İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3677 E. 2021/2461 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akde aykırılık↗ amortisman↗ kâr mahrumiyeti↗ bayilik sözleşmesi↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ kötü niyet tazminatı↗ protokol↗ kötü niyet↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmeye göre 71 gün gecikme ile akaryakıt satışına başlaması, borçlarını zamanında ödememesi, 5 yıllık süre dolmadan istasyonu devrederek faaliyetini sonlandırılmasının akde aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davacının bayilik sözleşmesini haklı nedenlerle feshederek sözleşme ve protokol kapsamında cezai şart ile kurumsal kimlik giydirme amortisman bedeli, kurumsal kimlik demontaj bedeli, faaliyete geç başlamadan dolayı kâr mahrumiyeti, satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart talebinde haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2011/11094 esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 15.493,67 TL kurumsal kimlik giydirme amortisman bedeli, 10.915,00 TL kurumsal kimlik de montaj bedeli, 51.676,77 TL istasyonun faaliye geçirmede gecikilen günler için kâr mahrumiyeti, 92.492,76 TL ürün satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart bedeli, 118.596,71 TL akde aykırılık nedeniyle cezai şart bedeli olmak üzere toplam 289.174,91 TL yönünden iptali ile bu miktar yönünden takip talebindeki koşullarda takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava konusu alacak kaleminin likit (belirlenebilir) nitelikte olduğu gözetilerek sonuç itibariyle hükmedilen alacak kalemleri üzerinden davacı yararına inkar tazminatına karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı temyizi yönünden, mahkemece asıl sözleşme ve eki mahiyetindeki taahhütnameye istinaden 2 ayrı cezai şart hüküm altına alındıysa da taraflar arasındaki 31.03.2009 tarihli temel sözleşmenin sözleşmeye aykırılıkla ilgili 14. maddesinde maktu cezai şart belirlenmiş olup mahkemece aynı sözleşmede iki ayrı cezai şartın karara bağlanamayacağı gözetilerek ilaveten satış taahhütnamesi başlıklı ek sözleşmedeki cezai şartın da karar altına alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8579 E. 2023/2667 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi · cezai şart
İncelediğiniz kararda… eye göre 71 gün gecikme ile akaryakıt satışına başlaması, borçlarını zamanında ödememesi, 5 yıllık süre dolmadan istasyonu devrederek faaliyetini sonlandırılmasının «akde aykırılık» teşkil ettiği, bu nedenle davacının «bayilik sözleşmesini» haklı nedenlerle feshederek sözleşme ve «protokol» kapsamında «cezai şart» ile kurumsal kimlik giydirme «amortisman» bedeli, kurumsal kimlik demontaj bedeli, faaliyete geç başlamadan dolayı kâr «mahrumiyeti», satış «taahhüdünden» kaynaklı cezai şart talebinde haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 11.
İcra Müdürlüğünün 2011/11094 esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 15.493,67 TL kurumsal kimlik giydirme «amortisman» bedeli, 10.915,00 TL kurumsal kimlik de montaj bedeli, 51.676,77 TL istasyonun faaliye geçirmede gecikilen günler için kâr «mahrumiyeti», 92.492,76 TL ürün satış «taahhüdünden» kaynaklı «cezai şart» bedeli, 118.596,71 TL «akde aykırılık» nedeniyle cezai şart bedeli olmak üzere toplam 289.174,91 TL yönünden iptali ile bu miktar yönünden takip talebindeki koşullarda takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmayan «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
3-Davalı temyizi yönünden, mahkemece asıl sözleşme ve eki mahiyetindeki «taahhütnameye» istinaden 2 ayrı «cezai şart» hüküm altına alındıysa da taraflar arasındaki 31.03.2009 tarihli temel sözleşmenin «sözleşmeye aykırılıkla» ilgili 14. maddesinde maktu cezai şart belirlenmiş olup mahkemece aynı sözleşmede iki ayrı cezai şartın karara bağlanamayacağı gözetilerek ilaveten satış taahhütna …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin feshine» dayanan tespit, aynen iade ve «maddi tazminat», «cezai şart» alacağı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin feshine» dayanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. tarafından işletmeye alındığını ve kurumsal kimlik giydirme sözleşmesi «ariyeten» yeni bayiye «teslim» edildiğini, davalı yana teslim edilen kurumsal kimlik giydirmesinin 2008 yılından bu yana kurulu bulunduğunu, 06.04.2015 tarihinde revize edildiğini, revize bedelinin 23.170,54 TL'sini ödediğini, müvekkili şirketin revize ve ilk «fatura» bedeli üzerinden toplam 82.170,54 TL ödediğini, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 01.06.2016 tarihli «ihtarnamesi» ile feshedildiğini, ariyeten teslim edilen kurumsal kimlik giydirmesinin iadesi talep edildiğini ancak tesim edilmediğini, bu aşamada istasyonun diğer davalıya dev …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · geç teslim · rayiç değer · husumet itirazı · sözleşmenin feshi · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespite göre dava konusu ve «ariyeten» «teslim» edilenlerin sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen, tespit tarihinde diğer davalı Yusuf Petrol Şirketi tarafından kurumsal kimlik giydirmesini, totemi, fiyat panosunu, pompa kapaklarını ve üst yapıyı teslim etmeyerek hatta bunlar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, dava konusu malzemelerin davacı taraf «defterlerinde» kayıtlı olduğu, bu malzeme ve ekipmanların «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, davalı Akse Petrol'ün sözleşmesinin feshedilmesine rağmen süresi içerisinde ariyet verilen malları teslim etmemesi, diğer davalı Yusufpet Petrol'ün de haksız olarak mallar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, teslim hususunda davalı Akse ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçeleriyle Ariyet sözleşmesi ile davalı ...'ne verilen malların davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile aynen teslimi mümkün ise aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde 82.170,54 TL ariyet bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ile davalı Akse Petrol arasında imza altına alınan «ariyet sözleşmesinin» 20 ve 21 inci maddeleri gereğince ariyetlerin «geç teslimi» nedeni ile davalı Akse Petrol firmasının davacıya ceza-i şart ödemesi gerektiği, ödemesi gereken ceza-i şart tutarının 25.050,00 USD olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 5.000,00 USD «cezai şarta» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 5.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının yabancı paralara uyguladığı en yüksek f …
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Akse Pet arasında 20.01.2015 tarihli ve 5 yıl süreli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşme ekinde bulunan tarihsiz ve taraflarca imzalanmış Ariyet sözleşmesi ve eki verilen malzeme listesine göre davaya konu malzeme ve ekipmanların davacı tarafından davalı Akseye «ariyeten» verildiği, «ihtarnameye» göre davacının davalı ile yaptıkları akaryakıt bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği ve ariyeten verilen malzeme ve ekipmanların «teslimini» istediği, akaryakıt bayilik sözleşmesi ekinde bulunan «ariyet sözleşmesinin» 20 nci maddesi gereğince «fesih» «ihbarının» tebliği üzerine tebliğden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın ariyeten aldığı malzeme ve ekipmanları ariyet verene iade edeceğinin düzenlendiği, feshi ihbar üzeri …
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında akdedilmiş bir bayilik ve «ariyet sözleşmesi» bulunmadığını, davalıya «teslim» edilen hiç bir malı bulunmadığını, davalının kiracı olduğunu, bu taşınmazı malik Şeref Demir'den 5 yıllığına kiraladığını, ...'nin Kızıldağ Petrol ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalının bu giydirmeleri ve üst yapıyı yeniden yaptırdığını, davaya konu ariyetlerin atıl vaziyette teslim edilmeyi beklediğini, teslim sorumluluğunun davalı değil dava dışı ...'ne ait olduğunu, «husumet itirazında» bulunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Şti'nin 20.01.2015 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile akaryakıt istasyonunda müvekkili şirketin lisanslı bayisi olarak faaliyette bulunduğunu, bayiye kurumsal kimlik giydirme işleminin yapılarak «ariyet sözleşmesi» kapsamında kullanmak üzere «teslim» edildiğini, daha sonra işletmenin Kızıldağ Petrol Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3677 E. , 2021/2461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.03.2019 tarih ve 2016/98 E. - 2019/203 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 31.03.2009 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi ile 24.04.2009 tarihli protokol düzenlendiği, davalının 24.09.2009 tarihli verdiği taahhütname ile yılda 2000 m³ beyaz ürün almayı taahhüt ettiğini, yine davalının protokol uyarınca en geç 24.05.2009 tarihinde akaryakıt satışına başlaması gerektiği halde gecikmeli olarak davacıdan ilk alımını 03.08.2009 tarihinde yaptığını, davalının bayilik sözleşmesinin 2, 4 ve 5. maddelerine aykırı davrandığını, ayrıca beş yıllık süre dolmadan tesisi dava dışı Onur Tüp.. A.Ş’ye devretmesi sonucu, bayilik lisansının EPDK tarafından iptal edildiğini ve bu suretle akdi ilişkiye haksız olarak son verdiğini, davacı tarafından ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, cezai şart, kâr mahrumiyeti ve sözleşmeden kaynaklanan diğer alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde sona erdiğini ve protokolde sözleşme süresinin bir yıl olarak belirlendiğini, sözleşmenin buna göre 24.04.2010’da sona erdiğini ve bu süreçte davalının sözleşmeye aynen uyduğunu, davacının cezai şart alacağının doğmadığını, sözleşme sona erdikten sonra ise davalının işyerini dava dışı bir kişiye sattığını, davacının teminat mektuplarını nakde çevirerek mal alımından kaynaklı alacaklarını tahsil ettiğini, ayrıca taahhüt edilen miktarda mal alımı yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmeye göre 71 gün gecikme ile akaryakıt satışına başlaması, borçlarını zamanında ödememesi, 5 yıllık süre dolmadan istasyonu devrederek faaliyetini sonlandırılmasının akde aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davacının bayilik sözleşmesini haklı nedenlerle feshederek sözleşme ve protokol kapsamında cezai şart ile kurumsal kimlik giydirme amortisman bedeli, kurumsal kimlik demontaj bedeli, faaliyete geç başlamadan dolayı kâr mahrumiyeti, satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart talebinde haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2011/11094 esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 15.493,67 TL kurumsal kimlik giydirme amortisman bedeli, 10.915,00 TL kurumsal kimlik de montaj bedeli, 51.676,77 TL istasyonun faaliye geçirmede gecikilen günler için kâr mahrumiyeti, 92.492,76 TL ürün satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart bedeli, 118.596,71 TL akde aykırılık nedeniyle cezai şart bedeli olmak üzere toplam 289.174,91 TL yönünden iptali ile bu miktar yönünden takip talebindeki koşullarda takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava konusu alacak kaleminin likit (belirlenebilir) nitelikte olduğu gözetilerek sonuç itibariyle hükmedilen alacak kalemleri üzerinden davacı yararına inkar tazminatına karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı temyizi yönünden, mahkemece asıl sözleşme ve eki mahiyetindeki taahhütnameye istinaden 2 ayrı cezai şart hüküm altına alındıysa da taraflar arasındaki 31.03.2009 tarihli temel sözleşmenin sözleşmeye aykırılıkla ilgili 14. maddesinde maktu cezai şart belirlenmiş olup mahkemece aynı sözleşmede iki ayrı cezai şartın karara bağlanamayacağı gözetilerek ilaveten satış taahhütnamesi başlıklı ek sözleşmedeki cezai şartın da karar altına alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3)nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının ekonomik mahvına sebebiyet verecek olması nedeniyle mahkemece yapılan hakkaniyet indiriminin fazla olduğuna dair davacı temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663478900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz