Adi ortaklık davasında zorunlu dava arkadaşlığı ve taraf teşkili eksikliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3019 E. 2021/4236 K. · · İlk derece: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Adi ortaklık adına üçüncü kişilere karşı açılacak dava, bütün ortaklarca birlikte açılmalıdır (ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı); ortaklardan bir kısmının açtığı davada, eksik ortakların katılımı için verilen kesin süre içinde taraf teşkili sağlanmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Adi ortaklık davasında zorunlu dava arkadaşlığı ve taraf teşkili → ret
İddia: Adi ortaklardan ikisi olan davacılar, adi ortaklığın davalıya borcu bulunmadığının tespitini ve kötü niyetli takip tazminatını talep etmiştir.
Gerekçe: Adi ortaklık tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak davalar bütün ortaklar tarafından açılmalıdır; ortaklar arasında zorunlu (mecburi) dava arkadaşlığı vardır. Davaya katılmayan ortaklar bakımından taraf/dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi için verilen kesin süre içinde bu eksiklik giderilmediğinden, dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmelidir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).
Emsal değeri
Adi ortaklıkta zorunlu dava arkadaşlığı ve taraf teşkili eksikliğinin dava şartı yokluğu sonucunu doğurması bakımından emsal.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- taraf/dava ehliyeti (adi ortaklıkta zorunlu dava arkadaşlığı ile taraf teşkili)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi ortaklık↗ zorunlu (mecburi) dava arkadaşlığı↗ taraf ehliyeti / dava şartı↗ kesin süre↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3019 E. , 2021/4236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.03.2018 tarih ve 2016/1279 E. - 2018/179 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.05.2019 tarih ve 2018/1789 E. - 2019/637 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketlerin Aydınlı-Metal Yapı-Arke-Vizyonlife Adi Ortaklığı’nın adi ortaklarından ikisi olduğunu, adi ortaklık ile davalı şirket arasında 09.02.2013 tarihinde Koru Florya Projesi Beyaz Eşya Ankastre cihazları tedarik sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeye göre davalı şirketin beyaz eşya ve ankastre cihazların temini işini üstlendiğini, sözleşme devam ederken davalı şirketin adi ortaklığa karşı İstanbul 18. İcra Dairesi’nin 2016/36012 esas sayılı dosyasından cari hesap alacağı adı altında icra takibi başlattığını, her bir adi ortağa ayrı ayrı ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrine davacı şirketler tarafından sehven itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, haciz baskısı altında dosya borcunun tamamının ödendiğini, adi ortaklığın borcunun bulunmadığını iddia ederek davacıların davalıya borcunun bulunmadığının tespitine ve kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, adi ortaklık tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların, bütün ortaklar tarafından açılması gerektiği, ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu, davaya katılmayan adi ortaklar bakımından taraf ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa süre verildiği, ancak davacı tarafın süresinde bu eksikliği gideremeyeceğini beyan ettiği ve gidermediği gerekçesiyle davanın, dava ehliyetine yönelik dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın adi ortaklardan ikisi tarafından açıldığı, diğer ortakların davaya katılması için verilen kesin sürede taraf teşkilindeki eksikliğin giderilmediği, bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670226000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz