6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temyiz sınırı altındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz istemi miktardan reddedilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5619 E. 2021/4336 K. · · İlk derece: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Bölge Adliye Mahkemesinin, temyiz sınırını (hüküm tarihindeki güncel tutar) geçmeyen davalara ilişkin kararları kesindir; bu kararlara yönelik temyiz istemi miktardan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Temyiz sınırı (miktardan ret) → ret

Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesinin, miktar veya değeri temyiz sınırını (hüküm tarihi itibariyle 72.070,00 TL) geçmeyen davalara ilişkin kararları kesindir. Davalı aleyhine hükmedilen tutar temyiz sınırının altında kaldığından karar kesindir; kesin kararların temyiz istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay da karar verebileceğinden, temyiz istemi miktardan reddedilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz edilebilirlik sınırı ve kesin kararlarda temyiz isteminin miktardan reddi yönünde emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz sınırı kararın kesinliği miktardan ret

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 362/1-aHMK Ek 1HMK 366HMK 346/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5619 E.  ,  2021/4336 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2019 tarih ve 2019/533 E- 2019/1071 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.06.2020 tarih ve 2020/551 E- 2020/544 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

HMK'nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarıyla 72.070,00 TL'dir. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı asıl borcun ödendiğini belirterek vaki itirazın sadece takip öncesi ve sonrasında işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafları bakımından iptalini talep etmiş, davanın harca esas değerini 18.648.- TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden dava harçlarını ikmal etmiştir.

Davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın talep gibi kabulüne dair verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da davalı aleyhine hükmedilen tutarın temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden, davalı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, HMK'nın 372 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691279700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/551 E. 2020/544 K.

Asıl alacak takip sonrası ödenirse fer'ilere itirazın iptali gerekir

Gerekçe özeti

Alacaklı, icra takibi kesinleşmeden önce borçlunun asıl alacak tutarını ödemesi halinde de, haklı olduğu icra takibine ilişkin işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve masraflardan borçlunun sorumlu olması nedeniyle bu kalemlere yönelik itirazın iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunur. Bu kalemlerin miktarına ilişkin hesap icra müdürlüğünce yapılacağından, mahkemenin bu kalemler için ayrıca hesap yapmasına gerek olmayıp itirazın iptali ve takibin devamına karar vermesi yeterlidir; devlete ödenecek tahsil harcının davacıya ödenmesi talep edilemez.

Emsal değeri

Borçlunun icra takibi kesinleşmeden önce asıl alacağı ödemesi halinde alacaklının işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve masraflara yönelik itirazın iptali talebinde hukuki yararının bulunduğu ve bu kalemlerin miktarının mahkemece hesaplanmayıp icra müdürlüğünce infazda belirlenmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: itirazın iptali hukuki yarar icra vekalet ücreti icra inkar tazminatı takip öncesi işlemiş faiz kapak hesabı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/551

KARAR NO 2020/544

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/12/2019

NUMARASI 2019/533 Esas-2019/1071 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2020

Davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalıya 16.05.2019 tarihli 211.175,35-TL bedelli fatura kesildiğini, fatura bedelinin sözleşmede belirlenen sürede ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla 10.07.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve davalının 12.07.2019 tarihinde asıl alacak tutarını ödediğini, ödeme emrinin davalıya 16.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının yasal sürede borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın asıl alacak tutarını aşan kısmının haklı olmadığını, zira takibe geçilmesi ile birlikte dosya borcunun asıl alacağa ilave olarak tüm fer’ilerinin(faiz+masraflar+yasal vekalet ücreti vs) toplamı haline geldiğini ileri sürerek itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, 211.375,35-TL’lik ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, icra müdürlüğünce 12.07.2019 tarihi esas alınarak yapılacak kapak hesabı ile 211.175,35-TL arasındaki fark tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 16.12.2019 tarihli duruşmada, icra inkar tazminatı talepleri olmadığını beyan etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin icra takibinden haberdar olmadan iyiniyetli olarak fatura bedelini 12.07.2019 tarihinde ödediğini ve davacıya borcunun kalmadığını, bu nedenle takibe haklı olarak itiraz ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının icra inkar tazminatı ve tahsil harcı taleplerinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının asıl borcu icra takibinde ödeme emrini tebliğ almadan ödediği, icra müdürlüğünce ödeme tarihi itibariyle dosya kapak hesabı yapıldığı, ancak ödeme tarihi dikkate alındığında davacının tahsil harcı talebinin yerinde görülmediği, asıl borç dava tarihinden önce ödendiğinden davacının itirazın kısmen iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı, takipten sonra işleyecek faiz, masraf, başvurma harcı, tahsil harcı icra müdürlüğünce infazda dikkate alınacağın dan bu miktarlar üzerinden icra inkar tazminatı hesaplamanın hatalı olacağı ve icra inkar tazminatı talebinden vazgeçildiği, icra takibindeki 451,28- TL faiz yönünden takibin aynen devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının itirazın kısmen iptali talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, icra inkar tazminatı talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, takibin 451,28- TL işlemiş faiz üzerinden aynen devamına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Kararın kendi içinde çelişmekte olduğunu, zira davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini, ancak aynı zamanda takibin işlemiş faiz tutarı üzerinden devamına karar verildiğini, 2-Gerekçedeki kabulün aksine işlemiş faiz dışındaki dava konusu edilen fer’iler yönünden takibin devamına karar verilmediğini, 3-Mahkemece hüküm fıkrasına ilişkin tavzih kararı verilmesi gerekirken gerekçeye ilişkin tavzih kararı verildiğini ancak bunun da hataları gidermediğini, 4-Davalının itirazının haksız olan kısmının 211.175,35 TL’yi aşan kısım olduğunu, haksız kısma ilişkin itirazın iptalinin gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve talepleri gibi (tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı) karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, takip masrafları ve takip harcına yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı hakkında 10.07.2019 tarihinde 211.175,35 TL asıl alacak ve 451,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 211.626,63 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 16.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup, davalının ödeme emrini tebliğ almadan 12.07.2019 tarihinde asıl alacak tutarı olan 211.175,35-TL’yi davacıya ödemiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalının takip tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olmadığı noktasında bir savunması olmadığına göre, davacının icra takibinde haklı olduğunun kabulü gerekmiştir.

Davalı icra takibi kesinleşmeden önce asıl alacak tutarını ödemiş ise de, haklı olan icra takibine ilişkin icra vekalet ücreti, takip öncesi ve sonrası işlemiş faiz,harç ve masraflarından da sorumlu olduğu açıktır. Davacı tarafça açıkça dava konusu edilmeyen tahsil harcı ise zaten devlete ödenecek bir tutar olduğundan davacıya ödenmesinin talep edilmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince 451,28-TL takip öncesi işlemiş faiz talebi haklı görülmüş ve davalı tarafça istinaf konusu edilmemiş, kaldı ki dosya kapsamında mevcut ihtarname içeriği ve tebliğ tarihine göre de haklı görülmüştür. Öte yandan icra vekalet ücreti,takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masraflarına ilişkin hesap icra müdürlüğünce yapılacağından, mahkemece hesap yapılmayıp bu kalemlere ilişkin itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir.

(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 03.07.2018 tarihli 2017/794 E., 2018/3735 K. sayılı emsal kararı) Davacı tarafça ödenen asıl alacak tutarının icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, iş bu dava, takip sonrası ve dava öncesi ödenen asıl alacak tutarı dikkate alınarak harçlandırılıp açıldığından bu konuda bir karar verilmesine de gerek görülmemiştir. Davacı tarafça yargılama sırasında icra inkar tazminatı talebinden vazgeçildiğinden söz konusu talebin vazgeçme nedeniyle reddi gerekeceği açıktır. O halde ilk derece mahkemesince açıklanan tüm bu hususlar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2019 tarihli 2019/533 Esas-2019/1071 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜNE; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına; 451,28-TL takip öncesi işlemiş faiz, ayrıca icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile takip masrafları yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,” İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gerekli 308,26-TL harçtan, yatırılan 44,40-TL peşin harcın mahsubu ile 263,86-TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 43,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 40-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.03/06/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.