6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/227 E. 2021/2542 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akaryakıt bayilik sözleşmesi garanti sözleşmesi bayilik sözleşmesi cezai şart garantörlük taahhütname

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi kurulduğu, sözleşme ve eki taahhütname uyarınca davalıların davacı şirketten belirli zaman dilimi içerisinde belirli bir miktar mal almayı taahhüt ettikleri aksi takdirde cezai şart olarak tazminat ödemeyi kabul ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, gerçek kişi olan davalıların sözleşme kapsamındaki sorumluluğunun garantör sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmesine rağmen buna ilişkin belge aslının dosyaya sunulmadığı görülmekle, bu davalılar yönünden davanın reddi kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bu davalılar yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/227 E.  ,  2021/2542 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/02/2009 tarih ve 2007/337-2009/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve eki olan taahhütname gereği alım taahhüdüne uyulmadığını, diğer davalıların garantör olarak kefalet sözleşmesi imzaladıklarını ve eksik akaryakıt alımından dolayı davacı şirketin kâr kaybına uğradığını ve cezai şart alacak hakkı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik beyaz ürün için cezai şart alacağının 20.000 USD’nın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden YTL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilecek alacağa dava tarihinden itibaren bankaların USD’ye uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalı şirket ile imzalanan bayilik sözleşmesi ve taahhütnamede şirket dışında diğer davalıların imzası bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, davacının tek taraflı hazırladığı ve haksız kazanım sağladığı sözleşmenin geçersiz olduğunu, akaryakıt alımına sözleşme tarihinden sonra başlandığından akaryakıt alım tarihine kadar ki sürenin kâr kaybında hesaplamaya alınamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi kurulduğu, sözleşme ve eki taahhütname uyarınca davalıların davacı şirketten belirli zaman dilimi içerisinde belirli bir miktar mal almayı taahhüt ettikleri aksi takdirde cezai şart olarak tazminat ödemeyi kabul ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, gerçek kişi olan davalıların sözleşme kapsamındaki sorumluluğunun garantör sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmesine rağmen buna ilişkin belge aslının dosyaya sunulmadığı görülmekle, bu davalılar yönünden davanın reddi kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bu davalılar yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663227100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.