Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5047 E. 2021/4240 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu harç↗ istinaf başvurusunun reddi↗ menfi tespit davası↗ davadan feragat↗ tespit davası↗ derdestlik↗ usulden reddi↗ feragat↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi’nce, mahkemelerinin 2016/1483 esas sayılı dosyası ile eldeki davanın taraflarının, sebeplerinin ve konusunun aynı olduğu, dava tarihi itibariyle 2016/1483 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, açılan bir davada tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve taleplere göre mahkemenin davayı nitelendirmek, uygulanacak kanun maddelerini olaya göre doğru tespit etmek zorunda olduğu, bu nedenle davacının açtığı ve derdestlik itirazına uğrayan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1483 esas ve 2017/1092 karar sayılı davasının ne davası olduğunun tespit edilmesi gerektiği, istinaf üzerine celp edilen dava dilekçesi ve gerekçeli karar incelendiğinde, davacının aynı maddi vakıaları tümüyle tekrar ederek aynı senetlere ilişkin olarak senetlerin hükümsüzlüğü nedeni ile iptalini talep ettiği, maktu harç yatırdığı, senedin hükümsüzlüğü için dava dilekçesinde açıklanan maddi vakıaların menfi tespit talebi kapsamında bulunduğu, davacının dava devam ederken davadan feragat ettiği, mahkemenin feragat hükmüne göre davayı reddettiği, kararın taraflara tebliğ edildiği, anılan bu dava ile istinafa konu eldeki davanın taraflarının, konusunun, dayanılan maddi vakıalarının ve varılmak istenen gayesinin birebir aynı olduğu, feragat beyanının yapıldığı andan itibaren kesin hükmün tüm sonuçlarını doğuracağını, bu sebeple ilk derece mahkemesinin eldeki davayı kesin hüküm nedeniyle reddetmesi gerekirken derdestlik nedeniyle reddetmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1483 esas sayılı dava dosyasında senet iptali şeklinde açılan ve eldeki temyize konu dava ile tarafları, konusu ve hukuki sebebi aynı olan dava, hasımlı olarak açıldığından menfi tespit davası olarak değerlendirilmelidir. Eldeki temyize konu davanın açıldığı tarih itibariyle İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1483 esas sayılı dava dosyası derdesttir. Zira anılan dava dosyasında 25.10.2017 tarihli duruşmada davacı vekili, feragat beyanında bulunmuş, bu beyana istinaden mahkemece feragat nedeniyle red kararı verilmiştir. Dava şartlarının dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca eldeki temyize konu dava tarihi itibariyle verilmiş bir red kararı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi’nce yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5047 E. , 2021/4240 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2018 tarih ve 2017/25 E- 2018/980 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2019/1134 E- 2019/2174 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kardeşi olan davalının 23.10.2016 tarihinde davacıyı kimliği belirsiz kişilere dövdürmek suretiyle 500.000,00 TL miktarlı, 1.500.000,00 TL miktarlı, 400.000,00 TL miktarlı ve 300.000,00 TL miktarlı 4 adet bono imzalattığını, bu bonolardan ve taşınmaz satışına ilişkin imzalatılan belgelerden dolayı davacının borcunun bulunmadığının tespitine, senetlerin ve belgelerin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçek olmadığını, söz konusu iddialar nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/183078 esas sayılı dosyası ile soruşturma dosyası açıldığını, soruşturma dosyasında davacının iddia ettiği gibi olayların meydana gelmediğine dair deliller toplandığını, davacının 70 yaşında olduğunu, kafasına, karnına, kalbine yumruk atılmış olsa vücudunda morluklar oluşması gerektiğini, olayın olduğu iddia edilen 23.12.2016 tarihinde aldığı sağlık kurulu raporunda hiç bir bulguya rastlanmadığını, davacının inanılması güç mafya hikayesini ciddiye almak zorunda olan polis memurlarının davacıyı hastaneye götürdüklerini, herhangi bir darp izine rastlanmadığını, polis memurlarının davacının belirttiği yerlere gittiklerini, fakat davacının anlattığı gibi bir durumun olmadığını anladıklarında işin gerçeğini davacıya sorduklarında "kardeşime verdiğim senetleri iptal ettirebilmek için bu hikayeyi uydurdum" dediğine dair tutanak hazırladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, mahkemelerinin 2016/1483 esas sayılı dosyası ile eldeki davanın taraflarının, sebeplerinin ve konusunun aynı olduğu, dava tarihi itibariyle 2016/1483 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, açılan bir davada tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve taleplere göre mahkemenin davayı nitelendirmek, uygulanacak kanun maddelerini olaya göre doğru tespit etmek zorunda olduğu, bu nedenle davacının açtığı ve derdestlik itirazına uğrayan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1483 esas ve 2017/1092 karar sayılı davasının ne davası olduğunun tespit edilmesi gerektiği, istinaf üzerine celp edilen dava dilekçesi ve gerekçeli karar incelendiğinde, davacının aynı maddi vakıaları tümüyle tekrar ederek aynı senetlere ilişkin olarak senetlerin hükümsüzlüğü nedeni ile iptalini talep ettiği, maktu harç yatırdığı, senedin hükümsüzlüğü için dava dilekçesinde açıklanan maddi vakıaların menfi tespit talebi kapsamında bulunduğu, davacının dava devam ederken davadan feragat ettiği, mahkemenin feragat hükmüne göre davayı reddettiği, kararın taraflara tebliğ edildiği, anılan bu dava ile istinafa konu eldeki davanın taraflarının, konusunun, dayanılan maddi vakıalarının ve varılmak istenen gayesinin birebir aynı olduğu, feragat beyanının yapıldığı andan itibaren kesin hükmün tüm sonuçlarını doğuracağını, bu sebeple ilk derece mahkemesinin eldeki davayı kesin hüküm nedeniyle reddetmesi gerekirken derdestlik nedeniyle reddetmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1483 esas sayılı dava dosyasında senet iptali şeklinde açılan ve eldeki temyize konu dava ile tarafları, konusu ve hukuki sebebi aynı olan dava, hasımlı olarak açıldığından menfi tespit davası olarak değerlendirilmelidir. Eldeki temyize konu davanın açıldığı tarih itibariyle İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1483 esas sayılı dava dosyası derdesttir. Zira anılan dava dosyasında 25.10.2017 tarihli duruşmada davacı vekili, feragat beyanında bulunmuş, bu beyana istinaden mahkemece feragat nedeniyle red kararı verilmiştir. Dava şartlarının dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca eldeki temyize konu dava tarihi itibariyle verilmiş bir red kararı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi’nce yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) nolu bend uyarında davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667320400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz