Kesin süre içeriğine ilişkin açıklama yapılmadan verilen usulden ret kararının kaldırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/577 E. 2023/454 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Usulden ret kararında kesin süre verilirken, sürede hangi hususta açıklama yapılması gerektiği açıkça belirtilmemişse ve dosyada bu açıklamayı gereksiz kılabilecek bilgiler (örneğin ilgili başka bir dava dosyasından gelen bilgiler) mevcut ve araştırılabilir nitelikteyse, bu eksiklik gözetilmeden verilen usulden ret kararı hukuka uygun değildir. Ayrıca zorunlu dava arkadaşı sonradan davaya dahil edilip davaya cevap verme ve kanun yoluna başvurma imkânı tanınmışsa, bu kişinin ilk aşamada eksik gösterilmiş olması gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilemez.
Ele alınan sorunlar
Kesin süreyle istenen açıklamanın içeriğinin belirtilmemesi ve dosyadaki bilgilerin araştırılmaması → kabul
İddia: Davacı vekili, Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest bir dava bulunduğunu, bu durumun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılıp cevap verilmesiyle sabit olduğunu, mahkemenin bu davadan haberdar olduğunu, dosyada bulunan belgelerin ayrıca sorulmasının olağan akışa aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava dilekçesinde söz edilmese de Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilgili dosyası nedeniyle eldeki dava dosyasından bilgi istenildiği ve o dosyada davacı ile davalı arasında bir alacak davası bulunduğu bilgisinin verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre dosyada ihya istemine dayanak olabilecek bir alacak davası bulunduğuna ilişkin bilgi mevcut olup, ilgili dosyadan inceleme izni istenilerek dosyanın mahiyeti öğrenilebilecek iken, davanın reddedileceği ihtarıyla birlikte kesin mehil verilip kesin sürede hangi açıklamanın yapılması gerektiği belirtilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zorunlu dava arkadaşı tasfiye memurunun davaya sonradan eklenmiş olmasına rağmen davanın reddedilmesi → kabul
Gerekçe: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmeden önce, zorunlu hasım olup eksik gösterilen Tasfiye Memuru eldeki davaya davalı olarak eklenmiş, tensip zaptı ve dava dilekçesi kendisine tebliğ edilmiş, davaya katılan tasfiye memuru davaya cevap vermemiş, verilen yetkisizlik kararı da kendisine usulen tebliğ edilmiş ve tasfiye memuru karara karşı kanun yoluna başvurmamıştır. Tasfiye memurunun, davanın reddine ilişkin ara kararından çok önce davada davalı sıfatıyla yer aldığı gözetilmeden davanın reddedilmesi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kesin sürenin içeriğinin (hangi açıklamanın yapılması gerektiğinin) açıkça belirtilmemesi halinde bu sürenin sonuçlarının davacı aleyhine işletilemeyeceği ve zorunlu dava arkadaşının dava sürecinde sonradan eklenip usulüne uygun şekilde davaya katılmış olması durumunda eksik taraf gösterimi gerekçesiyle davanın usulden reddedilemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- zorunlu dava arkadaşlığı gereği tüm hasımların davaya dahil edilmesi
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ kesin süre↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ tasfiye memuru↗ usulden ret↗ yetkisizlik kararı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/577
KARAR NO 2023/454
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/11/2022
NUMARASI 2022/412 Esas - 2022/685 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/03/2023
Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; ... Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında yapı denetim sözleşmesi bulunduğu, davalı şirkete ait Gaziantep ili Şahinbey ilçesi tapunun ... Ada ... Parsel numarasında kayıtlı arsa üzerine yapılacak inşaat için hizmet sözleşmesi düzenlendiği, davalının yapı ruhsatı aldığı ve inşaatları yapmaya başladığı, müvekkilinin 1200 m2 inşaat alanı bulunan 1 adet bloktan oluşan ve 3 katlı blokların denetimlerini yaptığı, bugün için bitirilmiş olan bu tapuların satışlarının yapıldığı ve fiili olarak yapı sahipleri tarafından yapı kullanma izninin (iskan) alınmadığı inşaatın tamamen bitmiş ve fiilen kullanıldığı, davalının yapı kullanım izni alınmamış olan inşaatın ve belediyede bulunan yapı denetim hesabına hak ettiği bedeli yatırmadığı, ...Ltd.
Şti.'nin terkin edilerek ... Tur.İnşaat Sanayi Ve Ticaret ltd.şti ile birleştiği ve şirketin İstanbul’a taşındığı, aynı firmanın unvan değişikliği yapılarak yeni ticaret ünvanı ... San.Ve Tic. Ltd.Şti olarak faaliyete devam ettiği, ... Paz.San. ve Ticaret Ltd. şirketinin 21.01.2014 tarihinde tasfiyesine karar verildiği ... Paz. San.ve Tic. Limited Şirketi’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK. M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunda olduğu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini,tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün uyacağı, TTK m.
545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığı ve bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının verilen kesin sürede usul ve yasaya uygun olarak davayı tasfiye memuruna yöneltmediğini, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalılara karşı birlikte dava açılması gerektiğini, verilen kesin süreye rağmen davacı yanca tasfiye memurunun davaya dahil edilmediği, keza tensip zaptı 15 nolu ara karar gereğinin de davacı yanca yerine getirilmediğini bu sebeplerden dolayı davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, karar gerekçesinde herhangi bir davadan bahsedilmediği söz edilse de Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/729E sayılı dosya ile derdest bir dava bulunduğunu, 14.09.2022 tarihli celsede de İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı ve cevap verildiği duruşma zaptıyla sabit olduğunu, bu durumda sayın mahkeme, ihya için açılan davadan haberdar olduğunu, karar gerekçesinde "Somut olayda davacıya ihyasını istediği şirkete karşı derdest bir davası, icra takibi olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş davacı yanca bu hususta da hiçbir beyanda bulunmamıştır." açıklaması yapıldığını, fakat derdest bir dosya olduğunu ve bunun belgeleri dosyada olduğunu, dosyada olan belgelerin sorulması olağan akışa aykırı olduğunu, davanın şirketin ihyası davası olduğunu, davalı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden açılan davanın usulden reddi nedeniyle maktu vekalet ücreti verilmesine karar verilmiş ise de davada, davalı sicil müdürlüğü vekili lehine verilen vekalet ücreti yerinde olmadığını, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı vekili, Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/729 esas sayılı dosya ile derdest bir dava bulunduğunu, 14.09.2022 tarihli celsede de İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığını ve cevap verildiğinin duruşma zaptıyla sabit olduğunu, bu durumda mahkemenin ihyanın talep edildiği davadan haberdar olduğunu, dosyada bulunan belgelerin sorulmasının olağan akışa aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dava dilekçesinde söz edilmese de , Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/729 esas sayılı dosya nedeniyle eldeki dava dosyasından bilgi istenildiği ve adı geçen dosyada davacı ...
şirketi tarafından , davalı .... şirketi aleyhine açılan alacak davası olduğu bilgisi verilmiştir.Buna göre dosyada ;ihya istemine dayanak olabilecek bir alacak davası bulunduğuna ilişkin bilgi bulunduğu ilgili dosyadan inceleme izni istenilerek dosyanın mahiyeti öğrenilebileceği halde ,davanın red edileceği ihtarıyla birlikte kesin mehil verilerek kesin süre de açıklama yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmeden zorunlu hasım bulunan ve eksik gösterilen Tasfiye Memuru ...'ye eldeki davada davalı olarak eklenerek 09/06/2022 tarihli tensip zaptı ve dava dilekçesi 25/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiş , davaya katılan tasfiye memuru davaya cevap vermemiş yine verilen yetkisizlik kararı da davalı tasfiye memuruna usulen tebliğ edildiği ,tasfiye memuru karara karşı da kanun yoluna başvurmamıştır.Tasfiye Memuru eldeki davada verilen ara kararınından çok önceki davada davalı yerine alındığı gözetilmeden tasfiye memuru davada davalı olarak yer aldığı gözetilmeden davanın reddi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmekle başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına; davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/412 Esas - 2022/685 Karar sayılı 02/11/2022 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/68773 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi