İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4723 E. 2021/2740 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
son hamil↗ lehdar↗ rücu↗ mahsup↗ hamil↗ keşideci↗ asıl alacak↗ inkar tazminatı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çeşitli davalar açıp, alacaklıya karşı koyduğunun anlaşıldığı, bu sebeple, sadece İstanbul 9. İcra Müdürlüğü 2003/6940 sayılı dosyasında sükut eden, takip başlangıcındaki asıl alacak ve asıl alacağın ferileri dikkate alınarak, davacının o dosyaya ödediği meblağın hesaplandığı, davacının kendi açtığı davaların vekalet ücretleri, inkar tazminatları ve onların faizlerinin toplam ödemesinden mahsup edildiği, gerçek icra borcu için yaptığı ödemeden davalının sorumlu olduğu kısmın bilirkişice tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Takibe dayanak teşkil eden ödemeler, keşideci ..., lehdarı ... olan senetten kaynaklanmaktadır. Bahse konu senedin incelenmesinde davacı keşideci, davalı ise lehdar konumundadır. Bu durumda davacının son hamile karşı birtakım ödemeler ya da hak arama çabası sonucunda mahkum olduğu sair giderler yönünden lehdara rücu edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4723 E. , 2021/2740 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.02.2016 tarih ve 2013/143- 2016/35 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı ile akraba olduğunu, davalı ... ile ..., ..., ... ve... varisleri hakkında alacaklısı dava dışı ... tarafından İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2003/6940 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı davacı tarafından borçlu olmadığının tespiti için mahkemelerde dava açtığını, ancak davaların davacı lehine sonuçlanmadığını ve icra takibini durdurabilmek için talep ettiği ihtiyati tedbir dolayısıyla icra dosyasına yatırmak zorunda kaldığı teminat mektuplarının icra müdürlüğünce nakde çevrilerek dosya borcuna mahsuben 37.200,00 TL’nin alacaklıya ödendiğini, davacının diğer müşterek müteselsil borçlulardan rücuen alacaklı hale geldiğini, davalı aleyhine hissesi oranında alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının huzurdaki davaya dayanak olan İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2003/6940 esas sayılı dosyasına diğer borçlulardan daha fazla ödeme yapmadığını, kendi tasarrufuyla ödemek zorunda kaldığı dava masraflarını diğer borçlulara ödetmek istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çeşitli davalar açıp, alacaklıya karşı koyduğunun anlaşıldığı, bu sebeple, sadece İstanbul 9. İcra Müdürlüğü 2003/6940 sayılı dosyasında sükut eden, takip başlangıcındaki asıl alacak ve asıl alacağın ferileri dikkate alınarak, davacının o dosyaya ödediği meblağın hesaplandığı, davacının kendi açtığı davaların vekalet ücretleri, inkar tazminatları ve onların faizlerinin toplam ödemesinden mahsup edildiği, gerçek icra borcu için yaptığı ödemeden davalının sorumlu olduğu kısmın bilirkişice tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Takibe dayanak teşkil eden ödemeler, keşideci ..., lehdarı ... olan senetten kaynaklanmaktadır. Bahse konu senedin incelenmesinde davacı keşideci, davalı ise lehdar konumundadır. Bu durumda davacının son hamile karşı birtakım ödemeler ya da hak arama çabası sonucunda mahkum olduğu sair giderler yönünden lehdara rücu edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663593400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz