6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bedelsiz terkin edilen intifa için ivaz iadesi istenemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5055 E. 2021/4244 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

İntifa hakkını resmi terkin işleminde bedelsiz olarak terkin ettiren hak sahibi, o hak için önceden ödediği ivazın (yararlanamadığı süreye düşen kısım dahil) iadesini isteyemez.

Ele alınan sorunlar

Bedelsiz terkin edilen intifa hakkı için ivaz iadesi istenememesi → ret

İddia: Davacı, peşin ivaz ödeyerek tesis ettiği 15 yıllık intifanın yaklaşık 10 yıllık kısmını kullanamadan terkin ettiğini, yararlanamadığı süreye karşılık gelen ivazın iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tapu müdürlüğünün resmi tescil istem belgesinde davacı, intifa hakkının terkinini bedelsiz olarak talep etmiş ve terkin bu şekilde gerçekleştirilmiştir. İntifa hakkını bedelsiz olarak terkin ettiren kişi, o hak için ödediği ivaz bedelinin (yararlanamadığı süreye düşen kısım dahil) iadesini talep edemez (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).

Emsal değeri

İntifa hakkının bedelsiz terkininde ivaz iadesinin istenemeyeceği bakımından emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
intifa hakkı ivaz iadesi bedelsiz terkin

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5055 E.  ,  2021/4244 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.04.2018 tarih ve 2016/644 E. - 2018/360 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1524 E. - 2019/1397 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların murisi... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini ve murise 09.07.2007 tarihli fatura karşılığında 260.378,80-TL intifa avazı ödemesi yapıldığını, ayrıca davacı ile muris arasında bayilik ilişkisi de bulunduğunu, ancak davalıların talebi ve Rekabet Kurulu kararları gereği taşınmaz üzerindeki intifanın davacı tarafından terkin edildiğini, davacının ivazını peşin olarak ödediği 15 yıllık intifanın yaklaşık 10 yıllık kısmını kullanamadığını, davacının yararlanamadığı süreye karşılık gelen kısmın iadesi gerektiğini, belirterek 159.836,76-TL ivaz iade alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve KDV’siyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı talebinin haksız olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını, zira intifa süresinin 5 yıllık yapılması gerektiğini bilmesine rağmen 15 yıllık yaparak ve isteyerek intifa bedelini ödediğini, dolayısıyla davalılara yüklenecek kusur bulunmadığını, davalıların davacıya böyle bir borçlarının olmadığını, davacının intifayı terkin etmekle borç ilişkisinin olmadığının görüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Silivri Tapu Müdürlüğü'nün 17.09.2012 tarihli ve 14042 yevmiye sayılı intifa hakkının terkinine ilişkin resmi tescil istem belgesinde davacının intifa hakkının terkinini bedelsiz olarak talep ettiği ve bu şekilde terkin işleminin yapıldığı, Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere davacının bedelsiz olarak terkin ettiği intifa hakkı için ivaz bedelinin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670218100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1524 E. 2019/1397 K.

Bedelsiz terkin edilen intifa hakkında kalan ivaz bedeli talep edilemez

Gerekçe özeti

İntifa hakkı sahibinin, hakkını resmi terkin talebinde açıkça bedelsiz olarak terkin ettiğini beyan etmesi ve terkin sonrasında taşınmaz üzerinde üçüncü kişi lehine yeni bir intifa hakkı tesis edilmiş olması halinde, bu terkinin bedelsiz nitelikte olduğu kabul edilir ve intifa hakkı sahibi, hakkın kullanılamayan bakiye süresine isabet eden ivaz bedelinin iadesini talep edemez. Ayrıca, tarafın alacak talep hakkının varlığı gibi hukuki bir hususun yeminle ispatı mümkün olmadığından, mahkemenin bu konuda yemin deliline ilişkin hatırlatma yapmaması usule aykırılık oluşturmaz.

Emsal değeri

Terkin talep belgesindeki 'bedelsiz' ibaresinin ve terkin sonrası üçüncü kişi lehine yeni intifa hakkı tesisinin, intifa hakkı sahibinin bakiye ivaz bedeli talebini engellediğine ilişkin değerlendirme, benzer intifa ivazı iadesi taleplerinde yol gösterici niteliktedir. BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edici olup bağlayıcı içtihat niteliği taşımaz.

Kavramlar: intifa hakkı ivaz iadesi bedelsiz terkin yemin delili çıplak mülkiyet

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1524

KARAR NO 2019/1397

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/04/2018

NUMARASI 2016/644 E.-2018/360 K.

DAVA

Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2019

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, davalıların murisi Necmi Küçükoğlu adına kayıtlı taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 03.07.2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini ve murise 09.07.2007 tarihli fatura karşılığında 260.378,80-TL intifa avazı ödemesi yapıldığını, ayrıca müvekkili ile muris arasında bayilik ilişkisi de bulunduğunu, ancak davalıların talebi ve Rekabet Kurulu kararları gereği taşınmaz üzerindeki intifanın müvekkilince 17.09.2012 tarihinde terkin edildiğini, müvekkilinin ivazını peşin olarak ödediği 15 yıllık intifanın yaklaşık 10 yıllık kısmını kullanamadığını, müvekkilinin yararlanamadığı süreye karşılık gelen kısmın iadesi gerektiğini, 30.05.2016 tarihinde davalı ...’nun müvekkili nezdindeki 10.000-TL bedelli banka teminat mektubunun tazmin edildiğini, buna göre müvekkilinin bakiye alacağının 159.836,76-TL olduğunu ileri sürerek 159.836,76-TL ivaz iade alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve KDV’siyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili,4054 sayılı yasanın 56.m. gereğince anlaşmanın 5 yılı aşan kısmının geçersiz olması nedeniyle davacı talebinin haksız olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını,zira intifa süresinin 5 yıllık yapılması gerektiğini bilmesine rağmen 15 yıllık yaparak ve isteyerek intifa bedelini ödediğini, dolayısıyla müvekkillerine yüklenecek kusur bulunmadığını, müvekkillerinin davacıya böyle bir borçlarının olmadığını, zira davacı intifayı terkin etmekle borç ilişkisinin olmadığının görüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar murisi adına kayıtlı taşınmazda davacı lehine 15 yıl süre ile 03/07/2007 tarihinde intifa hakkı tescil edildiği, intifa ivaz bedeli olarak davacı tarafından davalıar murisine 260.378,80 TL ödeme yapıldığı, davacının intifa hakkını Rekabet Kurulu'nun kararı nedeniyle 17/09/2012 tarihinde terkin ettiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının intifa hakkının erken terkini nedeniyle 15 yıl için ödediği bedelin karşılıksız kalan kısmını davalılardan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı, Silivri Tapu Müdürlüğünün 17/09/2012 tarihli ve 14042 yevmiye sayılı intifa hakkının terkinine ilişkin resmi tescil istem belgesinde davacının intifa hakkının terkinini bedelsiz olarak talep ettiği ve bu şekilde terkin işleminin yapıldığı, Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere davacının bedelsiz olarak terkin ettiği intifa hakkı için ivaz bedelinin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davalı tarafça intifanın bedelsiz terkin edildiği yönünde bir savunma yapılmadığını,2-Müvekkilinin intifanın terkini için vekaletname ile yetkilendirdiği kişinin davalı ... olduğunu, resmi senetteki “bedelsiz” ibaresinin anlamının “intifa hakkımdan kuru mülkiyet malikleri lehine feraget ediyorum” olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yani bedelsiz olan işin terkin işlemi olduğunu, müvekkilinin intifa terkini karşılığında bir bedel almadığını,3-Bilirkişi raporu ile alacağın varlığının teyit edildiğini,4-Delilleri arasında yemin bulunmasına rağmen taraflarına bu hakkı kullanmak üzere süre verilmediğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı lehine intifa hakkı tesis edilmiş taşınmaza ilişkin yapılan intifa bedeli ödemesinin Rekabet Kurulu’nun kararı gereği intifa hakkının terkin tarihinden sonraya isabet eden kullanılamayan kısmının iadesi istemine ilişkindir.Davalı taraf, davacıya böyle bir borçlarının olmadığını, davacı intifayı terkin etmekle borç ilişkisinin olmadığının görüleceğini savunmuş, ilk derece mahkemesince intifa hakkının bedelsiz terkin edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İntifa hakkının bedelsiz olarak terkin edilmesi halinde, davacı, bakiye süreye ilişkin intifa hakkı bedeli isteyemeyecektir. Dosya kapsamında mevcut 17.09.2012 tarihli 14042 sayılı belge incelendiğinde, belgenin davacıya vekaleten ...

talebi ile düzenlendiği, “Yapılan İstem” kısmında “Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki ...A.Ş.’nin lehdarı olduğu intifa hakkının tamamından bedelsiz olarak, çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim.” yazılı olduğu görülmüş, taşınmaza ait güncel tapu kaydı incelendiğinde, 17.09.2012 tarihinde davacı lehine olan intifa hakkının terkin edilerek dava dışı akaryakıt firması lehine yeni bir intifa hakkı kurulduğu görülmüştür. Bu durumda intifa hakkının bedelsiz olarak terkin edildiğinin kabulü gerekmiştir. Davacı yemin deliline dayanmış ise de, somut olayda davacının alacak talep hakkı olup olmadığı hususu yeminle ispatı mümkün bir husus olmadığından, ilk derece mahkemesince yemin delilinin hatırlatılmamış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.O halde ilk derece mahkemesince davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.