Menfi Tespit ve İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3920 E. 2021/4375 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harca esas değer↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ usuli kazanılmış hak↗ tespit davası↗ kazanılmış hak↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, uyulan bozma ilamının davalı ... yararına İİK'nın 72/4. maddesine göre tazminata hükmedilmesine ilişkin olduğu, diğer hususlar bakımından usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı ...’in tazminat talebinin kabulü ile; dava konusu 169.414,00 TL alacağın %40’ı oranında 67.765,60 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, takipten önceki sebeplere dayalı olarak açılan takip konusu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti davası olup, mahkemece İİK'nın 72/4 maddesince davalı yararına hükmolunan icra inkar tazminatının takipteki asıl alacak bedeli olan 150.000.- TL yerine, davacının dava açarken belirttiği harca esas değer üzerinden ve davacı aleyhine olacak şekilde hesaplanması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık tespiti | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2475 E. 2022/5437 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · alacak davası · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalı şirkete karşı açılan 41.414,64 Euro’ya yönelik dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», bakiye talep ve davalı ...’a yönelik davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı 41.414,64 Euro yönünden «kesin» hüküm teşkil etmekte olup Bölge Adliye Mahkemesince davacının davalı şirkete karşı açtığı davanın 41.414,64 Euro’luk kısmının dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», bakiye kısım ve davacının davalı ...’a karşı açtğı dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümü hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğ …
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında olduğu, bu itibarla «kesin» hüküm ve sair hususların tartışılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümü hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine 41.414,64 Euro miktarlı «alacak davası» açmış, bu dava reddedilmiş ve bu ret kararı kesinleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/247 E. 2018/7136 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; 128.414 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3920 E. , 2021/4375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.05.2019 tarih ve 2018/310-2019/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, icra takibine konu edilen iki adet bononun davacı tarafından keşide edilerek davalı ...'nın yetkili olduğu davadışı şirkete verildiğini, ancak bononun bedelsiz olduğunu, bu konuda davacı tarafından bonoların lehtarı olan davadışı şirkete yönelik açılan menfi tespit davasının emsal teşkil ettiğini, en son hamil diğer davalı ...'in ise kötüniyetli olarak bonoları ciro yoluyla teslim aldığını belirterek, icra takibine konu iki adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile takip dosyasına yapılan 19.414.- TL'nin faiziyle birlikte davalı ...'den istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının dayandığı emsal kararda davalının taraf olmadığını ve davalıyı bağlamayacağını, davacının iddialarının davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, uyulan bozma ilamının davalı ... yararına İİK'nın 72/4. maddesine göre tazminata hükmedilmesine ilişkin olduğu, diğer hususlar bakımından usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı ...’in tazminat talebinin kabulü ile; dava konusu 169.414,00 TL alacağın %40’ı oranında 67.765,60 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, takipten önceki sebeplere dayalı olarak açılan takip konusu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti davası olup, mahkemece İİK'nın 72/4 maddesince davalı yararına hükmolunan icra inkar tazminatının takipteki asıl alacak bedeli olan 150.000.- TL yerine, davacının dava açarken belirttiği harca esas değer üzerinden ve davacı aleyhine olacak şekilde hesaplanması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/669828800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz