6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek istirdadında kötüniyetli/ağır kusurlu iktisabın ispat yükü davacıda

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5577 E. 2021/4175 K. · · İlk derece: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Çek istirdadı davasında davacı, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını kanıtlasa bile, davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla (bilerek) iktisap ettiğini ayrıca ispatlamak zorundadır; bu ispatlanamazsa dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Çek istirdadında rıza dışı çıkma ve kötüniyetli iktisabın ispat yükü → ret

İddia: İstinaf eden davalı, dava konusu çekleri ciro silsilesi içinde iktisap ettiğini savunmuştur.

Gerekçe: Çek istirdadı davalarında davacı; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle ya da iktisapta ağır kusurla edindiğini kanıtlamalıdır. Somut olayda çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığı kabul edilmekle birlikte, davalının bunları bilerek veya ağır kusurla iktisap ettiği ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddi gerekir; ilk derece mahkemesinin kabul kararının kaldırılması yerindedir (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi).

Emsal değeri

Çek istirdadı davasında davalının kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisabının ispat yükünün davacıda olması bakımından emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı yetkili hamil rıza dışı çıkma kötüniyet / ağır kusur ispat yükü

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5577 E.  ,  2021/4175 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.07.2018 tarih ve 2015/859 E- 2018/830 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.05.2020 tarih ve 2018/2374 E- 2020/466 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada müvekkilinin alacağına karşılık dava dışı Topsan Şirketinden teslim aldığı çeklerin 01.04.2015 tarihinde çalındığını ve zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, çekler ile ilgili ödeme yasağı kararı verildiğini, davalı tarafça ... seri numaralı çek için İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/29067 E. sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davalının meşru hamil olmadığını, bu nedenle takip dosyasına yatırılan veya yatırılacak olan bedellerin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına, % 20'den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise aynı nedenlerle ... seri numaralı çek için yapılan İstanbul 20.

İcra Müdürlüğü'nün 2015/29067 sayılı takip dosyasına yatırılan veya yatırılacak olan bedellerin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına ile % 20'den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin çekleri ciro silsilesi içinde iktisap ettiğini savunarak davaların reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davalarda davalının çekleri kendisinden önceki ciranta olan Topsan Şirketi ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden aldığını bildirmediği gibi beyaz ciro ile üçüncü bir başka kişiden aldığını da bildirmediği, davacı tarafın ise kendi ve ciranta Topsan Şirketi defterinden ticari ilişkiye istinaden çekleri aldığının anlaşıldığı, bu halde asıl ve birleşen davada davacının yasal hamilken çekleri zayi ettiğini ispatladığına göre asıl ve birleşen davada davalının iyiniyet iddiasında bulunabilmesi açısından çekleri kimlerden ne şekilde aldığını bildirmesi gerektiği, ancak aydınlatıcı bilgi sunulmadığı bu halde asıl ve birleşen davada davalının iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalara konu çeklerin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, çek istirdatı davalarında davacının çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalara konu çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığının kabulü gerektiği, davacının rıza hilafına elinden çıkan çeklerin davalı tarafından bilerek veya ağır kusurlu olarak iktisap edildiğinin ispat edilememesi nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına,

28.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670283200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2374 E. 2020/466 K.

Çek istirdatı davasında ispat yükünün davacıda olması

Gerekçe özeti

Çek istirdatı davasında davacı; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispatlamak zorundadır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki hangi şekilde edindiğini açıklama yükümlülüğü yoktur; bu yükümlülüğün varsayılması çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Geçerli bir ciro silsilesiyle çeki elinde bulunduran hamil, kötüniyeti ispatlanmadıkça yetkili hamil sayılır; davalının açıklama yapmamış olması tek başına kötüniyet göstergesi değildir.

Emsal değeri

Çek istirdatı davalarında ispat yükünün davacıda olduğu ve davalının çeki edinme nedenini açıklama yükümlülüğünün bulunmadığı; bu yükümlülüğün getirilmesinin çekin mücerretlik ilkesine aykırı olacağı yönündeki değerlendirme, benzer çek istirdatı uyuşmazlıklarında ikna edici (bağlayıcı olmayan) emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: çek istirdatı meşru hamil mücerretlik ilkesi imzaların istiklali prensibi beyaz ciro ispat yükü kötüniyet/ağır kusur aktif dava ehliyeti taraf sıfatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2374

KARAR NO 2020/466

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/07/2018

NUMARASI 2015/859 Esas 2018/830 Karar

BİRLEŞEN DOSYA İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/862 Esas 2015/597 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/05/2020

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin hükmün asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekilinin asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari alım satım neticesinde alacaklı olduğu ... San.ve Tic.Ltd.Şti. firmasından alacağına mahsuben dava konusu çekleri teslim aldığını,çeklerin 01.04.2015 tarihinde çalındığını, dolayısı ile çeklerde müvekkil şirketin cirosu bulunmadığını, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/372 E.sayılı dava dosyası ile çeklerin zayi nedeniyle iptali davası açıldığını, çekler ile ilgili ödeme yasağı kararı verildiğini, icra dosyasına konu çekin çalıntı olması nedeniyle davalı taraf meşru hamil olmadığını ve tüm bu nedenlerle İstanbul ....İcra Müdürlüğü’nün ... E.ve İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına yatırılan veya yatırılacak olan bedellerin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatı ile taraflarına ödenmesine, %20’den az olmamak kaydı ile müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin, takibe konu edildiği icra dosyasında davacının taraf olmadığından icra dosyasında ödenen para için istirdat davası açma hak ve ehliyeti olmadığını, bu yönüyle davacının taraf sıfatı olmadığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirket dava konusu çeki ciro silsilesi içinde iktisap etmiş meşru hamil olduğunu, davacının davasını ispat edebilmesi için müvekkilinin kötü niyetini ve ağır kusurunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru ve kötü niyeti olmadığını, davacının yine aynı olay ile ilgili İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/862 Esas sayılı dosyasında istirdat davası açtığı ve tedbir talebinde bulunduğunu, söz konusu dava dosyasının huzurdaki bu dosya ile birleştiğini ve söz konusu mahkemenin davacının tedbir talebini reddettiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, %20’den az olmamak kaydı ile müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davaya konu çekleri kendinden önceki ciranta olan ...San.ve Tic.Ltd.Şti'de aralarındaki ticari ilişki nedeniyle aldığını bildirmediği gibi beyaz ciro ile üçüncü bir başka kişiden aldığını da bildirmediği, davacı yan davaya konu çeklerin alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre yasal hamilken zayi ettiğini ispatladığına göre davalı yanın iyi niyet iddiasında bulunabilmesi açısından çeklerin çalıntı çek olma ihtimalinin de yüksek olduğu da dikkate alınarak davaya konu çekleri kimlerden ne şekilde aldığını bildirmesi gerektiği, aksi halde davacıdan çekleri çalan tarafın hukuken korunmayacak bir nedenle sebepsiz olarak zenginleşeceği ve davalının da bu konuda mahkemeyi aydınlatıcı bilgi sunmadığı için sorumlu olacağı ve iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen dava yönünden davaların kabulü ile çeklerin istirdatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu çeklerin konu edildiği icra takiplerinde davacının taraf olmadığını, bu nedenle istirdat davası açma hakkı ve ehliyeti bulunmadığını ve taraf sıfatı bulunmadığını, davalı müvekkilinin davaya konu çeklerin ciro silsilesi içerisinde iktisab ettiğini ve meşru hamil olduğunu ,davalının kötü niyeti ve ağır kusurunu davacının ispat etmesi gerektiğini dosyada sunulan dellilerle kötüniyetin ispat edilemediğini, mahkemece davalı şirkete davaya konu çeki ne şekilde elde geçirdiğini açıklaması için süre verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü olmadığını, aksi halin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesi ve tedavül kabiliyetini ortadan kaldırdığını belirterek İstinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava ; davaya konu çeklerin yetkili ve meşru hamili olduğunun tespiti ile çekin istirdatı istemine ilişkindir.Mahkeme asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ,karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda davaya konu çeklerin ciro silsilesinde davacının ismi bulunmasa da TTK 595/2 maddesi uyarınca lehine ciro yapılanın gösterilmesi zorunluluğu bulunmayıp davacı ile davalıdan önceki ciranta ....Ltd.Şti' nin ticari defterlerine göre çeklerin aralarındaki ticari ilişki uyarınca davacıya verildiğinin tespit edilmesine göre davacının çekleri ....Ltd.Şti'den beyaz ciro ile devraldığı ve davacının çeklerle ilgili zayii nedeniyle iptal davası açması ve kolluğa şikayette bulunmasına göre, davaya konu çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığının kabulü gerekir.

Buna göre rızası dışında elinden çıkan çekler yönünden davacının çek istirdatı davası açmakta taraf sıfatı (aktif dava ehliyeti)ve hukuki yararı bulunduğu görülmüştür.Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı şirket ile ya da davalıdan önceki davadışı ciranta ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmaması ve ispat külfeti üzerinde olmadığından çeki ne şekilde iktisap ettiğini açıklama yükümlülüğü bulunmayan davalının açıklamada bulunmamaması da çeki kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmez. İmzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır. Açıklanan nedenlerle mahkemece davalının, Türk Ticaret Kanunu'nun 792.

maddesi uyarınca davalının çeki kötü niyetli olarak, davacının elinden rıza hilafına çıktığını bilerek ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispat edilememesi nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden mahkemece ispat yükü tersine çevrilerek yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlenrime ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/859 Esas 2018/830 Karar sayılı 17/07/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Asıl ve birleşen davanın REDDİNE" İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "1-Asıl dava yönünden; alınması gerekli 54,40 TL harcın ; davacı tarafından peşin yatırılan 861,56-TL ve 239,-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.100,56-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.046,16-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 9.183,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine 2-Birleşen dava yönünden;

alınması gerekli 54,40 TL harcın ; davacı tarafından peşin yatırılan 956,08-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 901,68-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 8.077,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan toplam 1.817,63- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 60,50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.