6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haklı sebeple fesih davasında dava konusu olmayan paylara tedbir konulamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/555 E. 2025/675 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerHaklı sebeple fesih

Gerekçe özeti

Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında, dava konusu (fesih, davacının çıkarılması/çıkması veya diğer pay sahiplerinin paylarının davacı adına tescili) davalı ortakların kendi payları üzerindeki tasarruf yetkisini değil, davacının payını veya şirketin varlığını ilgilendirir; bu nedenle HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hak üzerinde verilebileceğinden, davanın konusu olmayan davalı ortaklara ait paylar üzerine ihtiyati tedbir konulamaz. Ayrıca anonim ortaklıkta haklı sebeple çıkma/çıkarılma limited ortaklıktan farklı olarak ayrıca düzenlenmediğinden, haklı sebeple fesih davasında terditli talepte bulunulamaz; mahkeme, fesih yerine davacının payının değeri ödenerek çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme -talep olmasa da- kendiliğinden karar verebilir.

Ele alınan sorunlar

Davalı ortaklara ait şirket payları üzerine ihtiyati tedbir konulmasının hukuka uygunluğu → kabul

İddia: Davalılar vekilleri, davacının iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, terditli talepte bulunulamayacağını ve şirket paylarının devrinin önlenmesine ilişkin tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 531 uyarınca mahkemece haklı sebebin varlığı kanaatine varılması halinde, fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen başka bir çözüme hükmedilebilir; kanunda fesih dışında başka çözümlerin ne olduğu açıkça gösterilmemiştir ve hakimin diğer çözümlere hükmetmesi için ayrıca talep gerekmez. Anonim ortaklıkta, limited ortaklıktan farklı olarak, haklı sebeple çıkma veya çıkarılma ayrıca düzenlenmediğinden bu tür talepler bağımsız bir dava konusu yapılamaz; davacının haklı sebeple fesih davasında terditli talepte bulunma hakkı yoktur. Davacının fesih yerine diğer pay sahiplerinin paylarının kendi adına tescili istemi, TTK 531'de öngörülen 'duruma uygun düşen ve kabul edilebilir çözüm' kapsamında kabul edilip edilemeyeceği yargılamayı gerektiren bir husustur; bu aşamada davalı şirket ortaklarının şirketteki payları davanın konusunu oluşturmamaktadır. HMK 389 açık hükmü gereğince ihtiyati tedbire ancak uyuşmazlık konusu hakkında karar verilebilir. Davalı ortakların şirketteki payları uyuşmazlık konusu olmadığından, bu paylar üzerine tedbir konulmasına karar verilmesi hatalıdır; itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılması gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hak üzerinde (HMK 389) verilebileceği ve davalı ortaklara ait, davanın konusu olmayan payların tedbir kapsamına alınamayacağı; ayrıca bu tür davalarda terditli talepte bulunulamayacağı ve mahkemenin TTK 531 kapsamında talep olmasa da uygun çözüme kendiliğinden hükmedebileceği yönündeki tespitler, benzer anonim şirket fesih/çıkma davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin haklı sebeple feshi ihtiyati tedbir yaklaşık ispat terditli talep duruma uygun düşen çözüm uyuşmazlık konusu ile sınırlılık geçici hukuki koruma

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 531 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 353/(1)b-2HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/555

KARAR NO 2025/675

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2025 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/950 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette %41 oranında pay sahibi olduğunu, müvekkilinin diğer ortakların haksız şikayetlere ve davalara maruz bırakıldığını, şirketin hakim ortağı olan davalının şirketin içinin boşlatıldığını, müvekkilinin şirkete girişinin yasaklandığını ve mali haklarının ortadan kaldırıldığını belirterek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine veya fesih yerine payların gerçek değeri ödenerek müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde müvekkiline ait hisse bedeli ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini, davalılara ait şirket paylarının 3. şahıslara devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece 06/12/2024 tarihli ara karar ile; yaklaşık ispat sağlanamadığından şirkete kayyım atanması talebinin reddine, davalıların şirketteki paylarının devrinin önlenmesi için paylar üzerine tedbir konulmasına karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili; davacının talepleri hukuka aykırı olup müvekkilinin hisseleri üzerine 3. kişilere devrini önleyici mahiyette tedbir kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddiaları soyut ve gerçek dışı olup şirketi zarara sokan süreçlere davacının sebebiyet verdiğini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar ..., ... ve... AŞ vekili; anonim şirketin feshi davasında husumet dahi yöneltilmesi mümkün olmayan ve terditli olarak istemde bulunulmasının da mümkün olmadığı işbu davada, müvekkillerinin hisseleri üzerine tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, şirketin feshi koşullarının oluşmadığını, aksinin kabulü halinde de fesih sebeplerinin oluşmasında davacının kusurlu olduğunu belirterek, müvekkili ortakların paylarının devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemece 20/03/2025 tarihli ek karar ile; dava dilekçesi ve ekindeki belgeler ile yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği, verilen 06/12/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve ihtiyati tedbirin verilmesindeki şartların da değişmediği gerekçesiyle, davalılar vekillerinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili; davacı tarafından gerçek dışı iddialar ile hiç bir delil ibraz edilmeksizin açılan davada, müvekkilinin hisselerinin devrinin önlenmesine dair istemin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece gerekçesiz olarak uyuşmazlık konusu olmayan hisseler hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, şirketin feshini gerektiren bir sebebin bulunmadığını, aksi halin kabulünde ise bu sebeplerin oluşmasında davacının kusurlu olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar ..., ... ve ... AŞ vekili; anonim şirketin feshi davasında husumet dahi yöneltilmesi mümkün olmayan ve terditli olarak istemde bulunulmasının da mümkün olmadığı işbu davada, müvekkillerinin hisseleri üzerine tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece gerekçesiz olarak uyuşmazlık konusu olmayan hisseler hakkında tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin feshini gerektiren bir sebep bulunmadığını, aksinin kabulü halinde de bu sebeplerin oluşmasında davacının kusurlu olduğunu belirterek, mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine yönelik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep; anonim şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi, aksi halde diğer ortaklara ait payların gerçek değeri ödenerek davacı adına tescili, olmadığı takdirde haklı sebeple gerçek pay bedeli ödenerek ortaklıktan çıkma istemli davada, davalı şirket ortaklarına ait şirket paylarının devrinin önlenmesi bakımından hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesine göre; “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir”.

6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.

Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda; davacı tarafça ortağı olduğu şirket ile diğer ortaklara husumet yöneltilerek açılan işbu davada, şirketin haklı nedenle feshi, olmadığı takdirde diğer hissedarlara ait payların gerçek değeri ödenerek davacı adına tescili, bunun da kabul edilmemesi halinde pay değeri ödenerek şirket ortaklığından çıkma talep edilmiş, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek davalı ortaklara ait davalı şirket hisselerinin devrinin önlenmesi bakımından hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan TTK'nın 531 maddesi uyarınca mahkemece haklı sebebin gerçekleştiği kanaatına varılması halinde fesih yerine ,davacı pay sahiplerine,payların karar tarihine en yakın tarihdeki gerçek değerlerinin ödenip davacıların şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen bir çözüme hükmedebilecektir.Kanunda fesih yerine davacının pay değeri ödenerek çıkartılması dışında açıkça başkaca uygun çözümlerin ne olabileceği gösterilmemiştir. Hakimin diğer çözüm yollarına hükmetmesi için talebe ihtiyaç yoktur.Limited ortaklıktan farklı olarak anonim ortaklıkta haklı sebeble çıkma veya haklı sebeble çıkartılma ayrıca düzenlenmediğinden gerek ortaklık gerekse pay sahiplerince bu gibi talepler ayrıca dava edilemeyecektir.

Davacı açtığı haklı sebeble fesih davasında; diğer şirket ortaklarına da husumet yönelterek ;fesih olmadığı takdirde diğer ortakların paylarının kendi adına tescilini , bunun da kabul edilmemesi halinde payının değeri kendisine ödenerek ortaklıktan çıkartılmasını talep etmiştir.Davacı ortağın haklı sebeble fesih davasında terditli talepde bulunma hakkı da bulunmamaktadır. Davacının fesih yerine diğer pay sahiplerinin paylarının kendi adına tescili istemi ise TTK'nın 531. maddesinde öngörülen "duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm" olarak kabul edilip edilemeyeceği yargılamaya muhtaç durumdadır. Mevcut koşullarda davalı şirket ortaklarının şirketteki payları, davanın konusunu teşkil etmemektedir.

HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereğince ise, ihtiyati tedbire ancak uyuşmazlık konusu hakkında karar verilebilecektir. Bu durumda davalıların şirketteki payları uyuşmazlık konusu olmadığından, mahkemece davalı ortakların şirket hisseleri üzerine tedbir konulmasına karar verilmesi hatalı olup, davalı ortakların tedbire yönelik itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılması gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin itirazının reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin 20/03/2025 tarihli itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin tedbir kararına itirazlarının kabulüne, mahkemenin davalı şirket ortaklarının davalı şirketteki hisseleri üzerine tedbir konulmasına dair 06/12/2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararın kaldırılmasına" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/950 Esas sayılı 20/03/2025 tarihli itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin tedbir kararına itirazlarının kabulüne, mahkemenin davalı şirket ortaklarının davalı şirketteki hisseleri üzerine tedbir konulmasına dair 06/12/2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararın kaldırılmasına, Tedbirin kaldırıldığına ilişkin bildirimlerin yapılması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine," Davalılar tarafından yatırılan (... 615,40-TL, diğer davalılar 1.846,20-TL) peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/6721 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.