Menfi Tespit ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5197 E. 2021/5111 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşınmaz satış vaadi sözleşmesi↗ simsarlık sözleşmesi↗ temel borç ilişkisi↗ komisyon sözleşmesi↗ sebepten mücerretlik↗ satış vaadi sözleşmesi↗ komisyon bedeli↗ yemin deliline dayanma↗ şekil şartı↗ mücerretlik↗ yemin delili↗ bedelsizlik↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ satım sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ ispat yükü↗ tbk 99↗ komisyon↗ geçersizlik↗ çek↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ teslim↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 27/09/2017 tarihli sözleşme içeriği incelendiğinde satıcı olarak yer alan davalı ... ...'ün kendisine ait olmayan arsaya ilişkin olarak taşınmaz satım sözleşmesinin kurulmasına çeşitli işlemler üstlendiği, davacı şirketin taşınmazı satım almayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu anlamda taraflar arasındaki bu sözleşmenin TBK'nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen simsarlık sözleşmesi olduğu, dava konusu 3 ayrı çekin davalı şirkete verilmiş olması ve diğer davalı gerçek kişi sözleşmenin akdedilmemiş olması nedeniyle her iki davalıya da iş bu dava yönünden husumet düştüğü, davacı şirkete dava öncesi simsarlık sözleşmesinde bahsi geçen taşınmaz dava dışı şirket tarafından devredildiği, davacı şirketin sebepten mücerret 3 adet dava konusu çeki aralarında hiç bir ticari ilişki olmayan davalı şirkete vermesi de simsarlık sözleşmesi ücretine ilişkin olduğu şeklinde yorumlanması gerektiği, bilirkişi heyeti raporu ve ek raporunda da açıkça davacı vekilinin davalının yapmadığını iddia ettiği işlere ilişkin olarak kalem kalem inceleme yapılmış ve netice itibariyle davacının davalılardan alacaklı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, TBK'nun 520/son maddesi uyarınca taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği, dosyaya sunulan ve davalı tarafından davacıya aracılık (simsarlık) hizmeti verildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, kaldı ki 27.09.2017 tarihli sözleşmenin 3-B maddesinde emlak komisyon bedelinin ayrıca kararlaştırıldığı, bu şekilde kambiyo senedinin düzenlenme sebebini, başka bir deyişle temel borç ilişkisinin dayandığı sebebi değiştiren davalının ispat yükünü üzerine aldığı, temel borç ilişkisinin dayanağı olan sözleşmedeki sebepten ayrılarak başka bir iddia ortaya atan davalının, bu beyanıyla kendisini ispat yükü altına sokmuş olup, yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda ispat yükünü üzerine alan davalının savunmasını geçerli delillerle kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak talebi yönünden ise, gerek dava dilekçesinde, gerekse istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasınını desteklemeye ilişkin olup, TMK'nın 706. maddesi uyarınca taraflar arasında geçerli şekil şartına uygun bir sözleşmenin bulunmadığı, bu itibarla alacak talebi açısından davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın komisyonculuk sözleşmesi ile ilgisi bulunmamaktadır. Dava üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 27.09.2017 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ... ... dava dışı üçüncü kişiye ait taşınmazı davacı şirkete 1.650.000.- TL bedel karşılığında satmayı vaadetmiş, davacı da bu bedel karşılığı sözleşmede yazılı koşullarda taşınmazı satın almayı kabul etmiştir. Dava konusu taşınmazın davacıya satışının yapıldığı ve 1.400.000.- TL ödendiği sabittir. Sözleşmeden geriye kalan 250.000.- TL satış bedelinin üç adet çekle ödeneceği belirtilmiş, çekler de diğer davalı adına düzenlenerek davalıya teslim edilmiştir. Her ne kadar satıma ilişkin sözleşme resmi olarak yapılmadığından geçersiz olsa da satış bedeli ve diğer masraflar konusundaki hükümler tarafları bağlayıcı olup geçerlidir. Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından uyuşmazlığın satış bedelinden kaynaklandığı, tarafların kabulünde olduğu gibi 250.000.- TL ödenmediği, ancak sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle davacının alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi gereği yaptığı masrafların bedelinin toplam çek bedelinden mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/424 E. 2023/910 K.
Ortak:taşınmaz satış vaadi sözleşmesi · simsarlık sözleşmesi · temel borç ilişkisi · komisyon sözleşmesi · sebepten mücerretlik · satış vaadi sözleşmesi · komisyon bedeli · şekil şartı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, TBK'nun 520/«son» maddesi uyarınca taşınmazlar konusundaki «simsarlık sözleşmesinin» yazılı olarak yapılması gerektiği, dosyaya sunulan ve davalı tarafından davacıya aracılık (simsarlık) hizmeti verildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, kaldı ki 27.09.2017 tarihli sözleşmenin 3-B maddesinde emlak «komisyon bedelinin» ayrıca kararlaştırıldığı, bu şekilde «kambiyo senedinin» düzenlenme «sebebini», başka bir deyişle «temel borç ilişkisinin» dayandığı sebebi değiştiren davalının ispat yükünü üzerine aldığı, temel borç ilişkisinin dayanağı olan sözleşmedeki sebepten ayrılarak başka bir iddia ortaya atan davalının, bu beyanıyla kendisini «ispat yükü» altına sokmuş olup, yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda ispat yükünü üzerine alan davalının savunmasını geçerli delillerle kanıtlayamadığı, «yemin deliline» de dayanmadığı, bu itibarla davacının «menfi tespit» davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak talebi yönünden ise, gerek dava dilekçesinde, gerekse istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin dava konusu çeklerin «bedelsiz» kaldığı iddiasınını desteklemeye ilişkin olup, TMK'nın 706. maddesi uyarınca taraflar arasında geçerli «şekil şartına» uygun bir sözleşmenin bulunmadığı, bu itibarla alacak talebi açısından davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk De …
… nan delillere göre, 27/09/2017 tarihli sözleşme içeriği incelendiğinde satıcı olarak yer alan davalı ... ...'ün kendisine ait olmayan arsaya ilişkin olarak taşınmaz «satım sözleşmesinin» kurulmasına çeşitli işlemler üstlendiği, davacı şirketin taşınmazı satım almayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu anlamda taraflar arasındaki bu sözleşmenin TBK'nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen «simsarlık sözleşmesi» olduğu, dava konusu 3 ayrı çekin davalı şirkete verilmiş olması ve diğer davalı gerçek kişi sözleşmenin akdedilmemiş olması nedeniyle her iki davalıya da iş bu dava yönünden «husumet» düştüğü, davacı şirkete dava öncesi simsarlık sözleşmesinde bahsi geçen taşınmaz dava dışı şirket tarafından devredildiği, davacı şirketin «sebepten mücerret» 3 adet dava konusu çeki aralarında hiç bir ticari ilişki olmayan davalı şirkete vermesi de simsarlık sözleşmesi ücretine ilişkin olduğu şeklinde yorumlanması gerek …
Dava üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 27.09.2017 tarihli «taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Benzer bu kararda… 12.2019 tarih, 2019/170 E. ve 2019/166 K. sayılı kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 520 nci maddesi uyarınca taşınmazlar konusundaki «simsarlık sözleşmesinin» yazılı olarak yapılması gerektiği, dosyaya sunulan ve davalı tarafından davacıya aracılık (simsarlık) hizmeti verildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, kaldı ki 27.09.2017 tarihli sözleşmenin 3-B maddesinde emlak «komisyon bedelinin» ayrıca kararlaştırıldığı, bu şekilde «kambiyo senedinin» düzenlenme «sebebini», başka bir deyişle «temel borç ilişkisinin» dayandığı sebebi değiştiren davalının ispat yükünü üzerine aldığı, temel borç ilişkisinin dayanağı olan sözleşmedeki sebepten ayrılarak başka bir iddia ortaya atan davalının, bu beyanıyla kendisini «ispat yükü» altına sokmuş olup, yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda ispat yükünü üzerine alan davalının savunmasını geçerli delillerle kanıtlayamadığı, «yemin deliline» de dayanmadığı, bu itibarla davacının «menfi tespit» davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak talebi yönünden ise, gerek dava dilekçesinde, gerekse istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin dava konusu çeklerin «bedelsiz» kaldığı iddiasınını desteklemeye ilişkin olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ncı maddesi uyarınca taraflar arasında geçerli «şekil şartına» uygun bir sözleşmenin bulunmadığı, bu itibarla alacak talebi açısından davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk de …
… . sayılı kararıyla; 27.09.2017 tarihli sözleşme içeriği incelendiğinde satıcı olarak yer alan davalı ... ...'ün kendisine ait olmayan arsaya ilişkin olarak taşınmaz «satım sözleşmesinin» kurulmasına çeşitli işlemler üstlendiği, davacı şirketin taşınmazı satım almayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu anlamda taraflar arasındaki bu sözleşmenin «simsarlık sözleşmesi» olduğu, dava konusu 3 ayrı çekin davalı şirkete verilmiş olması ve diğer davalı gerçek kişi sözleşmenin akdedilmemiş olması nedeniyle her iki davalıya da iş bu dava yönünden «husumet» düştüğü, davacı şirkete dava öncesi simsarlık sözleşmesinde bahsi geçen taşınmaz dava dışı şirket tarafından devredildiği, davacı şirketin «sebepten mücerret» 3 adet dava konusu çeki aralarında hiç bir ticari ilişki olmayan davalı şirkete vermesi de simsarlık sözleşmesi ücretine ilişkin olduğu şeklinde yorumlanması gerek …
Dava üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 27.09.2017 tarihli «taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · istirdat · fatura · dahili dava · avans faizi
Benzer bu kararda… e Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların beyan ve kabullerinde olduğu üzere «menfi tespit» istenen dava konusu çeklerin ödendiği, dava konusu üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 27.09.2017 tarihli «taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden» kaynaklandığı davalı ... ...'ün dava dışı «üçüncü kişiye» ait taşınmazı davacı şirkete 1.650.000,00 TL bedel karşılığında satmayı vaadettiği, davacının da bu bedel karşılığı sözleşmede yazılı koşullarda taşınmazı satın almayı kabul ettiği, dava konusu taşınmazın davacıya satışının yapıldığı ve 1.400.000,00 TL ödendiğinin sabit olduğu, sözleşmeden geriye kalan 250.000,00 TL satış bedelinin dava konusu üç adet çekle ödeneceği belirtildiği, çekler de diğer davalı adına düzenlenerek davalıya «teslim» edildiği, satıma ilişkin sözleşme resmi olarak yapılmadığından «geçersiz» olsa da satış bedeli ve diğer «masraflar» konusundaki hükümleri tarafları bağlayıcı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3 üncü maddesi kapsamında davacının yaptığı masrafların toplam bedelinin 59.102,00 TL olduğu «çek» bedellerin ödenmiş olması nedeniyle bu tutarın «istirdatı» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 59.102,00 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin ödenmiş olması nedeniyle menfi tespite karar verilmiş kısmı olan 59.102,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ... ...'ten istirdadına karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 3-D maddesine göre tam «fatura» kesilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, KDV «dahil» fatura düzenlenmesi gerekirken faturanın KDV'siz olarak düzenlendiğini, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda «masrafların» eksik hesaplandığını, bilirkişi raporunda OSB harcı olan 25.000,00 TL davacı tarafından Beta şirketine gönderilen 25.000,00 TL ile yapıldığını, yine sözleşmenin 3- …
… ar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların yanlış olduğunu, davacının davalı adına ödemesi gereken emlak «komisyon» tutarını ödemediğini, davacının sunduğu «fatura» ve dekontun davacının Lions House-Komyap Yatırım Şirketi ile tapu devir işlemleri için aralarındaki anlaşma gereği ödenen bedel olduğunu, bu nedenle ödemenin davalı adına yapıldığının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği emlak «komisyon bedelinin» 28.000,00 TL olduğunu, davacının ödediği kabul edilen 19.740,00 TL'nin kendi hissesine düşen bedel olarak ödendiğini, davacının yangın söndürme sistemi ve elektrik …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalının ödemesi gereken tutarların davacı tarafından ödenip ödenmediği, sözleşme gereği taşınmazın faturasının KDV «dahil» olarak düzenlenip düzenlenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5197 E. , 2021/5111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.2019 tarih ve 2017/506 E. - 2019/847 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.12.2019 tarih ve 2019/170 E. - 2019/166 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı ... ... arasında taşınmaz satışına ilişkin sözleşme yapıldığını, bu sözleşme neticesinde taşınmazın davacıya devir ve teslim edildiğini, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının karşılığı olarak çek verildiğini, davalının sözleşmede yazan bedellerden sorumlu olmasına karşın ödeme yapmadığını, tapu devrinden önceki borçları ödemediğini, tapu masrafının yarısını ödemediğini, satış bedeli için KDV içermeyen fatura kesildiğini, davacı şirketin zararı oluştuğunu belirterek çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile şimdilik 1000 TL alacağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı ... ... ile taşınmaz maliki Bete Enerji Ltd. Şti. arasında 13/10/2017 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunu, bu satış vaadi sözleşmesindeki bedelin 1.400.000.- TL olduğunu, bahse konu taşınmazın davacı firmaya satış bedelinin de 1.400.000.- TL olduğunu, davalı ... ...'ün bu taşınmazın mülkiyetini üzerine almadan davacıya satışı için anlaştıklarını, davacı ile davalı arasında 27/09/2017 tarihli bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede satış bedeli 1.650.000.- TL olarak gösterilmiş ise de tarafların gerçek iradelerine göre 1.400.000.- TL taşınmaz bedeli, 250.000.- TL'de davalı ...'ün aracılık hizmeti bedeli olduğunu, sözleşmede bahse konu 1.650.000.- TL'nin KDV'li tutar olduğunun belirtilmediğini, bahse konu taşınmaz satışının KDV'den muaf olduğunu, davalı ...
...'ün aracılık hizmetinden dolayı davacıdan alacağının ise 250.000.- TL + 45.000.- TL (KDV) olmak üzere toplam 295.000.- TL olduğunu, davalının bu işlemden doğan alacağı için kardeşine ait Yörük İnşaat Ltd. Şti. adına 01/12/2017 tarihli fatura kestirip davacıya gönderdiğini, davacının kötü niyetli olarak faturayı teslim almaktan kaçındığını, bu faturanın Yörük İnşaat Ltd. Şti.'nin adına 01/12/2017 kayıtlarına işlendiğini, davacının ileri sürdüğü 252.000 USD ödeme iddasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 27/09/2017 tarihli sözleşme içeriği incelendiğinde satıcı olarak yer alan davalı ... ...'ün kendisine ait olmayan arsaya ilişkin olarak taşınmaz satım sözleşmesinin kurulmasına çeşitli işlemler üstlendiği, davacı şirketin taşınmazı satım almayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu anlamda taraflar arasındaki bu sözleşmenin TBK'nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen simsarlık sözleşmesi olduğu, dava konusu 3 ayrı çekin davalı şirkete verilmiş olması ve diğer davalı gerçek kişi sözleşmenin akdedilmemiş olması nedeniyle her iki davalıya da iş bu dava yönünden husumet düştüğü, davacı şirkete dava öncesi simsarlık sözleşmesinde bahsi geçen taşınmaz dava dışı şirket tarafından devredildiği, davacı şirketin sebepten mücerret 3 adet dava konusu çeki aralarında hiç bir ticari ilişki olmayan davalı şirkete vermesi de simsarlık sözleşmesi ücretine ilişkin olduğu şeklinde yorumlanması gerektiği, bilirkişi heyeti raporu ve ek raporunda da açıkça davacı vekilinin davalının yapmadığını iddia ettiği işlere ilişkin olarak kalem kalem inceleme yapılmış ve netice itibariyle davacının davalılardan alacaklı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, TBK'nun 520/son maddesi uyarınca taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği, dosyaya sunulan ve davalı tarafından davacıya aracılık (simsarlık) hizmeti verildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, kaldı ki 27.09.2017 tarihli sözleşmenin 3-B maddesinde emlak komisyon bedelinin ayrıca kararlaştırıldığı, bu şekilde kambiyo senedinin düzenlenme sebebini, başka bir deyişle temel borç ilişkisinin dayandığı sebebi değiştiren davalının ispat yükünü üzerine aldığı, temel borç ilişkisinin dayanağı olan sözleşmedeki sebepten ayrılarak başka bir iddia ortaya atan davalının, bu beyanıyla kendisini ispat yükü altına sokmuş olup, yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda ispat yükünü üzerine alan davalının savunmasını geçerli delillerle kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak talebi yönünden ise, gerek dava dilekçesinde, gerekse istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasınını desteklemeye ilişkin olup, TMK'nın 706.
maddesi uyarınca taraflar arasında geçerli şekil şartına uygun bir sözleşmenin bulunmadığı, bu itibarla alacak talebi açısından davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın komisyonculuk sözleşmesi ile ilgisi bulunmamaktadır. Dava üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 27.09.2017 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ... ... dava dışı üçüncü kişiye ait taşınmazı davacı şirkete 1.650.000.- TL bedel karşılığında satmayı vaadetmiş, davacı da bu bedel karşılığı sözleşmede yazılı koşullarda taşınmazı satın almayı kabul etmiştir. Dava konusu taşınmazın davacıya satışının yapıldığı ve 1.400.000.- TL ödendiği sabittir. Sözleşmeden geriye kalan 250.000.- TL satış bedelinin üç adet çekle ödeneceği belirtilmiş, çekler de diğer davalı adına düzenlenerek davalıya teslim edilmiştir.
Her ne kadar satıma ilişkin sözleşme resmi olarak yapılmadığından geçersiz olsa da satış bedeli ve diğer masraflar konusundaki hükümler tarafları bağlayıcı olup geçerlidir. Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından uyuşmazlığın satış bedelinden kaynaklandığı, tarafların kabulünde olduğu gibi 250.000.- TL ödenmediği, ancak sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle davacının alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi gereği yaptığı masrafların bedelinin toplam çek bedelinden mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 16/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681389900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz