Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8508 E. 2021/5374 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçeli kararın tebliği↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ dava dilekçesinin tebliği↗ tebligat kanunu m.35↗ ara karar↗ ihya↗ tüzel kişilik↗ tenfiz↗ tebligat↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yabancı mahkeme ilamının taraflarla ilgili olduğu, usulüne uygun olarak verildiği ve kesinleştiği gerekçeleriyle davacının tenfize ilişkin talebinin kabulü ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt no'lu 05/01/2006 kayıt tarihli 329 karar no'lu 08/06/2006 karar tarihli kesinleşmiş ilamının tenfizine davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verilmiştir. Davalı vekilinin tenfiz davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine Mahkemece 01/10/2019 tarihli ara kararıyla; 2015/382 - 2016/102 E-K sayılı dosyasında kararın davalı şirkete Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve davalı vekilinin tenfize ilişkin kesinleşmiş kararın taraflarına tebliği talebinin kesinleşmiş kararda yasal yollara başvuru hakkı kazandırmayacağı ek kararının temyizinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(I) Dava yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup Mahkemece 07/10/2019 tarihli ek kararla davalı şirketin temyiz isteminin reddine karar verilmişse de; olaya uygulanacak 1086 sayılı HUMK. 432. maddesi uyarınca temyiz süresi tebliğden itibaren işlemeye başlayacak olup, dosya içeriği belgelerden davalı şirketin 18.08.2014 tarihinde terkin edildiği de gözetildiğinde davalı şirketin hukuki kişiliğinin bulunmadığı dönemde yapılan tebligatlar geçerli kabul edilemez. Davalı şirketin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 29/06/2018 tarih ve 2017/1129 E., 2018/805 K. sayılı kararıyla ihyası sağlanmıştır ve ihya kararı taraflarca istinaf edilmeksizin 10/09/2018 tarihinde kesinleşmiş ve ancak bu tarih itibariyle şirketin tekrar hukuki tüzel kişilik kazandığı kabul edilmelidir. Bu nedenle davalı şirkete hukuki kişiliğinin bulunmadığı 10/09/2018 tarihinden önceki dönemde dava dilekçesi ve mahkeme gerekçeli kararını içerir tebligatların gönderildiği ve ancak bu tebligatların geçerli olmadığı anlaşıldığından İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/10/2019 tarihli ek kararıyla davalı şirketin temyiz isteminin reddi doğru görülmemiş ve ret kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
(II) Davalı şirketin asıl karara yönelik 01/10/2019 tarihli temyiz istemine gelince; bir davada taraf teşkili dava şartı olup taraf teşkili sağlanmadan verilen kararlar da yok hükmündedir. Somut olayda İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/382 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmediği gibi 17/05/2016 tarihli gerekçeli kararının da tebliğ edilmediği anlaşılmış olmakla yeniden usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek ve taraf teşkili sağlanarak yargılama yapılması için mahkemece verilen ilk kararın BOZULMASINA karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tanıma Ve Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7268 E. 2022/3778 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ara karar · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaDerece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt no'lu 05/01/2006 kayıt tarihli 329 karar no'lu 08/06/2006 karar tarihli «kesinleşmiş ilamının» «tenfizine» davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verilmiştir.
Davalı vekilinin «tenfiz» davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine Mahkemece 01/10/2019 tarihli «ara» kararıyla; 2015/382 - 2016/102 E-K sayılı dosyasında kararın davalı şirkete Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve davalı vekilinin ten …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yabancı mahkeme ilamının taraflarla ilgili olduğu, usulüne uygun olarak verildiği ve kesinleştiği gerekçeleriyle davacının «tenfize» ilişkin talebinin kabulü ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1.
Benzer bu karardaDerece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt no'lu 05/01/2006 kayıt tarihli 329 karar no'lu 08/06/2006 karar tarihli «kesinleşmiş ilamının» «tenfizine» davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verilmiştir.
Davalı vekilinin «tenfiz» davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine Mahkemece 01/10/2019 tarihli «ara» kararıyla; 2015/382 - 2016/102 E-K sayılı dosyasında kararın davalı şirkete Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve davalı vekilinin ten …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yabancı mahkeme ilamının taraflarla ilgili olduğu, usulüne uygun olarak verildiği ve kesinleştiği gerekçeleriyle davacının «tenfize» ilişkin talebinin kabulü ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5286 E. 2024/2733 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · dava dilekçesinin tebliği · ara karar · ihya · tüzel kişilik · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaDerece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt no'lu 05/01/2006 kayıt tarihli 329 karar no'lu 08/06/2006 karar tarihli «kesinleşmiş ilamının» «tenfizine» davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verilmiştir.
Davalı vekilinin «tenfiz» davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine Mahkemece 01/10/2019 tarihli «ara» kararıyla; 2015/382 - 2016/102 E-K sayılı dosyasında kararın davalı şirkete Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve davalı vekilinin ten …
Asliye Ticaret Mahkemesi 29/06/2018 tarih ve 2017/1129 E., 2018/805 K. sayılı kararıyla «ihyası» sağlanmıştır ve ihya kararı taraflarca istinaf edilmeksizin 10/09/2018 tarihinde kesinleşmiş ve ancak bu tarih itibariyle şirketin tekrar hukuki «tüzel kişilik» kazandığı kabul edilmelidir.
Benzer bu karardaDerece Mahkemesinin 63/708 temel kayıt no.lu 05.01.2006 kayıt tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli «kesinleşmiş ilamının» «tenfizine» davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verildiği, davalı vekilinin tenfiz davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine mahkemece 01.10.2019 tarihli «ara» kararıyla; 2015/382 E. ve 2016/102 K. sayılı dosyasında kararın davalı şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu 35 inci maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve d …
Asliye Ticaret Mahkemesi 29.06.2018 tarih, 2017/1129 E. ve 2018/805 K. sayılı kararıyla ihyasının sağlandığı ve «ihya» kararı taraflarca istinaf edilmeksizin 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve ancak bu tarih itibariyle şirketin tekrar hukuki «tüzel kişilik» kazandığı kabul edilmesi gerektiği, davalı şirkete hukuki kişiliğinin bulunmadığı 10.09.2018 tarihinden önceki dönemde dava dilekçesi ve mahkeme gerekçeli kararını içerir «tebligatların» gönderildiği ve ancak bu tebligatların geçerli olmadığından İzmir 13.
… li 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli ilamın hukukumuza aykırılık teşkil etmediği, hükmün kanun düzenimize aykırı bir hüküm taşımadığı, tarafların o mahkemede «usulüne uygun tebligat» yapıldığı ve Türk hukukuna uygun bulunduğu ve «tenfizine» engel olmadığı, «zamanaşımı» itirazlarının icra aşamasında değerlendirilmesi gereken hususlardan olduğu, bu suretle Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · usulüne uygun tebligat · satış sözleşmesi · cy/cy şerhi · muacceliyet · taşıyan · yetkisizlik kararı · zamanaşımı
Benzer bu karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış Arnavutluk hukukunun ve Arnavutluk Mahkemelerinin «yetkisinin» kabulüne ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığını, yetkili olmayan Arnavutluk Mahkemeleri tarafından yapılan yargılama neticesinde kurulan kararın kabulü mümkün olmadığını, «zamanaşımı» süresi içerisinde «tenfiz» talebinde bulunulmamasının açıkça tenfiz kararı verilmesine engel oluşturduğunu, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerekeceğini, dava konusu alacağın taraflar arasındaki 22.04.2005 tarihli «satış sözleşmesinden» doğduğunu, 25.07.2005 tarihli tazmin sözleşmesi ile en geç 25.07.2005 tarihinde «muaccel» hale geldiğini, Arnavutluk Mahkemesindeki davanın 05.01.2006 tarihinde açıldığını, kararın 15.01.2008 tarihinde kesinleştiğini, alacağın doğduğu 25.07.2005 tarihin …
… li 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli ilamın hukukumuza aykırılık teşkil etmediği, hükmün kanun düzenimize aykırı bir hüküm taşımadığı, tarafların o mahkemede «usulüne uygun tebligat» yapıldığı ve Türk hukukuna uygun bulunduğu ve «tenfizine» engel olmadığı, «zamanaşımı» itirazlarının icra aşamasında değerlendirilmesi gereken hususlardan olduğu, bu suretle Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1.
… inin 63/708 temel kayıt no.lu 05.01.2006 kayıt tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli ilamın 15 Ocak 2008 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından «yabancı ilamın» Türkiye'de «tenfizi» yönünde kararın resmiyeti konusunda gerekli şartları «taşıyan» bir sureti, kesinleşme «şerhi» ve diğer tüm belgeleri «ibraz» ettiği ve tenfiz kararı verilebilmesi için şartların mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/326 E. ve 2019/1036 K. sayılı dosyası ile ikame edilen «tüzel kişilik perdesinin aralanması» davası ile «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu açıkça tespit edildiğini, dava konusu kararın «tenfiz» şartlarını taşımadığını, ileri sürerek kararı bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8508 E. , 2021/5374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2016 tarih ve 2015/382 E. - 2016/102 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt numaralı 05/01/2006 tarihli 329 karar no'lu 08/06/2006 karar tarihli kesinleşmiş ilamının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı adına çıkartılan tebligat Tebligat Yasası'nın 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yabancı mahkeme ilamının taraflarla ilgili olduğu, usulüne uygun olarak verildiği ve kesinleştiği gerekçeleriyle davacının tenfize ilişkin talebinin kabulü ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt no'lu 05/01/2006 kayıt tarihli 329 karar no'lu 08/06/2006 karar tarihli kesinleşmiş ilamının tenfizine davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verilmiştir. Davalı vekilinin tenfiz davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine Mahkemece 01/10/2019 tarihli ara kararıyla; 2015/382 - 2016/102 E-K sayılı dosyasında kararın davalı şirkete Tebligat Kanunu 35.
maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve davalı vekilinin tenfize ilişkin kesinleşmiş kararın taraflarına tebliği talebinin kesinleşmiş kararda yasal yollara başvuru hakkı kazandırmayacağı ek kararının temyizinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(I) Dava yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup Mahkemece 07/10/2019 tarihli ek kararla davalı şirketin temyiz isteminin reddine karar verilmişse de; olaya uygulanacak 1086 sayılı HUMK. 432. maddesi uyarınca temyiz süresi tebliğden itibaren işlemeye başlayacak olup, dosya içeriği belgelerden davalı şirketin 18.08.2014 tarihinde terkin edildiği de gözetildiğinde davalı şirketin hukuki kişiliğinin bulunmadığı dönemde yapılan tebligatlar geçerli kabul edilemez. Davalı şirketin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 29/06/2018 tarih ve 2017/1129 E., 2018/805 K. sayılı kararıyla ihyası sağlanmıştır ve ihya kararı taraflarca istinaf edilmeksizin 10/09/2018 tarihinde kesinleşmiş ve ancak bu tarih itibariyle şirketin tekrar hukuki tüzel kişilik kazandığı kabul edilmelidir.
Bu nedenle davalı şirkete hukuki kişiliğinin bulunmadığı 10/09/2018 tarihinden önceki dönemde dava dilekçesi ve mahkeme gerekçeli kararını içerir tebligatların gönderildiği ve ancak bu tebligatların geçerli olmadığı anlaşıldığından İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/10/2019 tarihli ek kararıyla davalı şirketin temyiz isteminin reddi doğru görülmemiş ve ret kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
(II) Davalı şirketin asıl karara yönelik 01/10/2019 tarihli temyiz istemine gelince; bir davada taraf teşkili dava şartı olup taraf teşkili sağlanmadan verilen kararlar da yok hükmündedir. Somut olayda İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/382 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmediği gibi 17/05/2016 tarihli gerekçeli kararının da tebliğ edilmediği anlaşılmış olmakla yeniden usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek ve taraf teşkili sağlanarak yargılama yapılması için mahkemece verilen ilk kararın BOZULMASINA karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece verilen 07/10/2019 tarihli davalı şirketin temyiz isteminin reddi ek kararının kaldırılmasına ve (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681152300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz