Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4775 E. 2021/4517 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ tescilsiz tasarım↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin davacı adına 15.10.1998 tarihinde tescil edilen 98/01559 başvuru ve 5648 tescil nolu 7, 9, 21, 24, 50 nolu ferforje tasarımları, 29.12.1998 tarihinde tescil edilen 98/01979 başvuru ve 6133 tescil numaralı 18, 23, 31 nolu ferforje tasarımları, 29.12.1998 tarihinde tescil edilen 98/01978 başvuru ve 6134 tescil numaralı 3, 22, 30, 41, 45 nolu ferforje tasarımları, 29.12.1998 tarihinde tescil edilen 98/01977 başvuru ve 6136 tescil numaralı 43 nolu ferforje tasarımlarından doğan haklarına; bu ürünlerin aynısını davacı firmaya ait katalogda yer alan katalog numaraları ile kataloğunda bulundurmak ve ticari faaliyetleri ve ürün kataloglarında davacı şirket ile iltibas yaratacak şekilde ürün kodlama sistemini kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğunun ve haksız rekabete yönelik fiillerde bulunduğunun tespiti ile bu tecavüz ve haksız rekabete yönelik fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, davalı şirketin davacının tescilli tasarımına tecavüzünün ve haksız rekabete ilişkin eylemlerinin tespiti ile bu tecavüz ve eylemlerin durdurulması, tasarımlarına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde 30.000 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4 maddesi gereğince davalı lehine reddedilen maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekir ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4775 E. , 2021/4517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.05.2019 tarih ve 2018/547- 2019/456 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketçe müvekkiline ait tescilli tasarımların aynen üretilerek satışa arz edildiğini, ticari amaçla elde bulundurulduğunu, tanıtıma yönelik vasıtalarında davacıya ait ürün kodlarının dahi birebir kullanıldığını, ayrıca davacıya ait tescilli olmayan tasarımlar ve kodlama sistemi de taklit edilerek reklam ve tanıtımlarını yaptığını ileri sürerek, davalı şirketin tecavüz ve haksız rekabete ilişkin eylemlerinin tespiti ile bu tecavüz ve eylemlerin durdurulmasına, tasarımlara tecavüz nedeniyle 20.000,00 TL manevi, şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacıdan davaya konu tasarımlarını üretmediğini, davalının kataloglarında bulunan tasarımların davacının TPMK nezdinde tescil ettirdiği tasarımlar olduğunu, ancak davalının bu tasarımları ticari faaliyetlerinin gereği olarak davacıdan alıp satmak için kataloglarına koyduğunu, davacının bugüne kadar bu duruma izin verdiğini, hiçbir şekilde ses çıkarmadığını, davacının bu davayı açmakta tamamen kötü niyetli olduğunu, tasarımların kodlarının başına ticari olduğunun bir kanıtı olarak da T(Ticari) harfi konulduğunu, davacının TPMK nezdinde tescilli bu tasarımların kodlarını ferforje piyasasındaki herkesin bildiğini, ayrıca davacının bu tasarımlarının halka mal olmuş tasarımlar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin davacı adına 15.10.1998 tarihinde tescil edilen 98/01559 başvuru ve 5648 tescil nolu 7, 9, 21, 24, 50 nolu ferforje tasarımları, 29.12.1998 tarihinde tescil edilen 98/01979 başvuru ve 6133 tescil numaralı 18, 23, 31 nolu ferforje tasarımları, 29.12.1998 tarihinde tescil edilen 98/01978 başvuru ve 6134 tescil numaralı 3, 22, 30, 41, 45 nolu ferforje tasarımları, 29.12.1998 tarihinde tescil edilen 98/01977 başvuru ve 6136 tescil numaralı 43 nolu ferforje tasarımlarından doğan haklarına; bu ürünlerin aynısını davacı firmaya ait katalogda yer alan katalog numaraları ile kataloğunda bulundurmak ve ticari faaliyetleri ve ürün kataloglarında davacı şirket ile iltibas yaratacak şekilde ürün kodlama sistemini kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğunun ve haksız rekabete yönelik fiillerde bulunduğunun tespiti ile bu tecavüz ve haksız rekabete yönelik fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, davalı şirketin davacının tescilli tasarımına tecavüzünün ve haksız rekabete ilişkin eylemlerinin tespiti ile bu tecavüz ve eylemlerin durdurulması, tasarımlarına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde 30.000 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4 maddesi gereğince davalı lehine reddedilen maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekir ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm bölümüne “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden yürürlükteki AAÜT'ne göre hesaplanan 3.391,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin ayrı bir bent olarak eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663568500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz