana sözleşmede genel kurula bırakılmadıkça yönetim kurulunun görev alanındadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4741 E. 2021/4440 K. · · İlk derece: 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirkette iştirak paylarının satışı, ana sözleşmede genel kurula bırakılmadıkça yönetim kurulunun görev alanındadır. Paylar ortaklara payları oranında ve rayiç değerinin altında olmayan bir bedelle satışa sunulmuşsa, yönetim kurulu kararı eşitlik ilkesine (TTK 391/a) ve sermayenin korunması ilkesine (TTK 391/b) aykırı sayılmaz; butlan/iptal sebebi oluşmaz.
Ele alınan sorunlar
İştirak paylarının satışına ilişkin yönetim kurulu kararının geçerliliği (butlan/iptal) → ret
İddia: Davacı, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı niteliğindeki işlemin genel kurul kararını gerektirdiğini (TTK 408), kararın şirketin temel yapısına ve sermayenin korunması ilkesine aykırı (TTK 391/b) ve şirketle işlem yapma yasağı kapsamında batıl (TTK 395) olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İştirak paylarının satışı, ana sözleşmede genel kurula bırakılmadığından yönetim kurulunun görev alanındadır; holding, işletme konusu kapsamında elindeki payları başkalarına satabilir, alabilir ve devredebilir. Paylar ortaklara payları oranında satışa sunulduğundan eşitlik ilkesi (TTK 391/a) ihlal edilmemiş; yeniden alınan bilirkişi raporuna göre payların rayiç değerinin çok altında satışı söz konusu olmadığından sermayenin korunması ilkesine (TTK 391/b) aykırılık da bulunmamaktadır. Bu nedenle yönetim kurulu kararlarının iptali/butlanı için ileri sürülen sebepler yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İştirak payı satışının yönetim kurulu yetkisinde olması ve TTK 391/a-b kapsamında butlan değerlendirmesi yönünden emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararının butlanı↗ TTK 391 (eşitlik / sermayenin korunması)↗ imtiyazlı pay satışı↗ yönetim kurulunun görev alanı↗ genel kurul yetkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4741 E. , 2021/4440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.10.2017 tarih ve 2015/1055 E- 2017/913 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.09.2019 tarih ve 2018/255 E- 2019/1124 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... n dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %28,60 pay sahibi olduğunu, davalı şirketin aktifinde bulunan bağlı ortaklarından Işıklar Enerji....A.Ş.'nin A Grubu imtiyazlı paylarının ortaklara payları nispetinde borsa dışında satılmasına, pay başına 1,3226 TL kayıtlı değeri olan 2.561.724,90 adet Işıklar Enerji..A.Ş.'nin A Grubu imtiyazlı paylarının holding ortaklarına pay başına 1.5 TL'den teklif edilmesine karar verildiğini;
02. 11.2015 tarihinde alınan yönetim kurulu kararından sonra 10.11.2015 tarihli karar ile imtiyazlı payların ortaklara satışına ilişkin sürenin uzatılmasına ve pay başına 5,00 TL teklif edilmesine, satış işleminin 27.11.2015 tarihinde sonuçlandırılmasına karar verildiğini; TTK'nun 408. maddesi uyarınca önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı niteliğindeki bu işlemin genel kurul kararı ile gerçekleşmesi gerektiğini, alınan kararın TTK'nun 391/b uyarınca şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen karar olduğunu, ayrıca alınan kararın TTK'nun 395 uyarınca şirket ile işlem yapma yasağı kapsamında batıl bulunduğunu ileri sürerek 02.11.2015 ve 10.11.2015 tarihli yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirketin ana sözleşmesinde sahip olunan iştirak hisselerinin satışının genel kurul kararına bağlanmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, yönetim kurulu tarafından karar verilebileceğini, şirketin olağan ticari faaliyetleri kapsamında sahip olduğu mal varlıklarını elden çıkarma veya yeni mal varlıkları satın alma yetkisi bulunduğunu, 15.05.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395. ve 396. maddeler çerçevesinde izin verildiğini, satışa konu olan payların Işıklar Enerji..A.Ş.'nin %0,89 oranındaki hisselerine tekabül ettiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenen yönetim kurulu kararlarının TTK'nun 391. maddesi uyarınca eşitlik ilkesinin ihlal eder nitelikte olmadığını, ancak, payların o tarihlerde rayiç değerlerinin 10,00 TL civarında olduğu, yönetim kurulu kararlarında sırası ile 1,5 ve 5-TL nin pay bedeli olarak ön görüldüğü, payların değerinin çok altında satış kararı alındığından dava konusu 02.11.2015 ve 10.11.2015 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların, sermayeyi koruma ilkesi gözetmemesi sebebiyle TTK'nun 391/b maddesi uyarınca batıl olduğu gerekçesiyle kararların iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; dava konusu yönetim kurulu kararlarının TTK'nun 391/a maddesi uyarınca eşitlik ilkesinin ihlal eder nitelikte olmadığı, zira satılacak payların ortaklara payları oranında satılmasının kararlaştırıldığı, işletme konusu kapsamında holdingin kendisinde mevcut pay sahibi senetlerini veya paylarını başkalarına yatırım hizmetleri ve faaliyetleri niteliğinde olmamak kaydıyla vadeli veya vadesiz satabileceği, alabileceği ve devredebileceği, alınan kararların yönetim kurulunun görev alanında bulunduğu, yeniden alınan bilirkişi kurulu raporuna göre payların rayiç değerinin çok altında satışına karar alınmasının sözkonusu olmadığı, bu sebeble sermayenin korunması ilkesine aykırı karardan söz edilemeyeceği, davacının da 10.11.2015 tarihli YK kararının payları satın alabilmesini engellemek için değerinin yükseltildiğini ileri sürmesine göre alınan YK kararlarının iptali için ileri sürülen sebeplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691285800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz