6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesine ilişkin ara karara karşı istinaf yolu kapalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/244 E. 2025/680 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun usulden reddiKesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Tedbirin değiştirilmesi kararına karşı istinaf yolunun kapalı olması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbir mahiyetinde kayyım atanmasına ilişkin nihai karar taraflara tebliğ edilmemiş ve kesinleşmemişse, önceki ihtiyati tedbir ara kararı geçerliliğini sürdürür. Bu durumda sonradan verilen kayyım değişikliği kararı, HMK'nın 396. maddesi kapsamında 'durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi' niteliğindedir. HMK'nın 396/2. maddesi, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yaparken kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkrasına atıf yapmadığından, bu nitelikteki ara kararlara karşı istinaf yolu açık değildir.

Ele alınan sorunlar

Kayyım değişikliğine ilişkin ara kararın hukuki niteliği ve istinaf yoluna tabi olup olmadığı → ret

İddia: Kayyım ...vekili; kayyımın görevi boyunca ihmal ve kötüniyetinin bulunmadığını, kayyımın değiştirilmesini talep eden ortakların somut bir iddiasının olmadığını, şirketin mevcut durumunun korunması gerektiğini, kayyımın değiştirilmesine ilişkin kararın dayanaktan yoksun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Mahkeme davacı şirkete ilk olarak 25/06/2018 tarihli ihtiyati tedbir ara kararıyla kayyım atamış, sonrasında 29/11/2018 tarihli nihai kararla da kayyım atanmasına karar vermiştir. Ancak bu nihai karar taraflara tebliğ edilmemiş ve kesinleşmemiştir. Nihai karar kesinleşmediğinden, 26/06/2018 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu durumda mahkemenin kayyım değişikliğine ilişkin 07/01/2025 tarihli ara kararı, HMK'nın 396. maddesinde düzenlenen 'durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması' kapsamında kalmaktadır. HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 396/2. maddesi, aynı Kanunun 394. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya ise atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesi taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı kanun yolu açık değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

HMK 396. madde kapsamında durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen tedbirin değiştirilmesi/kaldırılması kararlarına karşı istinaf yolunun kapalı olduğuna ilişkin tespit, benzer nitelikteki ara kararlar açısından emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım ihtiyati tedbir tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması kesinleşme kanun yolu istinaf

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 341/1HMK 346/1HMK 396HMK 396/2HMK 394HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/244

KARAR NO 2025/680

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/01/2025 (Ek Karar)

DAVA

Kayyımlık

İlk derece mahkemesince verilen ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, şirket ortaklarından ...'in, davacılardan ...'e ait hisseleri hukuka aykırı biçimde devaralarak şirkette hakim ortak konumuna geldiğini, ardından hukuka aykırı olarak kendisini şirket müdürü olarak atadığını, ancak ...'in usulsüz işlemleri nedeniyle açılan İstanbul 15. ATM'nin 2014/855 E. 2017/77 K. sayılı dosyası ile şirkete ...'ın kayyım atandığını, kayyımın sağlık sebebiyle görevi bıraktığını, mahkeme kararında kayyımın görevinin yeni kayyım atanıncaya kadar devam edeceğinin hüküm altına alınmaması nedeniyle şirketin yönetiminde hiç kimsenin bulunmadığını belirterek şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İstanbul 15.ATM'nin 2014/855 Esas 2017/77 Karar sayılı dosyası ile şirkete kayyım atandığı, mahkeme kararında şirkete kayyım atanmasının kararın kesinleşmesine kadar denilerek süreye bağlı kılındığı, söz konusu kararın 11.06.2018 tarihinde kesinleştiği, İTO kaydından da anlaşılacağı üzere şirketin organsız kaldığı gerekçesiyle şirket organlarını oluşturmak üzere ortaklar kurulunun toplantıya çağırmak, yapmak ve organlarını oluşturana kadar şirket müdürü yetkilerini kullanmak üzere ...'in kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Şirket ortaklarından dava dışı ... vekilinin 04/10/2024 tarihli talep dilekçesinde kayyım ...'in kayyımlık görevlerini savsakladığı ve kötüye kullandığını, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, müvekkili ...'in ...San ve Tic Ltd Şti'nin %57,5 çoğunluk pay sahibi olduğunu, müvekkili hakkındaki asılsız iddialar nedeni ile İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesi 2021/394 Esas sayılı dosyası ile suçsuz olduğunun kesinleştiğini, davacıların tüm ithamlarından aklandığını, şirkete müdürlük yapacak vasfa haiz olduğundan kayyım atanması zorunluluğunun da ortadan kalktığını, nitekim kayyımın 6 yıldır şirket ortaklarını toplantıya çağırmadığını, kayyımın 01.11.2018 tarihli rapor hariç şirketle ilgili bir rapor da sunmadığını belirterek kayyımın görevine son verilmesini talep etmiştir. Şirket ortaklarından dava dışı ...'in 10.12.2024 tarihli dilekçesi ile kayyım raporunun gerçeği yansıtmadığını, ortağı olduğu şirket kira gelirleriyle kendini idame ettirdiğini, kayyım raporunda belirtilenin üstünde kira geliri olduğunu, kayyımın görevini savsakladığını belirterek kayyımın kayyımlık görevine son verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 07/01/2025 tarihli ek kararla; ...'in şirket hissesi üzerine haciz konulmasının genel kurulun yapılmasına engel teşkil etmediği, şirketin feshi davasına ilişkin İstanbul 21. ATM'nin 2023/309 E. sayılı dosyanın genel kurul yapılmasına engel olmadığı, İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/666 E. sayılı davanın ölüme baplı tasarrufun tenkisi olup, davalı şirket paylarına ilişkin bir tedbir kararı bulunduğunun iddia edilmediği ve bu davanın genel kurul yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, İstanbul 5. ATM'nin 2016/560 Esas sayılı dava dosyasının 2001 yılında yapılan hisse devrine ilişkin olup, hisselere ilişkin bir tedbir olduğunun iddia edilmediği, genel kurul yapılmasına engel teşkil etmediği gerekçesiyle şirket organlarını oluşturmak üzere ortaklar kurulunun toplantıya çağırmak, yapmak ve organlarını oluşturana kadar şirket müdürü yetkilerini kullanmak üzere mevcut kayyım ...'in görevine son verilmesine, nihai karardaki yetki ve görev kapsamında ...'in kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

... vekili; kayyım ...'in 6 yıllık görevi boyunca ihmal ve kötüniyetinin bulunmadığını, taraflar arasında devam eden davaların sonuçlanması ile şirketteki pay dağılımının geçmişe etkili olarak değişme ihtimalinin bulunduğunu, kayyım kararının kaldırılmasını talep eden ortakların somut bir iddialarının bulunmadığını, şirketin mevcut durumu itibariyle korunmasının gerektiğini, kayyımın değiştirilmesine ilişkin kararın dayanaktan yoksun olduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında pay üzerine haciz kararı bulunduğunu, şirketin feshine ilişkin davanın genel kurul kararı yapılmasını gerektiren acil bir durum meydana getirmediğini, kayyımın görevine son verilmesine gerek bulunmadığını, ayrıca kayyımın ücretinin 22.104,67-TL'ye çıkarılmasının şirketin mali durumuna uygun olmadığını, artışın orantısız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemece şirketin organsız olması nedeniyle 29/11/2018 tarihli kararıyla şirket organlarını oluşturmak üzere ortaklar kurulunu toplantıya çağırmak ve organlar oluşana kadar şirket müdürü yetkilerini kullanmak üzere ...'in kayyım olarak atanmasına karar verilmiş olup, şirket ortaklarından ... ve ... tarafından kayyımın değiştirilmesi talebinde bulunulması üzerine mahkemece 07/01/2025 tarihli ek kararla mevcut kayyım ...'in görevine son verilmesine, nihai karardaki yetki ve görev kapsamında ...'in kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı davacılardan ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece ...'i davacı şirkete ilk olarak 25/06/2018 tarihli ihtiyati tedbir ara kararıyla kayyım atamıştır.

Sonrasında 29/11/2018 tarihli nihai kararla şirket organlarını oluşturmak üzere ortaklar kurulunu toplantıya çağırmak ve organlar oluşana kadar şirket müdürü yetkilerini kullanmak üzere kayyım olarak atanmasına karar verilmiş ise de mahkemenin 29/11/2018 tarihli nihai kararının taraflara tebliğ edilmediği, kayyım atanmasına ilişkin nihai kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemenin 29/11/2018 tarihli nihai kararı kesinleşmediğinden 26/06/2018 tarihli ihtiyati tedbir tedbir ara kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Mahkemenin 26/06/2018 tarihli tedbiren kayyım atanmasına ilişkin ara kararı geçerliliğini sürdürdüğünden mahkemenin kayyım değişikliğine ilişkin 07/01/2025 tarihli ara kararı HMK'nın 396.

maddesinde düzenlenen "durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması" kapsamında kalmaktadır. HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.HMK'nın 396. maddesi, “Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” şeklindedir.HMK'nın 396/2 maddesi, aynı yasanın 394. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya ise atıf yapmamıştır.

Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesi taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı, kanun yolu açık değildir. Bu itibarla mahkemenin 07/01/2025 tarihli ara kararı istinaf yoluna tabi olmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341(1) ve 346(1) maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341/1, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Yatırılan 615,40-TL istinaf karar harcının talep halinde davacı ...'e iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/6718 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.