Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2859 E. 2021/4161 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkikat↗ maktu vekalet ücreti↗ cezai şart↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ıslah↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 04.02.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda “ ... Dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde ve diğer hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen ıslahın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının ıslah talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinin altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.' nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18009 E. 2014/6930 K.
Ortak:tahkikat · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz kararda… faya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen «ıslahın»; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL «cezai şartın» dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Davacının «ıslah» talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretinin» altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, h …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, «ıslah» «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · temerrüt tarihi · ihtar · havale · ihtarname · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9460 E. 2014/16733 K.
Ortak:tahkikat · ıslah
İncelediğiniz kararda… faya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen «ıslahın»; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL «cezai şartın» dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Davacının «ıslah» talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretinin» altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, h …
Benzer bu kararda1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar, Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
… temyizi üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu karar 11.09.2013 tarihinde davacı lehine bozulduktan sonra, davacı vekili 14.02.2014 tarihli dilekçesi ile davayı «ıslah» ederek toplam 75.000,00 TL alacağının tahsilini istemiş, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, Yargıtayca hüküm bozulduktan sonra «ıslah» yapılamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zimmet
Benzer bu kararda… ı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalı banka hesabındaki 75.000,00 TL'nin davalı bankanın personeli tarafından çekilerek «zimmetine» geçirildiği, davalı bankanın soruşturduğu kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekti …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6041 E. 2011/17528 K.
Ortak:tahkikat · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz kararda… faya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen «ıslahın»; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL «cezai şartın» dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Davacının «ıslah» talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretinin» altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, h …
Benzer bu kararda2.HMK’nun 177/1. maddesine göre «ıslah» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL «maddi tazminat» ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL «maddi tazminat» ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15182 E. 2010/10369 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda… faya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen «ıslahın»; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL «cezai şartın» dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Davacının «ıslah» talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretinin» altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, h …
Benzer bu kararda2-Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 2.000.000.000.TL. olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 18.150,00-YT.L.nın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK.nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «maddi tazminat» istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 2.000.000.000.TL. olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 18.150,00-YT.L.nın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2859 E. , 2021/4161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2017 tarih ve 2017/685 E. - 2017/953 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında LPG ile çalışan karayolu taşıtlar için ikmal sözleşmesi imzalandığını, davacı ile davalının akaryakıt bayiliğini yürüttüğü dava dışı Bölünmez Petrolcülük A.Ş arasındaki sözleşmede, Bölünmez Petrolcülük A.Ş'nin bir LPG dağıtım şirketine ortak olması vs hallerde muhataba 3 ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi sonlandırabileceğinin ve İpragaz'ın ise fesih tarihinden itibaren 6 aylık periyot sonunda sözleşme kapsamındaki bayilere LPG ikmalini durduracağının düzenlendiğini, Bölünmez Petrolcülük A.Ş'nin bildirimi üzerine fesih tarihinin 05.11.2010, bu tarihten itibaren 6 aylık periyot sonunun ise 05.05.2011 tarihi olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak 05.03.2011 tarihi itibariyle bayilik sözleşmesini feshettiğini belirterek toplam 9.000,00 TL'nin kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, Bölünmez Petrolcülük A.Ş'nin davacıyla yaptığı sözleşmeye göre fesih ihtarnamesi gönderdiğini, daha sonra 24.02.2011 tarihli ihtarname ile sözleşme kapsamında yer alan ve aralarında davalının işletmekte olduğu istasyonun da bulunduğu 4 şirket için dönüşüm işlemlerinin yapılmasının planlandığı ve bu nedenle de 05.03.2011 tarihi itibariyle tamamlanacak dönüşüm işlemlerine yönelik gerekli hazırlıkların yapılmasının davacıya ve müvekkiline bildirildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 04.02.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda “ ... Dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde ve diğer hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen ıslahın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 84. maddesinin açık hükmü dairesinde tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına ...” denmek sureti ile Yargıtay bozma kararlarından sonra ıslah yapılamayacağına karar verildiği, 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E.-2016/1 K.
sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da aynı hususun vurgulandığı, HMK.’nın 177. maddesinin birinci fıkrasında da HUMK.’na benzer şekilde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu davacı tarafça davanın ıslah edilmesi sonucunda, ıslah edilen bedel üzerinden karar verilmiş ise de ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.487,62 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının ıslah talebi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava dilekçesinde yer alan 9.000,00 TL talebin 5.487,62 TL’sinin kabul edildiği 3.512,28 TL’sinin reddedildiği dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu miktarın A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinin altına düşemeyeceği gözetilerek 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.873,17 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.' nın geçici 3.
maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “7.873,17 TL” rakamının çıkarılarak yerine “1.980,00 TL” rakamı yerleştirmek suretiyle hükmün düzeltilererek ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667629800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz