6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4248 E. 2021/2003 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza incelemesi denetime elverişlilik iş bölümü kefalet eksik inceleme dahili dava kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen kararın davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

Bu kez davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili tarafından verilen karar düzeltme dilekçesi üzerine yeniden yapılan incelemede;

Mahkemece verilen 25.02.2014 tarihli karara yönelik davalıların temyizi, davalılar ... ve ... dışındakiler yönünden reddedilmiş ise de bunlar hakkında verilen karar onanmamıştır. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2014 tarihli, 2014/9246 esas, 2014/16514 karar sayılı bozma kararı, yerel mahkeme kararını bir bütün olarak bozduğu için ilk kararın şekli anlamda kesinleşmiş bir bölümü bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece yeniden karar verilirken usule ilişkin kazanılmış haklarda gözetilerek temyiz itirazı reddedilen davalılar dahil tüm davalılar yönünden yeni hüküm kurulması gerekirken, temyiz itirazları reddedilen davalılar yönünden kararın kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2019 tarihli, 2018/341 esas ve 2019/4705 karar sayılı bozma ilamının bu bölümünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile lehlerine hüküm bozulan ... ve ... yönünden yapılan imza incelemesinde ...’a atfen atılan imzanın onun eli ürünü olduğu saptanmış ise de, ... yönünden yapılan incelemede imzanın ona ait olduğu kesin bir şekilde saptanmamıştır, kuvvetle muhtemel olarak ona aittir denilmiştir. Böyle bir rapora dayalı olarak davalı ...’ın kefalet sorumlusu olarak kabulü mümkün değildir. Davalılar vekili, alınan bu rapora itiraz etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece konusunda uzman, dava dosyasına daha önce rapor sunmamış üç kişilik bilirkişi heyetinden davalı ...’a ait olduğu iddia edilen imzanın ona ait olup olmadığı hususunda kesin kanaat bildiren Yargıtay denetimine elverişli, usulüne uygun bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Zira kesin kanaat bildirmeyen bir raporun davacı aleyhine yorumlanması doğru değildir.

İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda iki paragraf halinde açıklanan sebeplerle bozulması gerekirken kısmen başka gerekçelerle bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2019 tarihli, 2018/341 esas ve 2019/4705 karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5304 E. 2023/5488 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/972 E. 2013/3713 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/975 E. 2022/2959 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/4248 E.  ,  2021/2003 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.10.2017 gün ve 2015/90 - 2017/600 sayılı kararı bozan Daire'nin 09.10.2019 gün ve 2018/341 - 2019/4705 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti. ile imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine borçlulardan ... ile ...'ın tüm borca ve fer’ilere, diğer davalıların ise alacağın toplam 38.551.94 TL’lik kısmına itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, kat ihtarının usulsüz olduğunu, ödeme için verilen süreden önce icra takibi yapılamayacağını, davalılar ... ile ...'ın borca kefaletlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen kararın davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

Bu kez davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili tarafından verilen karar düzeltme dilekçesi üzerine yeniden yapılan incelemede;

Mahkemece verilen 25.02.2014 tarihli karara yönelik davalıların temyizi, davalılar ... ve ... dışındakiler yönünden reddedilmiş ise de bunlar hakkında verilen karar onanmamıştır. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2014 tarihli, 2014/9246 esas, 2014/16514 karar sayılı bozma kararı, yerel mahkeme kararını bir bütün olarak bozduğu için ilk kararın şekli anlamda kesinleşmiş bir bölümü bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece yeniden karar verilirken usule ilişkin kazanılmış haklarda gözetilerek temyiz itirazı reddedilen davalılar dahil tüm davalılar yönünden yeni hüküm kurulması gerekirken, temyiz itirazları reddedilen davalılar yönünden kararın kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2019 tarihli, 2018/341 esas ve 2019/4705 karar sayılı bozma ilamının bu bölümünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile lehlerine hüküm bozulan ... ve ... yönünden yapılan imza incelemesinde ...’a atfen atılan imzanın onun eli ürünü olduğu saptanmış ise de, ... yönünden yapılan incelemede imzanın ona ait olduğu kesin bir şekilde saptanmamıştır, kuvvetle muhtemel olarak ona aittir denilmiştir. Böyle bir rapora dayalı olarak davalı ...’ın kefalet sorumlusu olarak kabulü mümkün değildir. Davalılar vekili, alınan bu rapora itiraz etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece konusunda uzman, dava dosyasına daha önce rapor sunmamış üç kişilik bilirkişi heyetinden davalı ...’a ait olduğu iddia edilen imzanın ona ait olup olmadığı hususunda kesin kanaat bildiren Yargıtay denetimine elverişli, usulüne uygun bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Zira kesin kanaat bildirmeyen bir raporun davacı aleyhine yorumlanması doğru değildir.

İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda iki paragraf halinde açıklanan sebeplerle bozulması gerekirken kısmen başka gerekçelerle bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2019 tarihli, 2018/341 esas ve 2019/4705 karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2019 tarihli, 2018/341 esas ve 2019/4705 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663462700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.