Bizzat verilen vekaletname sonrası geçmişe dönük GK iptali TMK 2'ye aykırı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6030 E. 2021/4451 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı (TMK 2)↗ hakkın kötüye kullanılması↗ genel kurul kararlarının iptali↗ temettü (kâr payı) alacağı↗ vekaletname ile temsil↗ bozma ilamına uyma↗
Gerekçe özeti
Pay sahipliği sıfatı kabul edilse dahi, pay sahibinin bizzat verdiği (usule aykırı) vekaletnameyle yıllarca temsil edildikten sonra, aradan geçen uzun süre ve işin niteliği nazara alındığında geçmişe dönük tüm genel kurul kararlarının iptalini talep etmesi TMK 2 dürüstlük kuralına aykırıdır. Temettü alacağı ancak şartları oluştuğunda doğar.
Ele alınan sorunlar
Geçmişe dönük tüm genel kurul kararlarının iptali ve dürüstlük kuralı → ret
Gerekçe: Davacının verdiği vekaletname ile vekilin genel kurullara katılıp işlem yapması mümkün olmasa da, davacının hissesinin devredilmediği ve şirketlerin birleşmesi sonrası pay verilmediğinden ortak kabulü gerektiği sabittir. Bununla birlikte, yönetmelik hükümlerine uygun olmayan vekaletnameyi bizzat davacının vermesi, aradan geçen sürenin uzunluğu ve işin niteliği nazara alındığında, 1998 yılından itibaren tüm genel kurul kararlarının iptalinin talep edilmesi TMK 2. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırıdır. Ayrıca genel kurula davacı adına katılan vekilin imzalarının incelenmesi talebi hem bozma ilamı kapsamında bulunmadığından hem de sonuca etkili olmayacağından reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Temettü (kâr payı) alacağı → ret
Gerekçe: Temettü alacağının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle bu talebin reddi. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Pay sahibinin bizzat verdiği vekaletnameyle uzun süre temsil edildikten sonra geçmişe dönük tüm genel kurul kararlarının iptalini talep etmesinin TMK 2 dürüstlük kuralına aykırılığı yönünden emsal değeri taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6030 E. , 2021/4451 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.07.2020 tarih ve 2019/506-2020/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili, müvekkilinin Tuğra Dokuma San. Tic. A.Ş.’nin ortağı olduğunu, İstanbulda kurulan şirketin genel kurul kararı ile merkezini Samsun'a taşıdığını, 16.12.2014 tarihinde şirketin, ortaklardan ...’in yönetim kurulu başkanı olduğu Serra Otel Turistik Tesisleri İnş. Akar San. ve Tic. A.Ş. ile birleştiğini, müvekkilinin şirket ortağı olmasına rağmen hiçbir toplantıya çağrılmadığını, şirket aktifinden de herhangi bir ödeme yapılmadığını, adına sahte imzalar atılarak genel kurul toplantılarının yapıldığını, 1998 yılındaki toplantıda sermaye artırımı yapılarak müvekkilinin haberi olmadan hissesinin düşürüldüğünü ileri sürerek, şimdilik 3.000,00 TL temettü alacağının her yıl açısından hakkın doğduğu tarihten itibaren ticari faiziyle tahsili, tedbir kararı verilerek şirket yönetimine kayyum tayini, genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı Serra Otel AŞ vekili, Tuğra […] Ş' nin bir aile şirketi olarak kurulduğunu, davacının bu şirketi büyük zarara uğrattığını, zararı aza indirmek için davacıdan genel vekaletname alınarak şirket toplantılarında vekili ile temsil edildiğini, şirketin temettü dağıtmadığını savunarak, asıl davanın reddini, karşı davada ise, davalının şirketten çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dışı ...'e şirket toplantılarına katılmak üzere vekalet verdiği, vekil ...'in ise, savcılık soruşturma dosyasında toplantılara kendisinin katılarak imza attığını beyan etmesi karşısında imza incelemesi yapılmaması kararının yerinde olduğu, şirket genel kurulunun temettü dağıtma kararı vermediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın asıl davada davacı vekilince temyizi üzerine, İlk Derece Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 18/06/2019 tarihli ilamıyla asıl davada davacı yararına bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından verilen vekaletname ile vekilin genel kurullara katılması ve işlem yapmasının mümkün olmadığı, davacının hissesinin devir edilmediği, şirketlerin birleşmesi sonrası yeni şirketten pay verilmesi gerektiği halde payın verilmediği, bu nedenle davacının ortak kabul edilmesi gerektiği hususlarının sabit olduğu, yönetmelik hükümlerine uygun olmayan vekaletnameyi bizzat davacının kendisinin vermesi, aradan geçen sürenin uzunluğu ve işin niteliği nazara alındığında 1998 yılından itibaren tüm genel kurul kararlarının iptalinin talep edilmesinin TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarına uygun olmadığı, temettü alacağının şartlarının oluşmadığı, mevcut delillere göre davacının imza incelemesinin sonucu etkilemeyeceğinden bu yöne ilişkin talebin reddedildiği, her ne kadar davacı taraf genel kurula davacı adına katılan vekil ...’ in de imzalarının incelenmesini talep etmiş ise de bu hususun Yargıtay bozma ilamında bulunmadığı ve incelemenin de sonuca etkisinin olmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden davanın reddedildiği ve yasa yoluna başvurulmayarak karşı davadaki hükmün kesinleştiği gerekçesiyle karşı dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı ... 'dan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670579500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz