6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3885 E. 2021/3314 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetkili icra dairesi yetkili icra dairesi icra dairesinin yetkisine itiraz genel yetkili mahkeme para borcu yetkisizlik itirazı takibin durdurulması yerleşim yeri yetki itirazı kötüniyet tazminatı ifa tbk 99 yetki iflas kötüniyet yetkisizlik kararı husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 1 · HMK — HMK 19 · TBK — TBK 89

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğu, davacının davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerinde davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde de bu itirazı ileri sürdüklerini, davalılardan Dağ-Sa Petrol Ürün. Nak. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yerleşim yerinin Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyonun Erzin'de olduğundan sözleşmenin ifa edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında para borcu doğuran bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan yetki itirazlarının usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Asıl dava yönünden yapılan incelemede, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi delaletiyle uygulama yeri bulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz.

İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan asıl davanın davalısı vekili, “... İlamsız icradaki genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Bu nedenle husumet yönünden takibin durdurulmasına - iptaline” şeklinde yetki itirazında bulunmuştur. Bu itirazdan yetkili icra müdürlüğünün neresi olduğu anlaşılmamaktadır. Bu durumda HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

2-Birleşen dava yönünden ise, yukarıda belirtildiği üzere yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz. Birleşen davanın davalısı vekili yetki itirazında, birleşen davalının adresinin İstanbul olduğu, dosyanın İstanbul (merkez) İcra Daireleri'ne gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak birleşen davanın davalısının adresi Üsküdar/İstanbul’dur. Dolayısıyla birleşen davalı yönünden İstanbul İcra Daireleri yetkisiz olup, yetkili icra daireleri İstanbul Anadolu İcra Daireleridir. Yetki itirazında bildirilen icra dairesi gerçekten yetkili değilse HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5552 E. 2023/5101 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4375 E. 2014/8293 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3885 E.  ,  2021/3314 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2017 tarih ve 2016/1413 E. - 2017/1176 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davaların davacı vekili, asıl davada, davacıya ait aracın davalı Dağ-Sa Pet. Ürün. Nak. İth. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait petrol istasyonundan yakıt aldığını, aracın deposuna dizel yakıt konulması gerekirken benzin konulduğunu, bu sebeple aracın arıza yaptığını, tamir ettirildiğini, uğranılan zararın ödenmesi için davalı ile görüşüldüğünü, ancak bir sonuç alınamadığını, uğranılan zararın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleştirilen davada zarardan davalı ...Ş.'nin de sorumlu olduğunu, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl davanın davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın esastan reddini ve kötüniyet tazminatı istemiştir.

Birleşen davanın davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın esastan reddini ve kötüniyet tazminatı istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğu, davacının davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerinde davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde de bu itirazı ileri sürdüklerini, davalılardan Dağ-Sa Petrol Ürün. Nak. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yerleşim yerinin Mersin, birleşen davalı ...Ş.'nin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davacıya ait araca akaryakıt alınan istasyonun Erzin'de olduğundan sözleşmenin ifa edileceği yerin Erzin olduğu, taraflar arasında para borcu doğuran bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapamayacağı, icra takibine yapılan yetki itirazlarının usule uygun olduğu ve takiplerin yetkili icra dairelerinde başlatılmadığı, yetkili yer icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Asıl dava yönünden yapılan incelemede, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi delaletiyle uygulama yeri bulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz.

İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan asıl davanın davalısı vekili, “... İlamsız icradaki genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Bu nedenle husumet yönünden takibin durdurulmasına - iptaline” şeklinde yetki itirazında bulunmuştur. Bu itirazdan yetkili icra müdürlüğünün neresi olduğu anlaşılmamaktadır. Bu durumda HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

2-Birleşen dava yönünden ise, yukarıda belirtildiği üzere yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz dikkate alınmaz. Birleşen davanın davalısı vekili yetki itirazında, birleşen davalının adresinin İstanbul olduğu, dosyanın İstanbul (merkez) İcra Daireleri'ne gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak birleşen davanın davalısının adresi Üsküdar/İstanbul’dur. Dolayısıyla birleşen davalı yönünden İstanbul İcra Daireleri yetkisiz olup, yetkili icra daireleri İstanbul Anadolu İcra Daireleridir. Yetki itirazında bildirilen icra dairesi gerçekten yetkili değilse HMK’nın 19/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalara yönelik asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararların asıl ve birleşen davaların davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670555000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.