Kira sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3595 E. 2021/2627 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ pasif husumet yokluğu↗ şirket zararı↗ mirasçılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ yönetim kurulu kararı↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin alacaklı olduğu halde dava dışı şirketlere 65.825,25 TL ödemede bulunulduğu, böylelikle davacı şirketin zararının oluştuğu, şirkete ait taşınmaza ilişkin 26.01.2002 başlangıç tarihli kira kontratının bulunduğu ve 2002, 2003, 2004 yıllarında 5.239,20 TL kira faturası tanzim edildiği, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden öncesine ait olmak üzere, kira getirisinin bulunmaması sebebiyle şirket zararının bulunduğunun kanıtlanamadığı, davalı önetim ve demetim kurulu üyelerinin zarara sebebiyet verdiği, davalı ...’in 01.01.2001-29.09.2003 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, istifasının şirkete ulaştığı tarih itibariyle toplam 10.107,00 TL zarardan mirasçısı davalı ...' in diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...'ın mirasçıları ..., ... ve ... tarafından kayıtsız şartsız miras reddedildiğinden ve mahkemece tespit ve tesciline karar verildiğinden bu davalılar yönünden taraf sıfatı kalmadığı, davanın devamı sırasında 28.09.2011 tarihinde vefat eden davalı ...'in mirasçılardan ... tarafından mirasın kayıtsız şartsız reddedildiği anlaşılmakla bu davalı yönünden taraf sıfatı kalmadığı gerekçesiyle, asıl davada, 65.805,25 TL'nin 150.00 TL sine 01.08.2003, 180.00 TL'sine 11.08.2003, 4.230,00 TL sine 14.08.2003, 2000,00 TL'sine 20.08.2003, 175,00 TL'sine, 22.08.2003, 2900,00 TL'sine 25.08.2003, 472,00 TL'sine 27.08.2003, 18.750 TL'sine 31.12.2003, 5.750,00 TL'sine 06.01.2004, 5.378,25 TL'sine 07.01.2004, 13.000,00 TL'sine 12.01.2004, 5.750,00 TL'sine 13.01.2004, 6.000,00 TL'sine 14.01.2004 ve 1.070,00 TL'sine 16.01.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ... mirasçısı ...'in asıl alacağın 10.107,00 TL sinden sorumlu olmak üzere davalılar ..., ..., ... , ... ( ), ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'ın vefat ettiği anlaşıldığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... mirasçısı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1702 E. 2014/12477 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · şirket zararı · mirasçılık · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… argılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin alacaklı olduğu halde dava dışı şirketlere 65.825,25 TL ödemede bulunulduğu, böylelikle davacı «şirketin zararının» oluştuğu, şirkete ait taşınmaza ilişkin 26.01.2002 başlangıç tarihli kira kontratının bulunduğu ve 2002, 2003, 2004 yıllarında 5.239,20 TL kira faturası tanzim edildiği, «kira sözleşmesinin» başlangıç tarihinden öncesine ait olmak üzere, kira getirisinin bulunmaması sebebiyle şirket zararının bulunduğunun kanıtlanamadığı, davalı önetim ve demetim kurulu üyelerinin zarara sebebiyet verdiği, davalı ...’in 01.01.2001-29.09.2003 tarihleri arasında «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı, istifasının şirkete ulaştığı tarih itibariyle toplam 10.107,00 TL zarardan «mirasçısı» davalı ...' in diğer davalılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davalı ...'ın mirasçıları ..., ... ve ... tarafından kayıtsız şartsız miras reddedildiğinden ve mahkemece tespit ve tesciline karar verildiğinden bu davalılar yönünden taraf sıfatı kalmadığı, davanın devamı sırasında 28.09.2011 tarihinde vefat eden davalı ...'in mirasçılardan ... tarafından mirasın kayıtsız şartsız reddedildiği anlaşılmakla bu davalı yönünden taraf sıfatı kalmadığı gerekçesiyle, asıl davada, 65.805,25 TL'nin 150.00 TL sine 01.08.2003, 180.00 TL'sine 11.08.2003, 4.230,00 TL sine 14.08.2003, 2000,00 TL'sine 20.08.2003, 175,00 TL'sine, 22.08.2003, 2900,00 TL'sine 25.08.2003, 472,00 TL'sine 27.08.2003, 18.750 TL'sine 31.12.2003, 5.750,00 TL'sine 06.01.2004, 5.378,25 TL'sine 07.01.2004, 13.000,00 TL'sine 12.01.2004, 5.750,00 TL'sine 13.01.2004, 6.000,00 TL'sine 14.01.2004 ve 1.070,00 TL'sine 16.01.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek suretiyle davalı ... mirasçısı ...'in asıl alacağın 10.107,00 TL sinden sorumlu olmak üzere davalılar ..., ..., ... , ... ( ), ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'ın vefat ettiği anlaşıldığından bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... mirasçısı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, birleşen davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, birleşen İstanbul 9.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/724 E sayılı dosyası yönünden, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
A.Ş'ye 1000 TL olmak üzere 65.825,25 TL ödemede bulunulduğu, bu suretle yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların «şirketin zararına» hareket ettikleri ve sorumlu oldukları, denetim kurulu raporu tarihi itibariyle TTK'nın 309.maddesinde belirtilen «zamanaşımı» süresinin doğmadığı, gerekçesi ile asıl davada 65.805,25 TL'nin 150.00 TL'sine 01/08/2003, 180.00 TL'sine 11/08/2003, 4.230,00 TL'sine 14/08/2003, 2000,00 TL'sine 20/08/2003, 175,00 TL'sine, 22/08/2003, 2900,00 TL'sine 25/08/2003, 472,00 TL'sine 27/08/2003, 18.000 TL'sine, 31/12/2003, 5.750,00 TL'sine 06/01/2004, 5.378,25 TL'sine 07/01/2004, 13.000,00 TL'sine 12/01/2004, 5.750,00 TL'sine 13/01/2004, 6.000,00 TL'sine 14/01/2004 ve 1.070,00 TL'sine 16/01/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek suretiyle davalı E..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçının sorumluluğu · kira kaybı · ilanen tebligat · tahkikat · istifa · mükerrerlik · kâr kaybı · tebligat
Benzer bu kararda2- Davacı TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde davacı şirkete ait büro katının grup firmasının kullanıma sunumu nedeni ile 1.900 TL «kira kaybı» geliri tazminatı ile ilgili olarak; söz konusu yerin grup firması tarafından kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde firmanın büro katına faydalı «masraflar» yaptığını savunduklarına göre bu hususun da «tahkik» edilerek bu kalem alacak yönünden sonucuna göre bir karar verilmesi verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ineleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu usule uyulmadan «ilanen tebligat» üzerine yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı B..
A.. «mirasçısının sorumluluğunun» kabule göre 10.107 TL olduğu halde 1.107 TL olarak yazılması, yine davalıların sorumlu olduğu toplam miktar 65.805, 25 TL olarak kabul edildiği halde ayrı ayrı belirtilen zarar miktarlarının toplam miktarı tutmaması ve gerekçeli kararda hükmün 7. ve 8. bentlerinin «mükerrer» yazılması doğru olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
29.09.2003 tarihinde noterde «istifa» beyanında bulunduğu anlaşılmakta ise de; istifanın şirkete ulaşması ile sonuç doğuracağından ilgili noterden bu istifanın davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği belirlenmeden davalı Ethem «mirasçısının» yalnız istifa tarihine kadar olan işlemlerden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi ayrıca kararda E..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/605 E. 2018/7927 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının hissesi oranında 600.000,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın 250.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 350.000,00 TL'sine ise «ıslah» tarihi olan 30/12/2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3595 E. , 2021/2627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.03.2017 tarih ve 2014/1514-2017/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından duruşmasız, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından duruşmalı olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2021 günü hazır bulunan temlik alan davacı vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 08.09.2006 tarihinde yapılan 2003 ve 2004 faaliyet yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında 20.07.2006 tarihli denetim kurulu raporlarının genel kurulun bilgisine sunulduğunu ve şirketi zarara uğratan davalılar hakkında Mali Sorumluluk Davası açılmasına, bu konuda Denetim Kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, davalıların şirket yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları dönemde şirket aleyhine tedbir kararı olmasına rağmen ticari dayanaktan yoksun olarak bazı grup firmalarına uzun yıllardır süregelen ve tahsil edilemeyen alacaklarına rağmen fon aktarımı amacı ile yeni ödemeler yaptıklarının tespit edildiğini, şirketin kaynaklarını yersiz olarak kaybettiğini, bu şekilde dava dışı şirketlere fon güvencesiz olarak para aktarımı yaptıklarını, davacı şirketin büro katını da grup firmasının kullanımına sundukları halde kira tahsil etmediklerini, şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davayı, ölü davalı ...
mirasçılarına yöneltmiş, 30.05.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 67.705, 25 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili, dava konusu olayın 1997 ve 1998 yıllarında meydana geldiği iddia edildiğinden sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan işbu davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sebepsiz zenginleşme iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Davalı ..., davacı denetçilerin TTK'nda belirlendiği usulle seçilmediğini, davayı açmaya ehliyetlerinin bulunmadığını, davacı şirketin 08.09.2006 tarihli genel kurul toplantısının ortak olmayan kişilerce yapıldığını, davacı şirketten 29.09.2003 tarihinde istifa ettiğini, yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde hiçbir hukuka aykırı fiili bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... , davanın zamanaşımına uğradığını, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada ... mirasçıları vekili, müvekkillerinin mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'in 28.09.2011 tarihinde vefat etmesi üzerine davaya dahil edilen mirasçıları Bilgin ve ... vekili, ...'in mirası reddettiği müteveffanın kusurunun bulunmadığını, diğer davalının sorumlu tutulamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin alacaklı olduğu halde dava dışı şirketlere 65.825,25 TL ödemede bulunulduğu, böylelikle davacı şirketin zararının oluştuğu, şirkete ait taşınmaza ilişkin 26.01.2002 başlangıç tarihli kira kontratının bulunduğu ve 2002, 2003, 2004 yıllarında 5.239,20 TL kira faturası tanzim edildiği, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden öncesine ait olmak üzere, kira getirisinin bulunmaması sebebiyle şirket zararının bulunduğunun kanıtlanamadığı, davalı önetim ve demetim kurulu üyelerinin zarara sebebiyet verdiği, davalı ...’in 01.01.2001-29.09.2003 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, istifasının şirkete ulaştığı tarih itibariyle toplam 10.107,00 TL zarardan mirasçısı davalı ...' in diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...'ın mirasçıları ..., ...
ve ... tarafından kayıtsız şartsız miras reddedildiğinden ve mahkemece tespit ve tesciline karar verildiğinden bu davalılar yönünden taraf sıfatı kalmadığı, davanın devamı sırasında 28.09.2011 tarihinde vefat eden davalı ...'in mirasçılardan ... tarafından mirasın kayıtsız şartsız reddedildiği anlaşılmakla bu davalı yönünden taraf sıfatı kalmadığı gerekçesiyle, asıl davada, 65.805,25 TL'nin 150.00 TL sine 01.08.2003, 180.00 TL'sine 11.08.2003, 4.230,00 TL sine 14.08.2003, 2000,00 TL'sine 20.08.2003, 175,00 TL'sine, 22.08.2003, 2900,00 TL'sine 25.08.2003, 472,00 TL'sine 27.08.2003, 18.750 TL'sine 31.12.2003, 5.750,00 TL'sine 06.01.2004, 5.378,25 TL'sine 07.01.2004, 13.000,00 TL'sine 12.01.2004, 5.750,00 TL'sine 13.01.2004, 6.000,00 TL'sine 14.01.2004 ve 1.070,00 TL'sine 16.01.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalı ...
mirasçısı ...'in asıl alacağın 10.107,00 TL sinden sorumlu olmak üzere davalılar ..., ..., ... , ... ( ), ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'ın vefat ettiği anlaşıldığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... mirasçısı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.413,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına 18.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacı (temlik eden) şirketin yönetim kurulu üyeleri ile deneticileri hakkındaki sorumluluk (tazminat) davası niteliğindedir.
Dosyaya mübrez belgeler uyarınca, sorumluluk doğuran olayların davalı denetici ...’nun görevden alınmasından sonra vukubulduğu açık olup 6762 sayılı TTK’nın 353 ve 354. maddesinde sayılan görevler ve bu görevlerin ifa zamanı gözetildiğinde anılan davalının da sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Daire çoğunluğunun hükmün bu davalı bakımından da onanmasına dair kararına katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663535100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz