6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstinaf nedeni gösterilmeyen başvuruda kamu düzeni aykırılığı yoksa esastan ret

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5185 E. 2021/2835 K. · · İlk derece: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

İstinaf başvuru nedenlerinin dilekçede gösterilmesi gerekir; nedenler gösterilmemiş ve ilk derece hükmünde kamu düzenine aykırılık da yoksa istinaf başvurusu esastan reddedilir. Esas yönünden ise, sözleşmede açık hüküm bulunmasa da muhteviyatı bilinerek kayıtlara alınıp itirazsız ödenen bedellerin, sözleşme sona erdikten sonra geçersizliği ileri sürülerek istirdadının istenmesi, yaratılan güvene aykırı ve çelişkili davranış olarak dürüstlük kuralına aykırıdır ve talep reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İstinaf dilekçesinde başvuru sebepleri gösterilmediğinde ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığında istinaf incelemesinin kapsamı → ret

İddia: Davacı, istinaf yoluna başvurmuş ancak istinaf başvuru nedenlerini dilekçesinde göstermemiştir.

Gerekçe: İstinaf nedenlerinin başvuru dilekçesinde gösterilmesi gerekir. İstinaf dilekçesinde başvuru nedenleri gösterilmemiş ve ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmuyorsa, istinaf istemi esastan reddedilir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

İtirazsız ödenen bedelin sözleşme sona erdikten sonra istirdadının istenip istenemeyeceği → ret

İddia: Davacı, bayilik sözleşmesi süresince davalının haksız olarak otomasyon komisyonu, yakıt kart komisyonu ve benzeri adlar altında fazla tahsilat yaptığını ileri sürerek bu tutarların istirdadını talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşmede söz konusu bedellerin davacıdan tahsil edileceğine dair açık bir hüküm bulunmasa da, davalının bu yönde düzenlediği faturalar davacı tarafından muhteviyatı bilinerek kayıtlara alınıp itirazsız ödenmiştir. Davacı bayinin, sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra bu ödemelerin geçersiz olduğunu ileri sürerek istirdadını istemesi, yarattığı güvene aykırı ve çelişkili davranış oluşturur ve TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırıdır; ayrıca sektörel uygulama uyarınca dava konusu edilen bedeller bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerdendir. Bu nedenle istirdat talebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesindeki 'istinaf nedenleri gösterilmeyen ve kamu düzenine aykırılık bulunmayan başvurunun esastan reddi' ile benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki 'itirazsız ödenen bedelin sonradan istirdadının çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu' holding'leri üzerinden doğar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat bayilik sözleşmesi istinaf sebeplerinin gösterilmesi kamu düzeni dürüstlük kuralı (TMK 2) çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium) itirazsız ödeme

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2 · HMK — HMK 352

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5185 E.  ,  2021/2835 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.05.2019 tarih ve 2016/286 E- 2019/434 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/1997 E- 2019/1378 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca 2011-2015 yılları arasında davalının davacıdan haksız olarak otomasyon komisyon bedeli, yakıt kart komisyon bedeli, yakıt kart ve sair ad altında fazla tahsilat yaptığını, yapılan bu tahsilatın iadesi için çekilen ihtardan bir sonuç alınamadığını ileri sürerek toplam 848.817,98 TL'nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından beri devam eden ve davacı tarafından kabul edilen uygulamanın sözleşmeye aykırı bir durumu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmede söz konusu bedellerin davacıdan tahsil edileceğine dair açık bir hüküm yer almamasına rağmen davalının bu yönde düzenlediği faturaların davacı tarafından muheviyatının bilinerek kayıtlarına alındığı ve itirazsız ödendiği, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra davacı bayinin bu ödemelerin geçersiz olduğunu ileri sürerek istirdadı gerektiğini ileri sürerse yarattığı güvene aykırı ve çelişkili davranmış olacağı bu nedenle davacı talebinin TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi sektörel uygulama uyarınca dava konusu edilen taleplerin bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerden olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 352. maddesi uyarınca istinaf nedenlerinin başvuru dilekçesinde gösterilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde istinaf başvuru nedenlerinin gösterilmediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen hükümde kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667019400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1997 E. 2019/1378 K.

İstinaf sebepleri gösterilmeyen başvurunun esastan reddi

Gerekçe özeti

İstinaf başvurusunda başvuru sebep ve gerekçelerinin gösterilmemesi ve bunun sonradan sunulacağının bildirilmesine rağmen gerekçeli kararın tebliğinden sonra bu dilekçenin sunulmaması halinde, HMK 352 uyarınca sebep ve gerekçe gösterme dosyanın incelemeye alınmasının ön şartı olduğundan, başvuru HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilir; ancak bu durumda dahi BAM, HMK 355/1 gereği kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığını re'sen inceler.

Emsal değeri

İstinaf dilekçesinde başvuru sebep ve gerekçelerinin gösterilmemesi ve bunun sonradan tamamlanacağının belirtilmesine rağmen bu tamamlamanın yapılmaması halinde, HMK 352 uyarınca başvurunun esastan reddedileceğine ilişkin usuli tespit açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: istinaf başvuru sebeplerinin gösterilmemesi HMK 352 ön inceleme kamu düzeni re'sen inceleme otomasyon komisyon bedeli istirdat davası hak düşürücü süre

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1997

KARAR NO 2019/1378

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/05/2019

NUMARASI 2016/286 Esas - 2019/434 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/11/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21/05/2008 tarihinde bir akaryakıt bayilik ilişkisi kurulduğunu, işbu ilişki kapsamında müvekkilinin, akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapmaya başladığını, yalnızca davalıdan akaryakıt alındığını, sözleşmelere aykırı olarak 2011-2015 yıllarına ilişkin davalı tarafından haksız tahsilatlar yapıldığını, yapılan bu tahsilatların ağırlıklı olarak otomasyon komisyon bedeli olarak tahsil edildiğini, ancak bu otomasyon sisteminin tamamen davalının yükümlülüğünde olduğunu, davalı tarafından otomasyon komisyon bedeli olarak müvekkilinden tahsil edilen tutar toplamının 754.673,90.-TL, diğer yandan yakıt kart komisyon bedeli, yakıtpuan, iletişim hizmet bedeli, tuvalet temizlik bedeli ve sair ad altında 94.144,08.-TL olmak üzere davalı tarafından 2011-2015 yıllarında yapılan haksız tahsilat tutarı toplamının ise 848.817,98.-TL olduğunu, bu tahsilatların doğrudan borçlandırma sistemi ile müvekkilinin kredili banka hesabından tahsil edildiğini, fazla tahsilatların davalıdan ihtarname ile talep edilmesine rağmen ödenmediğini beyanla davalarının kabulü ile;

fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutarak davalının 2011 yılı ile 2015 yılını kapsayan (5 yıllık) dönemlerdeki bayilik sözleşmelerine ve EPDK kararlarına, mevzuata ve hakkaniyete aykırı olarak müvekkilinden tahsil ettiği 848.817,98.-TL tutarındaki otomasyon komisyon bedelleri başta olmak üzere tam komisyon vb diğer bedellerin tahsil tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın istirdat davası olduğunu, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini bu yönden davanın reddi gerektiğini, davacının, huzurdaki davaya konu ettiği fatura bedellerini, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin başlangıcından itibaren itirazsız olarak ödediğini, EPDK tarafından vaz edilen 1240 sayılı kararda anılan otomasyon sistemi'nin müvekkili tarafından kurularak ariyeten davacıya teslim edildiğini, davacının davaya konu yaptığı faturaların, taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmelere uygun olduğunu, davacının kurumsal müşterilerinin davacıya oluşturduğu toplam maliyetin ortalama %50 hesabıyla taraflar arasında paylaşıldığını ve komisyon faturalaması yapıldığını, bu uygulamanın ticari ilişkinin başlangıcından beri süregeldiğini ve davacı tarafından da kabul gördüğünü beyan ederek;

öncelikle davanın zamanaşımı ve 1 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddine ve aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; sözleşmelerde dava konusu ödemelerin davalı tarafından davacıdan talep ve tahsil edilemeyeceğine dair açık bir hüküm yer almadığı, ancak davacı kayıtlarına göre davacının haberdar olduğu ve makul süre içerisinde bir itiraz ileri sürülmediği, sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan davacı talebinin TMK 2.maddesine aykırı olduğu, sektörel uygulama gereği dava konusu edilen kalemlerin bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hukuka, kanuna, içtihatlara ve dosya münderecatına aykırı kararın istinafen incelenerek ve kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesini, ayrıntılı istinaf dilekçesini gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunacağını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren istinaf sebeblerini içeren dilekçe sunulmamıştır.

GEREKÇE

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından; gerekçeli kararın tarafına tebliğine müteakiben ek dilekçe ile başvuru sebeplerini detaylandıracağını bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.HMK 352.maddesinde; Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda başvurunun sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalarda öncelikle gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.İstinaf başvurusunun sebeplerinin ve gerekçesinin açıkça gösterilmesi dosyanın incelemeye alınmasının ön şartıdır. Eldeki davada davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesini sunacağını belirtmişse de; gerekçeli kararın 17/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.

HMK 352. maddesi uyarınca başvuru sebep ve gerekçelerinin istinaf başvuru dilekçesinde gösterilmesi zorunludur. HMK 355/1 maddesi gereğince istinaf başvuru yolunda kamu düzenine aykırı bir yön olup olmadığı resen incelenir. Somut olayda mahkemece sözleşmelerde dava konusu ödemelerin davalı tarafından davacıdan talep ve tahsil edilemeyeceğine dair açık bir hüküm yer almadığı, ancak davacı kayıtlarına göre davacının haberdar olduğu ve makul süre içerisinde bir itiraz ileri sürülmediği, sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan davacı talebinin TMK 2.maddesine aykırı olduğu, sektörel uygulama gereği dava konusu edilen kalemlerin bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hükümde kamu düzenine aykırılık görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352, 355 ve 353/1-b-1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.