6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4966 E. 2021/2543 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozmaya uyma çekin ibrazı çek hamili temel ilişki aktif husumet yokluğu bloke depo kararı aktif husumet cy/cy şerhi hamil keşideci husumet yokluğu istirdat usulden reddi çek yasal faiz menfi tespit ibraz husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek, tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın; davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı şirket yönünden ise birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle çekle yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının davalıya 20.775,57 TL borçlu gözüktüğü, bu itibarla 20.775,57 TL'yi aşan 227.614,43 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davacının davalı tarafından 30.05.2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2010/14813 sayılı dosyasında başlattığı takip dosyasına da 23.06.2010 tarihinde 46.577,00 TL ödeme yaptığı, banka tarafından bahsedilen çekin ibrazı ile arkası yazdırıldıktan sonra davacı tarafından düzeltme hakkı bağlamında çek bedelinin depo edildiğinin davalı çek hamiline bildirildiği gözetildiğinde davacının davalıya 25.801,43 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı, menfi tespit davasının devamı esnasında yapılan ödeme nedeniyle davanın yasa gereği istirdata dönüştüğünden 25.801,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik isteğin reddine, birleşen davanın usulden reddine yönelik kararın bozma dışında kalarak kesinletiğinden birleşen davaya yönelik yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılama yapılmış ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiş, Deniz Bank A.Ş.'nin 24/01/2019 tarihli yazısında 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeki Bankaya ibraz ederek karşılıksız şerhi alan çek hamili davalıya çekin keşidecisi tarafından düzeltme hakkı bağlamında çek bedelinin bloke edildiği hususunun bildirilmediği yazılı olmasına rağmen bu yazı içeriği gerekçeli kararda yanlış ifade edilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki 23/05/2009 tarihli sözleşme nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile fazladan ödenen bedelin istirdadına yöneliktir. Yargıtay ( kapatılan 19. Hukuk Dairesi'nin ) 02/07/2014 tarihli ilk bozma ilamında mahkemece taraflar arasındaki temel ilişki çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak davaya konu çeklerin ödeme amacıyla verildiği gözetilip dava tarihi itibariyle alacaklılık ve borçluluk durumunun tespitinin gerektiği belirtilmiştir. 25/10/2016 tarihli ikinci bozma ilamında ise 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeke yönelik kullanılan düzeltme hakkının takipten önce davalıya bildirilip bildirilmediği hususunun araştırılması istenilmiştir. Düzeltme hakkı kullanılan bu çeke ilişkin çek bedelinin davalı hesabına değil davacı hesabında bloke edildiği ve düzeltme hakkının kullanıldığının davalıya bildirilmediği 24/01/2019 tarihli banka yazısından anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından dava tarihi itibariyle davalının ödenmeyen çek bedellerinden kalan alacağının 122.775,57 TL olduğu, dava tarihinden sonra yapılan çek ödemeleri ile davalının bakiye 20.775,57 TL alacağının kaldığı, buna göre davacının 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çek yönünden 20.775,57 TL borçlu, bakiyesi 15.224,43 TL yönünden ise borçlu olmadığının anlaşıldığı, ancak davacının takip sonrası bu çek miktarını da ödemekle 15.224,43 TL alacaklı hale geldiği ve menfi tespit davasının istirdada dönüştüğü hususları nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3093 E. 2015/7593 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8356 E. 2012/11507 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/4966 E.  ,  2021/2543 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 04.03.2019 tarih ve 2018/503-2019/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı Görkem Tarım Ürn. Şti. vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davacılar vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, taraflar arasındaki 23/05/2009 tarihli sipariş fişi uyarınca davalıya toplam 201.000 TL bedelli 6 adet çek teslim edildiği halde davalının edimlerini yerine getirmediği için dava tarihi itibariyle ödenmemiş bulunan 4 adet çek yönünden ödeme yasağı konulmasını ve 23/05/2009 tarihli sözleşme nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan ödenen miktarın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemenin 27/09/2012 tarihli ara kararı uyarınca 4 adet çek bedeli toplamı 144.000,00 TL üzerinden eksik harcı tamamlamıştır.

Asıl davada davalı vekili, dava tarihi itibariyle davacıya 172.979.58 TL bedelli mal teslim edildiğini, davacı tarafından verilen çeklerin ileri tarihli olduğunu ve dava tarihi itibariyle 57.237,00 TL tahsil edilebildiğini esasen davacının davalıya borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle davalıya verilen 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çekin bankaya ibraz edilerek arkasının yazdırıldığını, davacının düzeltme hakkını kullanarak çek bedelini ödediği halde davalı tarafından çeke dayalı icra takibi başlatıldığını, bu nedenle davacının ödediği 14.526,16 TL'nin davalıdan istirdatı ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, birleşen davaya konu çekin asıl davada da dava konusu edilen çekler arasında yer aldığından davanın derdestlik nedeniyle reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek, tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın; davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı şirket yönünden ise birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle çekle yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının davalıya 20.775,57 TL borçlu gözüktüğü, bu itibarla 20.775,57 TL'yi aşan 227.614,43 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davacının davalı tarafından 30.05.2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2010/14813 sayılı dosyasında başlattığı takip dosyasına da 23.06.2010 tarihinde 46.577,00 TL ödeme yaptığı, banka tarafından bahsedilen çekin ibrazı ile arkası yazdırıldıktan sonra davacı tarafından düzeltme hakkı bağlamında çek bedelinin depo edildiğinin davalı çek hamiline bildirildiği gözetildiğinde davacının davalıya 25.801,43 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı, menfi tespit davasının devamı esnasında yapılan ödeme nedeniyle davanın yasa gereği istirdata dönüştüğünden 25.801,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik isteğin reddine, birleşen davanın usulden reddine yönelik kararın bozma dışında kalarak kesinletiğinden birleşen davaya yönelik yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılama yapılmış ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiş, Deniz Bank A.Ş.'nin 24/01/2019 tarihli yazısında 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeki Bankaya ibraz ederek karşılıksız şerhi alan çek hamili davalıya çekin keşidecisi tarafından düzeltme hakkı bağlamında çek bedelinin bloke edildiği hususunun bildirilmediği yazılı olmasına rağmen bu yazı içeriği gerekçeli kararda yanlış ifade edilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki 23/05/2009 tarihli sözleşme nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile fazladan ödenen bedelin istirdadına yöneliktir. Yargıtay ( kapatılan 19. Hukuk Dairesi'nin ) 02/07/2014 tarihli ilk bozma ilamında mahkemece taraflar arasındaki temel ilişki çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak davaya konu çeklerin ödeme amacıyla verildiği gözetilip dava tarihi itibariyle alacaklılık ve borçluluk durumunun tespitinin gerektiği belirtilmiştir. 25/10/2016 tarihli ikinci bozma ilamında ise 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çeke yönelik kullanılan düzeltme hakkının takipten önce davalıya bildirilip bildirilmediği hususunun araştırılması istenilmiştir.

Düzeltme hakkı kullanılan bu çeke ilişkin çek bedelinin davalı hesabına değil davacı hesabında bloke edildiği ve düzeltme hakkının kullanıldığının davalıya bildirilmediği 24/01/2019 tarihli banka yazısından anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından dava tarihi itibariyle davalının ödenmeyen çek bedellerinden kalan alacağının 122.775,57 TL olduğu, dava tarihinden sonra yapılan çek ödemeleri ile davalının bakiye 20.775,57 TL alacağının kaldığı, buna göre davacının 30/05/2010 tarihli ve 36.000,00 TL bedelli çek yönünden 20.775,57 TL borçlu, bakiyesi 15.224,43 TL yönünden ise borçlu olmadığının anlaşıldığı, ancak davacının takip sonrası bu çek miktarını da ödemekle 15.224,43 TL alacaklı hale geldiği ve menfi tespit davasının istirdada dönüştüğü hususları nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667318300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.