6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotek

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5008 E. 2021/3451 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketim ödüncü (karz) vade farkı ipotek limiti intifa hakkı kar mahrumiyeti ipoteğin fekki ipoteğin paraya çevrilmesi kefalet sözleşmesi tahsilde tekerrür itirazın iptali davası kâr mahrumiyeti bayilik sözleşmesi muacceliyet ipotek kefalet iptal davası işlemiş faiz vade temerrüt faizi bilirkişi incelemesi geçersizlik taahhütname ihtarname asıl alacak inkar tazminatı temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK · HMK · TBK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesi’nce, ipotek borçlusu ... tarafından Aytemiz A.Ş. aleyhine Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış olan intifa hakkının kaldırılması, ipoteğin fekki ve kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti davasında mahkemece davacının ipoteğin fekki talebinin reddine, dava konusu kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verdiği, hükmün taraflarca temyiz edildiği, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2015/15270 esas ve 2016/2520 karar sayılı ilamı ile davalı ... tarafından davacı ... aleyhine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, davacının bayiye sattığı faturalı ürünlerin ödenmeyen tutarlarından 907.241,91 TL, madeni yağ alımından 1.120,00 TL, gayri maddi hak olarak 354.000,00 TL, nakit krediden 335.450,00 TL olmak üzere toplam 1.597.812,82 TL asıl alacak, işlemiş faiz ve vade farkı ile birlikte toplam 2.250.616,73 TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe geçtiği, alınan bilirkişi raporu ile davacının takibe konu ettiği alacaklarının belirlendiği, belirlenen miktarların ipotek limitinin üzerinde olduğu, yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü’nün 2012/25964 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte davalı hakkındaki takibin ipotek bedeli olan 1.000.000,00 TL üzerinden devamına, davacı yararına takdir olunan % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ...Ş. tarafından davalı ve dava dışı ... ve ...’e noter aracılığı ile gönderilen 30.11.2012 tarihli ihtarnamede, muhatap ...-Akdağ Petrol’ün satın aldığı akaryakıt vs. ürün bedellerinden doğan 03.12.2012 tarihi itibariyle 907.241,91 TL ve kendisine ödenen nakit kredi (tüketim ödüncü) tutarından kaynaklanan 335.450,00 TL borcun, sözleşme uyarınca hesaplanacak aylık % 5 vade farkı ve temerrüt faizi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödemenin bu süre içerisinde muhataplar tarafından yapılmaması halinde, ürün ikmalinin durdurulacağı, alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin başlatılacağı, yine aynı süre içerisinde ödemenin yapılmaması halinde bayilik sözleşmesinin feshedilerek, 300.000,00 TL+KDV gayri maddi hak bedeli ile kar mahrumiyeti ve diğer alacak ve tazminatları talep etmek ve bu nedenlerle de icra takibine başlamak haklarının ayrıca saklı tutulduğu bildirilmiş, akabinde 25.12.2012 tarihinde İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü’nün 2012/25964 esas sayılı dosyasında 354.000,00 TL gayri maddi hak bedeli, 335.450,00 TL nakit kredi, 907.241,91 TL akaryakıt alımından doğan borç ve 1.120,91 TL madeni yağ alımından doğan borç için davalı ve dava dışı ... ve ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibi başlatılmıştır. Bilahare davalı ve dava dışı ... ve ...’e noter aracılığı ile gönderilen 15.02.2013 tarihli ihtarnamede, muhatap ...’ın borçlarını ödememesi ve taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle bayilik sözleşmesinin feshedildiği, 19.12.2012 tarihi itibariyle ürün bedellerinden doğan 907.241,91 TL borcun sözleşme uyarınca aylık % 5 üzerinden hesaplanacak vade farkı ile, nakit krediden (tüketim ödüncünden) doğan 335.450,00 TL borcun % 36,5 faizi ile 354.000,00 TL gayri maddi hak bedelinin % 36,5 oranında faizi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödemenin bu süre içerisinde yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağı ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi vs. yasal işlemlere devam edileceği bildirilmiştir. Açıklanan bu safahat içerisinde davacının, davalı ve dava dışı şahıslar hakkında eldeki davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattıktan sonra 15.02.2013 tarihinde noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile takibe konu alacaklar için yeni bir atıfet süresi tanıdığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde yeni bir atıfet süresi tanınmış olduğundan icra takibine konu alacaklar, takip tarihi itibariyle muaccel değildir. Eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunduğu, takibe konu alacakların takip tarihi itibariyle muaccel olmadıkları ve bu sebeple davacı tarafından talep edilemeyecekleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5008 E.  ,  2021/3451 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.05.2017 tarih ve 2013/543 E- 2017/448 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.03.2019 tarih ve 2018/583 E- 2019/458 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2021 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirketin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 3/b maddesi uyarınca EPDK'dan dağıtıcı lisansı alarak, bu kanunun 7. maddesinde belirlenen dağıtım faaliyetini sürdürdüğünü, davacı şirket ile "... - Akdağ Petrol" arasında 29.07.2011 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bayiye düzenlenen faturalar üzerinde fatura bedelinin ödenmesi gereken tarihin yazılı olduğunu, davacı ...'in bayi ...-Akdağ Petrol ile akdettiği bayilik sözleşmesine istinaden doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı olarak davalı ...'un maliki olduğu ve tapuda "Antalya İli, Manavgat İlçesi, ...Köyü, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı şirket adına 1. derecede, 1.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, bayinin satın aldığı akaryakıt ve madeni yağ bedellerini ödemediğini, borçların ödenmemesi ve taahhütlerin yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmenin fesih edildiğini, alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Kadıköy 7.

İcra Müdürlüğü’nün 2012/25964 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek davalının taşınmazında tesis edilen ipoteğin üst sınır ipoteği ve tutarının 1.000.000,00 TL olması nedeniyle ipotek bedeli olan 1.000.000,00 TL bakımından itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, resmi senetle ipotek hakkı verilmesinin eski BK ve sözleşmenin devamı sırasında yürürlüğe giren yeni TBK bakımından geçerli olmadığını, davacının talebinin yargılamayı gerektirdiğini, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, ipotek borçlusu ... tarafından Aytemiz A.Ş. aleyhine Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış olan intifa hakkının kaldırılması, ipoteğin fekki ve kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti davasında mahkemece davacının ipoteğin fekki talebinin reddine, dava konusu kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verdiği, hükmün taraflarca temyiz edildiği, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2015/15270 esas ve 2016/2520 karar sayılı ilamı ile davalı ... tarafından davacı ... aleyhine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, davacının bayiye sattığı faturalı ürünlerin ödenmeyen tutarlarından 907.241,91 TL, madeni yağ alımından 1.120,00 TL, gayri maddi hak olarak 354.000,00 TL, nakit krediden 335.450,00 TL olmak üzere toplam 1.597.812,82 TL asıl alacak, işlemiş faiz ve vade farkı ile birlikte toplam 2.250.616,73 TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe geçtiği, alınan bilirkişi raporu ile davacının takibe konu ettiği alacaklarının belirlendiği, belirlenen miktarların ipotek limitinin üzerinde olduğu, yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere İstanbul Anadolu 7.

İcra Müdürlüğü’nün 2012/25964 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte davalı hakkındaki takibin ipotek bedeli olan 1.000.000,00 TL üzerinden devamına, davacı yararına takdir olunan % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ...Ş. tarafından davalı ve dava dışı ... ve ...’e noter aracılığı ile gönderilen 30.11.2012 tarihli ihtarnamede, muhatap ...-Akdağ Petrol’ün satın aldığı akaryakıt vs. ürün bedellerinden doğan 03.12.2012 tarihi itibariyle 907.241,91 TL ve kendisine ödenen nakit kredi (tüketim ödüncü) tutarından kaynaklanan 335.450,00 TL borcun, sözleşme uyarınca hesaplanacak aylık % 5 vade farkı ve temerrüt faizi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödemenin bu süre içerisinde muhataplar tarafından yapılmaması halinde, ürün ikmalinin durdurulacağı, alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin başlatılacağı, yine aynı süre içerisinde ödemenin yapılmaması halinde bayilik sözleşmesinin feshedilerek, 300.000,00 TL+KDV gayri maddi hak bedeli ile kar mahrumiyeti ve diğer alacak ve tazminatları talep etmek ve bu nedenlerle de icra takibine başlamak haklarının ayrıca saklı tutulduğu bildirilmiş, akabinde 25.12.2012 tarihinde İstanbul Anadolu 7.

İcra Müdürlüğü’nün 2012/25964 esas sayılı dosyasında 354.000,00 TL gayri maddi hak bedeli, 335.450,00 TL nakit kredi, 907.241,91 TL akaryakıt alımından doğan borç ve 1.120,91 TL madeni yağ alımından doğan borç için davalı ve dava dışı ... ve ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibi başlatılmıştır. Bilahare davalı ve dava dışı ... ve ...’e noter aracılığı ile gönderilen 15.02.2013 tarihli ihtarnamede, muhatap ...’ın borçlarını ödememesi ve taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle bayilik sözleşmesinin feshedildiği, 19.12.2012 tarihi itibariyle ürün bedellerinden doğan 907.241,91 TL borcun sözleşme uyarınca aylık % 5 üzerinden hesaplanacak vade farkı ile, nakit krediden (tüketim ödüncünden) doğan 335.450,00 TL borcun % 36,5 faizi ile 354.000,00 TL gayri maddi hak bedelinin % 36,5 oranında faizi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödemenin bu süre içerisinde yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağı ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi vs.

yasal işlemlere devam edileceği bildirilmiştir. Açıklanan bu safahat içerisinde davacının, davalı ve dava dışı şahıslar hakkında eldeki davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattıktan sonra 15.02.2013 tarihinde noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile takibe konu alacaklar için yeni bir atıfet süresi tanıdığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde yeni bir atıfet süresi tanınmış olduğundan icra takibine konu alacaklar, takip tarihi itibariyle muaccel değildir. Eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunduğu, takibe konu alacakların takip tarihi itibariyle muaccel olmadıkları ve bu sebeple davacı tarafından talep edilemeyecekleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalının temyizi ile BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/669831900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.