6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2859 E. 2021/4161 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkikat maktu vekalet ücreti cezai şart içtihadı birleştirme kararı ıslah cy/cy kaydı vekalet ücreti avans faizi temsil

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 04.02.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda “ ... Dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde ve diğer hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen ıslahın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacının ıslah talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinin altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.' nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18009 E. 2014/6930 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9460 E. 2014/16733 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6041 E. 2011/17528 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15182 E. 2010/10369 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2859 E.  ,  2021/4161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2017 tarih ve 2017/685 E. - 2017/953 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında LPG ile çalışan karayolu taşıtlar için ikmal sözleşmesi imzalandığını, davacı ile davalının akaryakıt bayiliğini yürüttüğü dava dışı Bölünmez Petrolcülük A.Ş arasındaki sözleşmede, Bölünmez Petrolcülük A.Ş'nin bir LPG dağıtım şirketine ortak olması vs hallerde muhataba 3 ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi sonlandırabileceğinin ve İpragaz'ın ise fesih tarihinden itibaren 6 aylık periyot sonunda sözleşme kapsamındaki bayilere LPG ikmalini durduracağının düzenlendiğini, Bölünmez Petrolcülük A.Ş'nin bildirimi üzerine fesih tarihinin 05.11.2010, bu tarihten itibaren 6 aylık periyot sonunun ise 05.05.2011 tarihi olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak 05.03.2011 tarihi itibariyle bayilik sözleşmesini feshettiğini belirterek toplam 9.000,00 TL'nin kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, Bölünmez Petrolcülük A.Ş'nin davacıyla yaptığı sözleşmeye göre fesih ihtarnamesi gönderdiğini, daha sonra 24.02.2011 tarihli ihtarname ile sözleşme kapsamında yer alan ve aralarında davalının işletmekte olduğu istasyonun da bulunduğu 4 şirket için dönüşüm işlemlerinin yapılmasının planlandığı ve bu nedenle de 05.03.2011 tarihi itibariyle tamamlanacak dönüşüm işlemlerine yönelik gerekli hazırlıkların yapılmasının davacıya ve müvekkiline bildirildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 04.02.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda “ ... Dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde ve diğer hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen ıslahın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K.

sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacının ıslah talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinin altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.' nın geçici 3.

maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “7.873,17 TL” rakamının çıkarılarak yerine “1.980,00 TL” rakamı yerleştirmek suretiyle hükmün düzeltilererek ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667629800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.