6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kötü niyet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1720 E. 2021/2142 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait 2016/10974 sayılı “omnisports” markasının davalı tarafından kötü niyetle başvurulmuş olması itibarıyla tümüyle hükümsüzlüğünün şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’nun 2017-M-9565 sayılı kararının iptaline, 2016/10974 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir.

1-) Dava, 2016/10794 sayılı marka başvurusuna itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davacı yan, davalı şirket adına tescilli 2014/44371 sayılı “Omnisports” ibareli markanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak hükümsüz kılınması istemiyle dava açmış, İstanbul 1. FSHHM’nin 2016/8 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı dava sonunda Mahkemece, kötü niyete dayalı hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine, gerçek hak sahipliğine dayalı iddia yönünden ise bazı mal ve hizmetler bakımından davanın kısmen kabulü ile kısmi hükümsüzlük kararı verilmiş ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, İlk Derece Mahkemesince de bu husus araştırılmamıştır. Belirtilen davadaki tespitler huzurdaki davada verilecek kararı da etkileyecek niteliktedir. İddia edildiği gibi hükümsüzlüğüne karar verilen veya verilmesi muhtemel olan markanın devamını sağlamak ve hükümsüzlük kararını etkisiz kılmak amacıyla dava konusu markanın tescil ettirildiğinin tespiti halinde, bu tescilin kötü niyetle yapıldığınını kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, anılan kararın akıbeti araştırılarak ve sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/1720 E.  ,  2021/2142 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/07/2018 tarih ve 2018/5 E. - 2018/287 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/01/2020 tarih ve 2018/1925 E. - 2020/114 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren bir teşebbüs olduğunu ve "OMNISPORT" markasının gerçek hak sahibi bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali yaratacak derecede benzer nitelikteki “omnisports” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/10974 numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK'nın 2017-M-9565 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının tanınmış bulunduğunu, davalının haksız kazanç sağlama niyetinde olduğunu, davalının "OMNISPORT" markasının hükümsüzlüğü davasının derdest bulunduğunu, ancak davalı şirketin hükümsüzlük davasına konu markasının aynısının tescili için yine başvuruda bulunduğunu, davalının kötü niyetli olması nedeniyle markasının tamamen hükümsüz kılınmasının gerektiğini ileri sürerek, davalı ...

YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, davacının bildirdiği Anadolu FSHM nezdinde açılan davanın 27, 35. sınıfında olduğunu, oysa işbu başvurunun 1, 2, 27, 35, 37. sınıflarda çok daha geniş kapsamlı bulunduğunu, "Omnisports" ibaresinin tanınmış olmadığını, davacının alanı dışında korunmasının mümkün bulunmadığını, kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait 2016/10974 sayılı “omnisports” markasının davalı tarafından kötü niyetle başvurulmuş olması itibarıyla tümüyle hükümsüzlüğünün şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’nun 2017-M-9565 sayılı kararının iptaline, 2016/10974 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir.

1-) Dava, 2016/10794 sayılı marka başvurusuna itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davacı yan, davalı şirket adına tescilli 2014/44371 sayılı “Omnisports” ibareli markanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak hükümsüz kılınması istemiyle dava açmış, İstanbul 1. FSHHM’nin 2016/8 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı dava sonunda Mahkemece, kötü niyete dayalı hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine, gerçek hak sahipliğine dayalı iddia yönünden ise bazı mal ve hizmetler bakımından davanın kısmen kabulü ile kısmi hükümsüzlük kararı verilmiş ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, İlk Derece Mahkemesince de bu husus araştırılmamıştır. Belirtilen davadaki tespitler huzurdaki davada verilecek kararı da etkileyecek niteliktedir.

İddia edildiği gibi hükümsüzlüğüne karar verilen veya verilmesi muhtemel olan markanın devamını sağlamak ve hükümsüzlük kararını etkisiz kılmak amacıyla dava konusu markanın tescil ettirildiğinin tespiti halinde, bu tescilin kötü niyetle yapıldığınını kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, anılan kararın akıbeti araştırılarak ve sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665620600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.