6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tek başına kâr dağıtmama veya ibra edilmeme fesih için haklı sebep değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5336 E. 2021/3731 K. · · İlk derece: 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin haklı nedenle feshi tek başına kâr dağıtmama müdürlerin ibra edilmemesi yönetici sorumluluk davası ortaklıktan çıkarma (TTK 616/1-h) dava şartı olarak genel kurul kararı

Gerekçe özeti

Şirketin sürekli zarar ettiği veya tek başına kâr dağıtılmadığı ya da müdürlerin ibra edilmediği iddiaları şirketin feshi için haklı sebep oluşturmaz; kâr payı ve ibraya ilişkin talepler yönetici sorumluluk davasının konusudur. Ortaklıktan çıkarma davası açılabilmesi için ise TTK 616/1-h uyarınca genel kurulun bu yönde karar vermiş olması dava şartıdır; ayrıca sırf haklı nedenle fesih talep edilmiş olması ortağın çıkarılması sonucunu doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Şirketin haklı nedenle feshi şartları (asıl dava) → ret

İddia: Davacı-karşı davalılar, miras yoluyla ortak oldukları şirkette müdür sürelerinin dolduğu halde yeni müdür seçilmediğini, uzun süre olağan genel kurul yapılmadığını ve kâr dağıtılmadığını, şirketin müşteri potansiyelinin başka şirkete aktarılmaya çalışıldığını ileri sürerek haklı nedenle fesih istemiştir.

Gerekçe: Şirketin sürekli zarar ettiğinden bahisle haklı fesih şartları oluşmamıştır; tek başına kâr dağıtılmaması haklı sebep niteliğinde değildir ve kâr payına ilişkin talepler bir sorumluluk davasıyla ileri sürülebilir. Müdürlerin ibra edilmemesi sebebiyle de şirketin feshi talep edilemez; bu da sorumluluk davasının konusudur. Dolayısıyla haklı fesih şartları gerçekleşmemiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Ortaklıktan çıkarma (karşı dava) - dava şartı olarak genel kurul kararı (TTK 616/1-h) → ret

İddia: Davalı-karşı davacı, davacı ortakların ortaklıktan haklı sebeplerle çıkarılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Ortaklıktan çıkarmanın talep edilebilmesi için TTK 616/1-h uyarınca öncelikle genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerekir; bu karar bulunmadığından dava açma şartı gerçekleşmemiştir. Esas yönünden de dava açma Anayasa ile teminat altına alınmış bir hak olup, sırf haklı nedenle fesih talep edildiğinden bahisle ortak ortaklıktan çıkarılamaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Tek başına kâr dağıtmama veya müdürlerin ibra edilmemesi şirketin feshi için haklı sebep sayılmaz (sorumluluk davasının konusudur); ortaklıktan çıkarma davası için TTK 616/1-h uyarınca genel kurulun bu yönde karar vermesi dava şartıdır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ortaklıktan çıkarma davasında TTK 616/1-h uyarınca genel kurulun bu yönde karar vermiş olması dava şartıdır
Atıf yapılan mevzuat: Türk Ticaret Kanunu — Türk Ticaret Kanunu 616/1-h

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5336 E.  ,  2021/3731 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.07.2019 tarih ve 2016/465 E. - 2019/496 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.02.2020 tarih ve 2019/2805 E. - 2020/172 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar - karşı davalılar vekili, müvekkillerinin murisleri ...'un 17.11.2013 tarihinde vefatı üzerine miras nedeniyle davalı şirketin paydaşı olduklarını, 04.09.2002 tarihinde kurulan şirketin kuruluşundaki müdürlerin sürelerinin 10 yıl olduğunu, bu süre geçtikten sonra şirkete yeni müdür seçimi yapılmadığını, kuruluştan 16.07.2016 tarihine kadar olağan genel kurullarının yapılmadığını, yapılan olağan genel kurul kararlarının iptali için müvekkillerinin açtığı iptal davasının derdest olduğunu, kuruluştan itibaren şirketin ortaklarına kâr dağıtımı yapmadığını, müdürlerin ibralarının bulunmadığını, diğer şirket ortaklarının şirketin müşteri potansiyelini kurdukları başka şirkete aktarma ve müvekkillerini zarara uğratma girişiminde olduklarını ileri sürerek şirketin tasfiyesinin başlatılması için tedbir kararı verilmesine ve davalı şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuşlardır.

Davalı - karşı davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen hususların hiçbirisinin gerçeği yansıtmadığını, 16.07.2016 tarihinde genel kurulun yapıldığını, şirketin müşteri potansiyelinin kurulan başka şirkete aktarılma girişimi iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin 19.09.2012 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile Sezai Yasankul ve ...'un (10) yıl süre ile yeniden şirket müdürü olarak seçildiklerini, şirketin organsız kalmadığını, tüm bu hususların davacıların davalı şirketten ayrılma iradesini ortaya koymuş olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın hukuki ve maddî dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı durumundaki şirket ortaklarının ortaklıktan haklı sebepler ile çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi ve kayyım raporları ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin sürekli zarar ettiğinden bahisle haklı fesih şartlarının oluşmadığı, tek başına kâr dağıtılmamasının haklı sebep niteliğinde olmadığı, kâr payına ilişkin taleplerin bir sorumluluk davası ile de ileri sürülebileceği, müdürlerin ibra edilmemesi sebebi ile şirketin feshinin talep edilemeyeceği, yine sorumluluk davası ile bunun ileri sürülebileceği, şirketin haklı fesih şartlarının oluşmadığı, ortaklıktan çıkarılmanın talep edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu 616/1-h maddesi gereğince öncelikle genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, dolayısı ile dava açma şartının gerçekleşmediği, karşı davanın esası yönünden ise, dava açma hakkı Anayasa ile temin edilmiş bir hak olup sırf haklı nedenle fesih talep ettiğinden bahisle ortaklıktan çıkartılamayacağı gerekçesi ile asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin asıl ve karşı davanın reddine dair kararının isabetli olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663229900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.