Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2854 E. 2021/2292 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ muacceliyet↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı ile davalı Armada şirketi arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, bakiye alacağın bulunduğu ve bu alacağın muaccel olduğunu kanıtlama yükünün davacıda olduğu, bu iş nedeniyle davalı Armada şirketi tarafından yatırılan teminatın dahi 06.09.2010 tarihinde Armada Ltd. Şti.’ye iade edildiği, bizzat davacı vekili tarafından denizde bir kısım hurdaların bulunduğunun bildirildiği, o halde işin tamamlandığından sözedilemeyeceği, kararlaştırılan 335.000,00 TL’nin peşin olarak ödeneceğine dair de delil bulunmadığı, yazışmalar dışında davacı tarafından keşif deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, gemi söküm işinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Dosyaya sunulu evrak içinde yer alan, Armada ... Ltd. Şti. tarafından TCDD’ye yazılan 25.05.2010 tarihli “Şirketimizle kurumunuz arasında MV Nikhil gemisi hakkında 335.000.00 TL’lik bir anlaşma yapılmış olup, ... Limanlar Dairesinin ilgili yazısında belirtilen defaten ödeme bölümünün kısmi ödemeler olarak yatırılmasının sağlanması...” muhtevalı yazı ile Cantur .. Ltd. Şti tarafından TCDD’ye yazılan 10.06.2010 tarihli “.. Limanınız 8 nolu rıhtımında yarı batık vaziyette bulunan Nıkhıl isimli geminin kesim işlemleri devam etmektedir. Geminin hurdaları Armada şirketinden devir alınmıştır. Armada şirketi tarafından yatırılması gereken 335.000.- TL ve yer karşılığı şirketimizce Armada firması adına limanınıza yatırılmakta ve yatırılmaya devam etmektedir...” muhtevalı yazı dikkate alındığında yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5768 E. 2023/1201 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ticaret unvanı · ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… yısı belirtilen kararı ile davacının "Armada Cloud" ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın "ARMADA" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada da "armada" ibaresinin asli ve ayırt edici unsur olarak yer aldığı, bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde iltibas koşulunun oluştuğu, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım hakkı iddiasının kanıtlanamadığı, diğer yönden davacı tarafın markasının tanınmışlığı ve tescilli «ticaret unvanına» bağlı hak iddiasında bulunmuş ise de bu durumun, kendi markasının başvurusu yönünden bir tescil hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e street” ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda, YİDK'nın 05.01.2018 tarih ve 2017-M-11412 sayılı kararı ile markalar arasında bağlantı kurulması ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzerliğin bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, oysa müvekkilince başvuruya konu markada "ARMADA" kelimesine eklenen "CLOUD" kelimesinin markaya ayırtedicilik kazandırdığını, taraf markalarının aynı mal ve hizmetleri içermediğini, müvekkilinin tanınmış bir şirket olduğunu, “ARMADA” isim ve markasının müvekkili ile özdeşleştiğini, “Armada Artı Değerin Altın Anahtarı” markasını 16, 35, 37, 38, 39, 41. sınıflar yönünden 19.09.2001 tarihinden itibaren tescil ettirdiğini, kurulduğu 1993 yılından bu yana “Armada” ibaresini «ticaret unvanı» olarak kullandığını, Ankara'da inşaat ve gayrimenkul sektöründe lokal olarak faaliyet gösteren davalı şirketin ise “Armada” ve “Armada Alışveriş ve İş Merkezi + şe …
… ın gerçek ve öncelikli hak sahibi bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkiline ait “Armada Cloud” markasının, “Cloud” ibaresi ile «ayırt edicilik» kazandığını, her ne kadar taraf markalarının aynı sınıfta yer alıyor olsa da verilen hizmetin içeriğinin, hedef kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… aykırılık bulunmadığı ve davacının "Armada Cloud" ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın "ARMADA" ibareli tescilli markaları arasında, görsel ve sescil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu gibi, tarafların markalarının 9 ve 35. sınıflarda aynı mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiği, davacının gerçek v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2854 E. , 2021/2292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/354-2012/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı kuruluşa ait Derince Liman İşletmesi 8 nolu rıhtımında yarı batık vaziyette bulunan Nıkhıl adlı geminin yerinde sökülerek hurdasının alınması ve karşılığında 335.000,00 TL'nin ödenmesi hususunda Armada Tersane Ltd. Şti. ile anlaşmaya varıldığını adı geçen şirketin yüklendiği ödemelerin 303.661,00 TL’sinin yapıldığını, bakiye 31.339 TL’nin ödenmediğini, diğer davalı Cantur ... Ltd. Şti. tarafından davacıya hitaben yazılan 10.06.2010 tarihli yazıda dava konusu gemi hurdasının 25.05.2010 tarihli sözleşme ile Armada firmasından devralındığının, bu firma tarafından yapılması gereken 335.000,00 TL’lik ödemeye mahsuben yapılan ödemelerin kendileri tarafından yapılmakta olduğunun ve ödeme yapmaya devam edeceklerinin bildirildiğini, ancak yükümlenen ödemenin 31.339,00 TL tutarındaki bölümünün ihtarlara rağmen ödenmediğini belirterek 31.339,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı Cantur ... Ltd. Şti vekili, davanın davalı Armada Ltd. Şti. ile davacı arasındaki ihtilaftan kaynaklandığını, davalı şirketin davacı ile hukuki ve fiili hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, davalı ile diğer davalı Armada şirketi arasında 25.05.2010 tarihli satış sözleşmesi ile 2.237 ton hurda halinde olan Nıkhıl isimli geminin satın alındığını, diğer davalının gemi kesim teminat bedeli olarak Denizcilik Müsteşarlığı hesabına 20.000,00 TL teminat yatırdığını, davacı alacağının bu teminattan mahsup edilmesinin gerektiğini, ayrıca davalının diğer davalı adına Denizcilik Müsteşarlığına ton bedeli 10 USD'den toplam 25.690 USD ödeme yaptığını elde edilen hurda miktarının sözleşmede belirtilen hurda miktarından az çıkmış olması nedeniyle yaklaşık 10.000 USD’nin iadesinin gerektiğini, davacının alacaklarını bunlardan mahsup etmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Armada Tersane ve Deniz İşl. Sav. San. Kim. Ürn. Dış Tic. Ltd. Şti. cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı Armada şirketi arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, bakiye alacağın bulunduğu ve bu alacağın muaccel olduğunu kanıtlama yükünün davacıda olduğu, bu iş nedeniyle davalı Armada şirketi tarafından yatırılan teminatın dahi 06.09.2010 tarihinde Armada Ltd. Şti.’ye iade edildiği, bizzat davacı vekili tarafından denizde bir kısım hurdaların bulunduğunun bildirildiği, o halde işin tamamlandığından sözedilemeyeceği, kararlaştırılan 335.000,00 TL’nin peşin olarak ödeneceğine dair de delil bulunmadığı, yazışmalar dışında davacı tarafından keşif deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, gemi söküm işinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Dosyaya sunulu evrak içinde yer alan, Armada ... Ltd. Şti. tarafından TCDD’ye yazılan 25.05.2010 tarihli “Şirketimizle kurumunuz arasında MV Nikhil gemisi hakkında 335.000.00 TL’lik bir anlaşma yapılmış olup, ... Limanlar Dairesinin ilgili yazısında belirtilen defaten ödeme bölümünün kısmi ödemeler olarak yatırılmasının sağlanması...” muhtevalı yazı ile Cantur .. Ltd. Şti tarafından TCDD’ye yazılan 10.06.2010 tarihli “.. Limanınız 8 nolu rıhtımında yarı batık vaziyette bulunan Nıkhıl isimli geminin kesim işlemleri devam etmektedir. Geminin hurdaları Armada şirketinden devir alınmıştır. Armada şirketi tarafından yatırılması gereken 335.000.- TL ve yer karşılığı şirketimizce Armada firması adına limanınıza yatırılmakta ve yatırılmaya devam etmektedir...” muhtevalı yazı dikkate alındığında yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665606100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz