6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İntifaya dayalı kalıcı yatırımlar, sözleşmenin erken feshinde sebepsiz zenginleşme oluşturur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5719 E. 2021/4431 K. · · İlk derece: 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Süreli intifa hakkına dayanılarak akaryakıt istasyonuna yapılan kalıcı yatırımlar, sözleşme Rekabet mevzuatı gereği süresinden önce sona erdiğinde, iadesi mümkün olmayan ve taşınmaza değer katan kısımları bakımından davalıyı sebepsiz zenginleştirir; bakiye süreye isabet eden yatırım bedeli iade edilir.

Ele alınan sorunlar

Erken sona eren bayilik/intifa ilişkisinde kalıcı yatırım bedelinin iadesi → kısmi kabul

İddia: Davacı, intifa hakkının süre bitimine kadar süreceği inancıyla yapılan yatırım bedellerinin bakiye süreye ilişkin ve güncellenmiş kısmının iadesini istemiş; davalı, sürenin sınırlanmasında kusuru bulunmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Akaryakıt istasyonuna 15 yıllık intifa hakkına dayanarak yapılan kalıcı nitelikteki yatırımlar, taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurulu tebliğleri uyarınca 5 yılın sonunda sona ermesiyle iadesi mümkün olmayan biçimde davalının kullanımında kalıp taşınmazına değer kattığından, davalı bu ölçüde sebepsiz zenginleşmiştir; bilirkişi hesabıyla belirlenen bakiye süreye isabet eden kalıcı yatırım bedelinin iadesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Rekabet mevzuatı gereği erken sona eren bayilik/intifa ilişkisinde kalıcı yatırım bedelinin sebepsiz zenginleşme esasıyla iadesi yönünde emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme intifa hakkı akaryakıt bayilik sözleşmesi Rekabet Kurulu tebliği ile fesih kalıcı yatırım bedeli

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5719 E.  ,  2021/4431 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.09.2017 tarih ve 2014/446 E- 2017/799 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/1160 E- 2020/182 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına kayıtlı taşınmazın 14.09.2005 tarihinden itibaren başlamak üzere 15 yıl süreyle intifa hakkını resmi senetle aldığını, ayrıca Bayilik ve İşleticilik Sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurumu’nun 12.03.2009 tarihli duyurusu nedeniyle sözleşmenin 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin intifa hakkı süresi sonuna kadar işleticilik ilişkisinin sona ereceğine güvenerek saha işleri, idari bina yapımı, akaryakıt tankı ve elektrik işleri için olmak üzere toplam 204.650.-TL+KDV ödediğini, sözleşmenin 18.09.2010 tarihi itibariyle son bulması nedeniyle ödenen yatırım bedellerinin sözleşmenin kalan süresine ait kısmının 169.370.-TL olduğunu, ancak bu tutarın güncellenmesi gerekmekte olup güncellenmesi sonucunda 338.737.-TL+KDV’nin iadesi gerektiğini ileri sürerek 338.737.-TL+KDV’nin 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, sözleşmenin süresinin 5 yıl ile sınırlandırılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı şirketin, davalının işletmekte olduğu akaryakıt istasyonuna 15 yıl süreli intifa hakkına istinaden kalıcı yatırım niteliğinde yapılan tesislerin inşasını sağlayarak sübvansiyon desteğinde bulunduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurulu Tebliğleri uyarınca (5) yılın sonunda 18.09.2010 tarihi itibariyle sonlandırıldığı, bu durumda davacı ... şirketinin davalı tarafından işletilmekte bulunan akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu kalıcı nitelikteki yatırımlardan iadesi mümkün olmayan kısımlarının halen davalının kullanımında olması ve taşınmazına değer katması karşısında davalının sebepsiz zenginleşmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu kapsamda bilirkişi kurulunca davacı yanın talep edebileceği kalıcı yatırım bedeli toplamının 150.040,80 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.040,80 TL'nin 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691282400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1160 E. 2020/182 K.

Bayilik sözleşmesi sona ermesinde kalıcı yatırım bedelinin istirdatı

Gerekçe özeti

Bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı gereği öngörülen süreden önce sona ermesi halinde, davacının sözleşmenin devam edeceğine güvenerek yaptığı kalıcı yatırımların, halen bayinin (veya işletmeyi devralanın) kullanımında olması ve taşınmaza değer katması koşuluyla, sözleşmenin geçersiz kalan süresine isabet eden kısmının bedelinin iadesi istenebilir; ancak ariyet niteliğindeki sökülüp alınabilen ekipmanlar bu hesaba dahil edilmez ve iade tutarının denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmesi talep edilemez. Vekili bulunan tarafa yapılması gereken tebligatın yanlışlıkla asile yapılması, vekilin sonradan usulüne uygun şekilde itirazlarını sunup bu itirazların karşılanmış olması halinde savunma hakkını ihlal etmez.

Emsal değeri

Bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle erken sona ermesi halinde, davacının yaptığı kalıcı yatırımların iadesi koşulları (halen kullanımda olma ve değer katma) ile denkleştirici adalet ilkesinin bu tür güncellemelere uygulanamayacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir; ayrıca yerleşik Yargıtay içtihadına atıf yapılmıştır.

Kavramlar: bayilik sözleşmesi intifa hakkı Rekabet Kurulu kararı sebepsiz zenginleşme kalıcı yatırım bedeli istirdat denkleştirici adalet ilkesi amortisman tebligat/savunma hakkı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1160

KARAR NO 2020/182

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/09/2017

NUMARASI 2014/446 Esas-2017/799 Karar

DAVA

Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020

Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına kayıtlı taşınmazın 14.09.2005 tarihinden itibaren başlamak üzere 15 yıl süreyle intifa hakkını resmi senetle aldığını, ayrıca davalı ile 21.10.2015 tarihli Bayilik ve İşleticilik Sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurumu’nun 12.03.2009 tarihli duyurusu nedeniyle sözleşmenin 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, intifa hakkının ve dikey ilişkiye ilişkin sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle müvekkilinin davalıya ihtarname göndererek durumu bildirdiğini ve intifa terkini için gerekli vekaletnameyi gönderdiğini, müvekkilinin intifa hakkı süresi sonuna kadar işleticilik ilişkisinin sona ereceğine güvenerek saha işleri, idari bina yapımı, akaryakıt tankı ve elektrik işleri için olmak üzere toplam 204.650-TL+KDV ödediğini, sözleşmenin 18.09.2010 tarihi itibariyle son bulması nedeniyle ödenen yatırım bedellerinin sözleşmenin kalan süresine ait kısmının 169.370-TL olduğunu, ancak bu tutarın güncellenmesi gerekmekte olup %24 oranında güncellenmesi sonucunda 338.737-TL+KDV’nin iadesi gerektiğini ileri sürerek 338.737-TL+KDV’nin 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, sözleşmenin süresinin 5 ile sınırlandırılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin bu sınırlandırma nedeniyle 31.12.2010 tarihinde akaryakıt istasyonu işletme işini bırakmak zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin, davalının işletmekte olduğu akaryakıt istasyonuna 15 yıl süreli intifa hakkına istinaden kalıcı yatırım niteliğinde yapılan tesislerin inşasını sağlayarak sübvansiyon desteğinde bulunduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurulu Tebliğleri uyarınca (5) yılın sonunda 18.09.2010 tarihi itibariyle sonlandırıldığı, bu durumda davacı ... şirketinin davalı tarafından işletilmekte bulunan akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu kalıcı nitelikteki yatırımlardan iadesi mümkün olmayan kısım yönünden davalının sebepsiz zenginleşmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu kapsamda bilirkişi kurulunca davacı yanın talep edebileceği kalıcı yatırım bedeli toplamının 150.040,80-TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.040,80- TL'nin 18/09/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleplerinin kalan süreye ait iadesi gereken kısmının denkleştirici adalet ilkesi gereğince alım gücü denkleştirilmiş tutarda iadesinin gerektiğini, talimat raporunda bu tutarın 249.304,95-Tl olarak hesaplandığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davalı kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen, istinafa konu karar haricinde hiçbir kararın ve bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, 2-Yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu bir takım alet ve edevatın ekonomik değerlerini devam ettirdiğinin anlaşılmasına ve taraflarında bunları davacıya teslime hazır olunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bu alet ve edevatın da fiyatlandırıldığını, 3-Müvekkilinin ekonomik olarak zor durumda kalması nedeniyle işyerini kardeşi ...’e devrettiğini ve onun da ... firması ile yeni sözleşme akdettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiğinin kabulü halinde yatırımların iadesini istemenin mümkün olmadığını, sözleşmenin sona erdiğinin kabulü halinde ise müvekkili ticarete devam etmediğinden yine iadesini isteminin mümkün olmayacağını, davanın sözleşme devam ederken açıldığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesi uyarınca yapılan kalıcı yatırım ödemesinin Rekabet Kurulu’nun kararı gereği sözleşmenin geçersiz kalan süresine isabet eden kısmının istirdatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında 21.10.2005 tarihli sözleşme ile başlayan bayilik ilişkisinin Rekabet Kurulu’nun 2009 tarihli kararlarına istinaden 18.09.2010 tarihi itibariyle sona erdiği açık olup, bu durumda davacının bayilik ilişkisinin intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanarak yaptığı kalıcı yatırımlara ilişkin ödemelerin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının iadesinin, bu ödemelerle yapılan yatırımların halen davalı bayinin kullanımında olması ve taşınmazına değer katması koşuluyla kabulü gerekir (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 17/10/2019 tarihli 2018/2253 E., 2019/4818 K.

sayılı emsal kararı). İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 12.08.2015 tarihli talimat ek raporunda, davacı tarafından yaptırılan konopi-tonoz ve ana bina şeklindeki bu kalıcı yatırımların halen istasyonda işletmeyi devralan ve farklı bir firma ile bayilik sözleşmesi akdeden şahıs tarafından kullanılmakta olduğu, 18.09.2010 tarihi itibariyle amorti edilmiş toplam değerinin 150.040,80-TL olduğu tespit edilmiş olup, davacının bu tutarda alacak talebinde haklı olduğu kabul edilmiştir. Bu tutar içerisinde kalıcı olmayan yatırımlar yani ariyet olarak verilip sökülüp alınabilen ekipmanların değeri yer almadığından, davalı tarafın ekipmanların teslime hazır olunduğu belirtildiği halde hesaplamada dikkate alındığı yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.

Yine davacı tarafça, iadesi gereken bu tutarın hesabında denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncelleştirilmiş tutarın dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de ,Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin bu konudaki yerleşik içtihatları da dikkate alınarak davacı tarafın istinafı da haklı bulunmamıştır. Öte yandan davalı adına dosyaya 21.10.2013 tarihinde vekaletname sunulduğu halde, bilirkişi raporları davalı vekili yerine davalı asile tebliğ edilmiş ise de, davalı vekilinin 21.09.2016 tarihli dilekçesi ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 12.08.2015 ek rapora yönelik itirazlar(anabinanın ve elektrik tesisatının davalı tarafından ... firmasına yaptırıldığı yönünde) sunulmuş ve 27.03.2017 tarihli ek raporda bu itirazlar karşılanmış olduğundan davalının savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla bu eksikliğin davanın esasına bir etkisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Dava konusu alacağa işletilecek faiz oranı ve faiz başlangıç tarihi istinaf konusu edilmediğinden, bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 54,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, davalıdan alınması gereken 10.249,30-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.562-TL’nin mahsubu ile 7.687,30-TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf aşamasında taraflarca yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/02/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.