Defterdeki ödeme kaydı alacak iddiasını çürütür; defter bölünemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3116 E. 2021/2840 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Lehine delil vasfı taşımayan ticari defterde bir alacak (fatura) kayıtlı olsa da aynı deftere o alacağa ilişkin ödeme de kaydedilmişse, defter sahibi kendi kaydıyla alacağını çürütmüş sayılır; ticari defter, sahibi lehine bölünerek değerlendirilemez.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterdeki ödeme kaydının alacak iddiasını çürütmesi → ret
İddia: Davalı, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve adına atfen senette bulunan imzayı kabul etmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Fatura, kapanış tasdiki bulunmasa da davacının defterlerinde kayıtlıdır; ancak lehe delil vasfı taşımayan bu defterde aynı faturaya ilişkin bir ödeme kaydı da yer almaktadır. Ticari defter, sahibi lehine bölünerek yalnız alacak kısmı esas alınamayacağından, davacı alacak iddiasını kendi defterindeki ödeme kaydıyla çürütmüş sayılır; ilk derece mahkemesince aleyhe delil oluşturan bu ödeme kaydı gözetilmeden davanın kabulü doğru olmayıp karar kaldırılarak davanın reddi gerekir (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi).
Emsal değeri
Ticari defterin sahibi lehine bölünemeyeceği ve deftere kayıtlı ödemenin alacak iddiasını çürütmesi bakımından emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil değeri↗ defterin bölünmezliği↗ aleyhe delil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3116 E. , 2021/2840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.12.2017 tarih ve 2016/1029 E- 2017/857 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.07.2019 tarih ve 2019/1026 E- 2019/956 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya satıp sevk irsaliyesi ile teslim ettiği mal bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 220.589,80 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresi içinde davaya cevap vermemiş, katıldığı duruşmada taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve adına atfen atılı hiç bir imzayı kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından sevk irsaliyesi aslı ibraz edilemediği için imza incelemesi yapılamadığı, dava konusu faturanın her ne kadar kapanış tasdiki bulunmasa da davacı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmediği için ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davacının defterlerinde kayıtlı fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 220.589,80 TL'nin 09.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın lehe delil vasfı bulunmayan davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte bu faturaya yönelik ödeme kaydının da bulunduğu, bu durumda davacının alacak iddiasını kendi defterleri ile çürüttüğünün kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince davacı defterlerindeki aleyhe delil teşkil eden ödeme kaydı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667025500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz