İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3885 E. 2021/3314 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetkili icra dairesi↗ yetkili icra dairesi↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ genel yetkili mahkeme↗ para borcu↗ yetkisizlik itirazı↗ takibin durdurulması↗ yerleşim yeri↗ yetki itirazı↗ kötüniyet tazminatı↗ ifa↗ tbk 99↗ yetki↗ iflas↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğu, davacının davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerinde davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde de bu itirazı ileri sürdüklerini, davalılardan Dağ-Sa Petrol Ürün. Nak. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yerleşim yerinin Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyonun Erzin'de olduğundan sözleşmenin ifa edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında para borcu doğuran bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan yetki itirazlarının usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava yönünden yapılan incelemede, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi delaletiyle uygulama yeri bulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz.
İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan asıl davanın davalısı vekili, “... İlamsız icradaki genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Bu nedenle husumet yönünden takibin durdurulmasına - iptaline” şeklinde yetki itirazında bulunmuştur. Bu itirazdan yetkili icra müdürlüğünün neresi olduğu anlaşılmamaktadır. Bu durumda HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2-Birleşen dava yönünden ise, yukarıda belirtildiği üzere yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz. Birleşen davanın davalısı vekili yetki itirazında, birleşen davalının adresinin İstanbul olduğu, dosyanın İstanbul (merkez) İcra Daireleri'ne gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak birleşen davanın davalısının adresi Üsküdar/İstanbul’dur. Dolayısıyla birleşen davalı yönünden İstanbul İcra Daireleri yetkisiz olup, yetkili icra daireleri İstanbul Anadolu İcra Daireleridir. Yetki itirazında bildirilen icra dairesi gerçekten yetkili değilse HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5552 E. 2023/5101 K.
Ortak:icra dairesinin yetkisine itiraz · para borcu · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · yetki itirazı · ifa · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «yerleşim yerinin» Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyonun Erzin'de olduğundan sözleşmenin «ifa» edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında «para borcu» doğuran bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan «yetki itirazlarının» usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğu, davacının davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerinde davalıların «icra dairesinin yetkisine itiraz» ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde de bu itirazı ileri sürdüklerini, davalılardan Dağ-Sa Petrol Ürün.
Bu durumda HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak «icra dairesinin yetkisine itirazda» bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin «yerleşim yerinin» Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyon Erzin'de olduğundan sözleşmenin «ifa» edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında «para borcu» doğuran bir sözleşme bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan «yetki itirazlarının» usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… si olduğunun anlaşılmadığı, bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak «icra dairesinin yetkisine itirazda» bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, birleşen dava yönünden ise, «yetki itirazında» bildirilen icra dairesi gerçekten yetkili olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisi …
Mahkemece 20.11.2017 tarih, 2016/1413 E. ve 2017/1176 K. sayılı karar ile taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğu, davacının davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerinde davalıların «icra dairesinin yetkisine itiraz» ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde de bu itirazı ileri sürdüklerini, davalılardan Dağ-Sa Petrol Ürün.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dava niteliği · satış sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · icra takibine itiraz · infaz · kötü niyet tazminatı · kâr dağıtımı · kötü niyet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava «ticari nitelikteki» «satış sözleşmesine» ilişkin ayıplı hizmetten kaynaklanan «hasarın» tazmini nedeniyle başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Şti.'nin «yerleşim yerinin» Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyon Erzin'de olduğundan sözleşmenin «ifa» edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında «para borcu» doğuran bir sözleşme bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan «yetki itirazlarının» usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… nam ve hesabına akaryakıt istasyonunu işleterek, akaryakıt dolumu yapan çalışanlarını kendinin istihdam ettiğini, dava konusu olayda müvekkil şirketin herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalı şirket arasındaki bayilik ilişkisinin konusu ve temelinin, davalı şirketin kendisine ait iş yerinde, müvekkili şirkete ait akaryakıt vs. ürünlerin satılmasına ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili şirketin «dağıtımını» yaptığı akaryakıtın ayıplı olduğu yönünde bir iddianın bulunmadığını, ayıplı hizmetten kaynaklı bir iddiayla dava açıldığını, diğer davalı şirketin hizmetinden kaynaklı ayıptan müvekkil şirketin de sorumlu tutularak dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, akaryakıt alınmak için istasyona gelen araçlara yakıt dolumunun araç sahibinin beyanı doğrultusunda yapıldığını, mahkemece asıl dosya davalısı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğini, asıl dava dosyasına ilişkin icra dosyası «infaz» olduğundan, bu icra dosyasındaki taleplerden farklı olarak müvekkil şirkete karşı açılan icra dosyasında talep edilen 354,00 TL oto kurtarma ücreti ve 300,00 TL yakıt bedeli ile mahkeme kararındaki «yargılama gideri», «vekalet ücreti» yönünden takibin devamına karar verildiğinin belirtilerek vekalet ücretine de bu miktar üzerinden hükmedilmesi gerekirken tüm alacak miktarı üzerinden hükmettiği v …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/332 E., 2016/188 K. sayılı kararı ile karar «verilmesine yer olmadığına» yönelik verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden, asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacının aracına davalı petrol istasyonunda yanlış yakıt konulması nedeniyle 32.350,82 TL tutarında «hasar» oluştuğunun tespit edildiği, davalı ...Ş.'nin bayisini iyi seçmemek, onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasından sorumlu olduğu, bayisinin yapmış olduğu işlem dolayısıyla davacının oluşan zararından işlemi yapan bayi ile birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne, davalı ...Ş.'nin Gaziantep 13.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4375 E. 2014/8293 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, icra dosyalarına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, takip alacaklarının %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» ayrı ayrı davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 25.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3885 E. , 2021/3314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2017 tarih ve 2016/1413 E. - 2017/1176 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davaların davacı vekili, asıl davada, davacıya ait aracın davalı Dağ-Sa Pet. Ürün. Nak. İth. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait petrol istasyonundan yakıt aldığını, aracın deposuna dizel yakıt konulması gerekirken benzin konulduğunu, bu sebeple aracın arıza yaptığını, tamir ettirildiğini, uğranılan zararın ödenmesi için davalı ile görüşüldüğünü, ancak bir sonuç alınamadığını, uğranılan zararın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleştirilen davada zarardan davalı ...Ş.'nin de sorumlu olduğunu, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl davanın davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın esastan reddini ve kötüniyet tazminatı istemiştir.
Birleşen davanın davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın esastan reddini ve kötüniyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğu, davacının davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerinde davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde de bu itirazı ileri sürdüklerini, davalılardan Dağ-Sa Petrol Ürün. Nak. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yerleşim yerinin Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyonun Erzin'de olduğundan sözleşmenin ifa edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında para borcu doğuran bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan yetki itirazlarının usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava yönünden yapılan incelemede, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi delaletiyle uygulama yeri bulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz.
İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan asıl davanın davalısı vekili, “... İlamsız icradaki genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Bu nedenle husumet yönünden takibin durdurulmasına - iptaline” şeklinde yetki itirazında bulunmuştur. Bu itirazdan yetkili icra müdürlüğünün neresi olduğu anlaşılmamaktadır. Bu durumda HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2-Birleşen dava yönünden ise, yukarıda belirtildiği üzere yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz. Birleşen davanın davalısı vekili yetki itirazında, birleşen davalının adresinin İstanbul olduğu, dosyanın İstanbul (merkez) İcra Daireleri'ne gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak birleşen davanın davalısının adresi Üsküdar/İstanbul’dur. Dolayısıyla birleşen davalı yönünden İstanbul İcra Daireleri yetkisiz olup, yetkili icra daireleri İstanbul Anadolu İcra Daireleridir. Yetki itirazında bildirilen icra dairesi gerçekten yetkili değilse HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalara yönelik asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararların asıl ve birleşen davaların davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670555000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz