6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5058 E. 2021/4245 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis kar mahrumiyeti hmk 307 kâr mahrumiyeti bayilik sözleşmesi cezai şart protokol feragat yargılama gideri yetkisizlik kararı vekalet ücreti ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 5236 · HMK — HMK 307

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, kâr mahrumiyeti kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar oluşturulmasına yer olmadığı, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı halinde davacının cezai şart alacağı talep edebileceği taraflar arasında akdedilen 07.06.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin 26/II. maddesi ve aynı tarihli bayilik sözleşmesi/ilişkisi hakkında protokolün 5. maddesi ile kararlaştırılmış olduğu, kar mahrumiyeti yönünden hükme esas alınan raporda ve daha önce alınan bilirkişi raporunda davacının cezai şart isteyebileceği yönünden görüş bildirilmiş olduğu, raporda istenilebilecek azami cezai şart miktarının 1.000.000.- TL olarak belirlendiği de dikkate alınarak, bu miktar üzerinden dava tarihindeki kura göre USD cinsinden ( 26/10/2010 tarihindeki USD kuru: 1.4223 TL olup 1.000.000/1.4223= 703.086,54 USD) cezai şarta hükmolunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiş ise de, davalı vekili tarafından ibraz edilen 22.04.2021 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Temyiz eden davalı vekili tarafından ibraz edilen dosyada mevcut vekaletname örneği incelendiğinde vekile temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür. HMK’nın 307. maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz isteminin usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyizi yönünden; davacı, davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan 1.250.000 USD cezai şartın tahsilini istemiştir. Mahkemece talep edilebilecek cezai şart tutarının 1.250.000 USD olduğu belirlenmiş, ancak takdir hakkı kullanılarak cezai şart miktarında indirim yapılarak 703.086,54 USD cezai şartın tahsiline karar verilmiştir. Sözleşme ile tayin edilen cezai şartın tahsilini isteme hakkına sahip olan davacının açtığı dava sonucunda cezai şartın hakim tarafından fahiş görülerek tenkis edilmesi halinde tenkis edilen miktardan dolayı davacı yan aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilemez. Zira tutarı takdire bağlı olan cezai şartta hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağının davacı tarafından bilinmesi mümkün değildir. Tenkis edilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup hükmün bozulması gerekmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5058 E.  ,  2021/4245 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2017 tarih ve 2017/451-2017/1144 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket ile bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, bayilik sözleşmesi hükümlerine rağmen davalının satışa başlaması için sözleşmedeki üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine kendisine süre verildiğini, davalı şirketin söz konusu sözleşmeleri hiçbir haklı gerekçe göstermeden ifa etmemesi ve temerrüde düşmesi nedeniyle akdedilen bayilik sözleşmesi ve buna ilişkin protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden 1.250.000 USD cezai şart ve 233.300.- TL mahrum kalınan karın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarının yersiz olduğunu, davalı ile davacı arasında bayilik hususunda görüşmeler olduğunu, davacının sözleşmeyi ifa ederek zor durumda bırakmayı amaçladığını, geçerli bir cezai şarttan bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, kâr mahrumiyeti kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar oluşturulmasına yer olmadığı, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı halinde davacının cezai şart alacağı talep edebileceği taraflar arasında akdedilen 07.06.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin 26/II. maddesi ve aynı tarihli bayilik sözleşmesi/ilişkisi hakkında protokolün 5. maddesi ile kararlaştırılmış olduğu, kar mahrumiyeti yönünden hükme esas alınan raporda ve daha önce alınan bilirkişi raporunda davacının cezai şart isteyebileceği yönünden görüş bildirilmiş olduğu, raporda istenilebilecek azami cezai şart miktarının 1.000.000.- TL olarak belirlendiği de dikkate alınarak, bu miktar üzerinden dava tarihindeki kura göre USD cinsinden ( 26/10/2010 tarihindeki USD kuru:

1. 4223 TL olup 1.000.000/1.4223= 703.086,54 USD) cezai şarta hükmolunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiş ise de, davalı vekili tarafından ibraz edilen 22.04.2021 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Temyiz eden davalı vekili tarafından ibraz edilen dosyada mevcut vekaletname örneği incelendiğinde vekile temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür. HMK’nın 307. maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz isteminin usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyizi yönünden; davacı, davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan 1.250.000 USD cezai şartın tahsilini istemiştir. Mahkemece talep edilebilecek cezai şart tutarının 1.250.000 USD olduğu belirlenmiş, ancak takdir hakkı kullanılarak cezai şart miktarında indirim yapılarak 703.086,54 USD cezai şartın tahsiline karar verilmiştir. Sözleşme ile tayin edilen cezai şartın tahsilini isteme hakkına sahip olan davacının açtığı dava sonucunda cezai şartın hakim tarafından fahiş görülerek tenkis edilmesi halinde tenkis edilen miktardan dolayı davacı yan aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilemez. Zira tutarı takdire bağlı olan cezai şartta hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağının davacı tarafından bilinmesi mümkün değildir.

Tenkis edilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup hükmün bozulması gerekmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinde "... toplam 28.813,30 TL" ibaresinden sonra gelen kısmın çıkarılarak yerine "yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesine, 6. bendinin tamamen çıkarılarak yerine "6- Davalının yaptığı 107 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına" yazılmasına, 7. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667635400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.