Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2975 E. 2021/2043 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nezaret yükümlülüğü↗ gümrük müşavirliği↗ gümrük beyannamesi↗ nakliyat emtia sigortası↗ taşıtan↗ rücuan tazminat↗ müterafik kusur↗ ba beyannamesi↗ bozma sonrası karar↗ kusur oranı↗ müteselsil sorumluluk↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yetkilisinin beyanından davalı taşıyıcının yükleme sırasında hazır olduğu anlaşıldığından bilirkişi kurulunun kusur dağılımın yerinde görüldüğü, meydana gelen hasarda, yükü taşıtan Öz-Ar Gümrük Müş. Ltd. Şti. ile nakliyeyi yapan davalı şirket ve bu şirketin sürücüsü olan davalı ...’nün hasardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... hakkında bozma öncesi verilen kararın temyiz
edilmeyerek kesinleştiği, davalı şirketin ise, kendi sürücüsü olan davalı ... ve dava dışı Öz-ar Gümrükleme Ltd. Şti.’nin kusurundan da müteselsilen sorumlu olduğu, meydana gelen hasardan müteselsilen olmak üzere tamamından sorumlu olup, kusur oranlarının iç ilişkide önem kazanacağı gerekçesiyle, davalı ... hakkında verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. yönünden ise, davanın kısmen kabulü ile, 378.633,25 TL’nin 02.10.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) no’lu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafın, emtianın kamyona ambalajsız yüklendiğini ve araç kasasına sabitlenmediğini, bu nedenle emtianın kayarak hasarın meydana geldiğini ve kamyondan vinç ile makinenin başka bir kamyona yüklenmesi sırasında hasarın arttığını, sorumluluğun yüklemeyi yapanda olduğunu savunduğu, davalının ileri sürdüğü gibi emtianın kamyona ambalajsız ve aparatsız olarak yüklendiği anlaşılmakta ise de, yüklemenin kim tarafından yapıldığı anlaşılamadığından yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihlal etmesinin davalı için tam kusur olarak değil müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün gerekçesinde, Devlet Demiryolu İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne yazılan müzekkereye verilen 17.02.2016 tarihli cevabi yazıda’’...Gümrük işlemlerinin bitiminden sonra eşyalar, firma elemanı, gümrük memuru ve işyerimiz personeli nezdinde taşeron firmaya ait forklift veya vinçle yüklenerek sevk edilmiştir....’’ ibarelerine yer verildiği ancak yazıda tam açıklık bulunmadığından bahisle firma elemanının hangi firmaya ait olduğunun sorulmasına ilişkin müzekkereye verilen 08.11.2017 tarihli cevabi yazıda ise; ‘’... davalı ...’nün Öz-Ar Gümrük Müşavirliği elemanı olduğunun tespit edildiği...’’ bildirilmiş olması karşısında ve Gümrük Beyannamesinde de beyan sahibinin Öz-Ar Gümrük Müşavirliği olarak yazılı olduğu ve dolayısıyla araç sürücüsü ...’nün aynı zamanda Öz-Ar Gümrük Müşavirliği elemanı olduğunun belirlendiği ifadelerine yer verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ...’nün %35, Uysal Nakliyat Ltd. Şti.’nin %35 ve Öz-Ar Gümrükleme Ltd. Şti.’nin %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve yine mahkemece yükü taşıtan Öz-Ar Gümrük Müş. Ltd. Şti. ile nakliyeyi yapan davalı ... Nakliyat Ltd. Şti ve bu şirketin sürücüsü olan ...’nün hasardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti.’nin bilirkişi raporuyla belirlendiği gibi meydana gelen hasarda kusurlu olduğu, taşıyan olan davalının kendi sürücüsü olan ...’nün kusurundan ve dava dışı Öz-Ar Gümrükleme Ltd. Şti.’nin kusurundan da müteselsilen sorumlu olduğu, o halde meydana gelen hasardan müteselsilen olmak üzere tamamından sorumlu olup, kusur oranlarının kendi aralarındaki iç ilişkide önem kazanacağından bahisle karar verilmiş ise de, uyulan Dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Zira, yukarıda açıklandığı üzere, uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihmal etmesi hususunun müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, daha sonra tarafların kusur ya da müterafik kusur durumunun ve özellikle yüklemenin gönderen ya da gönderen adına hareket eden tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerinin uygulanması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, mahkemece Öz-Ar Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. taşıtan olarak kabul edilmesine rağmen Borçlar Kanunu uyarınca davalının tüm zarardan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4791 E. 2015/2452 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · müterafik kusur · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… asına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafın, emtianın kamyona ambalajsız yüklendiğini ve araç kasasına sabitlenmediğini, bu nedenle emtianın kayarak «hasarın» meydana geldiğini ve kamyondan vinç ile makinenin başka bir kamyona yüklenmesi sırasında hasarın arttığını, sorumluluğun yüklemeyi yapanda olduğunu savunduğu, davalının ileri sürdüğü gibi emtianın kamyona ambalajsız ve aparatsız olarak yüklendiği anlaşılmakta ise de, yüklemenin kim tarafından yapıldığı anlaşılamadığından yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmesinin davalı için tam «kusur» olarak değil «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Zira, yukarıda açıklandığı üzere, uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihmal etmesi hususunun «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen «bozma sonrası» yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yetkilisinin beyanından davalı «taşıyıcının» yükleme sırasında hazır olduğu anlaşıldığından bilirkişi kurulunun «kusur» dağılımın yerinde görüldüğü, meydana gelen «hasarda», yükü «taşıtan» Öz-Ar Gümrük Müş.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmesinin davalı için tam «kusur» olarak değil «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava konusu emtia ambalajsız ve sabitlenmeden kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin «taşıyıcı» olarak sağlam «teslim» aldığı malı, yine sağlam bir şekilde alıcısına teslim ile yükümlü olduğu, emtianın araca yüklenmesinde bir hata var ise buna davalının taşıyıcı olarak karşı çıkması gerektiği, dosya kapsamında davalının bu şekilde bir itirazının mevcut olmadığı, dolayısı ile meydana gelen hasardan davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 381.585,25 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj · sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · temerrüt faizi · tacir
Benzer bu kararda2- Dava, taşıma emtia «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 781/1. maddesi hükmü uyarınca, «taşıyıcı», emtiayı «teslim» aldığı andan gönderilene teslim edildiği ana kadar oluşacak tüm zarardan sorumlu olup, anılan maddenin ikinci fıkrasında sayılan durumların ispatı halinde «taşıyıcı sorumluluktan kurtulabilir».
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin «taşıyıcı» olarak sağlam «teslim» aldığı malı, yine sağlam bir şekilde alıcısına teslim ile yükümlü olduğu, emtianın araca yüklenmesinde bir hata var ise buna davalının taşıyıcı olarak karşı çıkması gerektiği, dosya kapsamında davalının bu şekilde bir itirazının mevcut olmadığı, dolayısı ile meydana gelen hasardan davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 381.585,25 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu emtia ambalajsız ve sabitlenmeden kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13625 E. 2013/11631 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · kusur oranı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… asına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafın, emtianın kamyona ambalajsız yüklendiğini ve araç kasasına sabitlenmediğini, bu nedenle emtianın kayarak «hasarın» meydana geldiğini ve kamyondan vinç ile makinenin başka bir kamyona yüklenmesi sırasında hasarın arttığını, sorumluluğun yüklemeyi yapanda olduğunu savunduğu, davalının ileri sürdüğü gibi emtianın kamyona ambalajsız ve aparatsız olarak yüklendiği anlaşılmakta ise de, yüklemenin kim tarafından yapıldığı anlaşılamadığından yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmesinin davalı için tam «kusur» olarak değil «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yetkilisinin beyanından davalı «taşıyıcının» yükleme sırasında hazır olduğu anlaşıldığından bilirkişi kurulunun «kusur» dağılımın yerinde görüldüğü, meydana gelen «hasarda», yükü «taşıtan» Öz-Ar Gümrük Müş.
Zira, yukarıda açıklandığı üzere, uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihmal etmesi hususunun «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen «bozma sonrası» yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, taşınan emtianın sabitleme işleminin yeterli olmaması sebebiyle «hasarın» meydana geldiği tespit edildiğine göre, «taşıyıcının» yardımcı şahsı olarak araç şöförünün ilke olarak «nezaret yükümlülüğünün» olduğu gözetilerek taşıyıcının «kusur oranı» belirlenip, sorumluluğunun değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak ... sigortacısının durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru o …
2- Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın rucuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde araç sürücüsünün «hasar» gören dava konusu emtianın sabitlenmesi işi bakımından «taşıyıcı» değil, gönderen adına hareket ettiği, gönderenin yardımcı şahsı olduğu gerekçesi ile davalı taşıyıcı ve taşıyıcının ... sigortacısı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» yükün yeterli şekilde bağlanmamasından ileri geldiği, dava dışı gönderici firmanın dava konusu yükün kamyona yüklenmesi ve takozlanması için davalı ... ... firması ile anlaştığı, anlaşma kapsamında parçalara kayış takılmasının şoför tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre, bağlama işleminin yeterli şekilde yapılmamasından ... firmasının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ... belgesinde istiflemeden, sabitlemeden kaynaklanacak hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağına ilişkin kayıt bulunduğu, yine davalı taşıyıcının, gönderici firma ile ... firması arasında akdedilen sözleşmenin tarafı da olmadığı, bu kapsamda g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · istifa
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 17/4 (c) bendinde malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» yükün yeterli şekilde bağlanmamasından ileri geldiği, dava dışı gönderici firmanın dava konusu yükün kamyona yüklenmesi ve takozlanması için davalı ... ... firması ile anlaştığı, anlaşma kapsamında parçalara kayış takılmasının şoför tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre, bağlama işleminin yeterli şekilde yapılmamasından ... firmasının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ... belgesinde istiflemeden, sabitlemeden kaynaklanacak hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağına ilişkin kayıt bulunduğu, yine davalı taşıyıcının, gönderici firma ile ... firması arasında akdedilen sözleşmenin tarafı da olmadığı, bu kapsamda g …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16341 E. 2015/1100 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıtan · müterafik kusur · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… asına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafın, emtianın kamyona ambalajsız yüklendiğini ve araç kasasına sabitlenmediğini, bu nedenle emtianın kayarak «hasarın» meydana geldiğini ve kamyondan vinç ile makinenin başka bir kamyona yüklenmesi sırasında hasarın arttığını, sorumluluğun yüklemeyi yapanda olduğunu savunduğu, davalının ileri sürdüğü gibi emtianın kamyona ambalajsız ve aparatsız olarak yüklendiği anlaşılmakta ise de, yüklemenin kim tarafından yapıldığı anlaşılamadığından yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmesinin davalı için tam «kusur» olarak değil «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yetkilisinin beyanından davalı «taşıyıcının» yükleme sırasında hazır olduğu anlaşıldığından bilirkişi kurulunun «kusur» dağılımın yerinde görüldüğü, meydana gelen «hasarda», yükü «taşıtan» Öz-Ar Gümrük Müş.
Zira, yukarıda açıklandığı üzere, uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı «taşıyıcı» tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye «nezaret yükümlülüğünü» ihmal etmesi hususunun «müterafik kusur» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen «bozma sonrası» yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir.
Benzer bu karardaDavalıların; yükleme ve istiflemenin «taşıtana» ait olduğu, bu nedenle dava konusu emtianın taşıtan tarafından yüklendiği ve istiflendiği, bu hususlarda teknik bilgilerinin olmadığı, buna rağmen yükleme sırasında istifleme ve sabitlemeye dair gerekli uyarıları yaptıklarını savunmalarına karşın mahkemece bu yöndeki savunmalar nazara alınmayarak davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret görevinden kaynaklanan «müterafık kusurlarının» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 6762 sayılı TTK'nun 785/«son» maddesine göre «hasar» bedelinin tespiti cihetine gidilmeksizin, doğrudan davacının ileri sürdüğü tazminat bedeline hükmedilmesi de doğru olmamış, açıklanan esaslar dairesinde inceleme v …
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; «taşıyıcı» tarafından «hasar» ve zararın taşıma sırasında meydana geldiği hususunun açıkça kabul edilmesi halinde 6762 Sayılı TTK 788. madde hükmü uygulanamayacağı, bu nedenle cevap dilekçesindeki kabulün davalı taşıyıcıyı bağlayacağı, dolayısıyla dava hakkının düşmediği, davalının nakliyeci olduğu, pres makinesinin yüklemesini bizzat yapmamış olması halinde dahi makinenin sabitlendiğini tespit etmeden hareket etmemesi gerektiği, bu haliyle davalının sorumluluğunu yerine getirmediği, tespit edilen zarar tutarının 3.068,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin kabul edilen tutar üzerinden devamına, alacak yargılama ile belirlendiğinden davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacının dava hakkının düşmediğinin kabulü ile yapılan yargılama neticesinde, dava konusu emtianın, «istif» ve bağlama hatası nedeniyle hasarlandığı, «taşıyanın» yüklemeyi bizzat gerçekleştirmese dahi emtianın yükleme sırasında sabitlenip, bağlanarak taşımaya hazır hale getirildiğinden emin olduktan sonra taşımayı gerçekleştirmesi gerektiği ancak, davalının «yüklemedeki nezaret yükümlülüğünü» yerine getirmeyerek, zarara sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · istifa · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; «taşıyıcı» tarafından «hasar» ve zararın taşıma sırasında meydana geldiği hususunun açıkça kabul edilmesi halinde 6762 Sayılı TTK 788. madde hükmü uygulanamayacağı, bu nedenle cevap dilekçesindeki kabulün davalı taşıyıcıyı bağlayacağı, dolayısıyla dava hakkının düşmediği, davalının nakliyeci olduğu, pres makinesinin yüklemesini bizzat yapmamış olması halinde dahi makinenin sabitlendiğini tespit etmeden hareket etmemesi gerektiği, bu haliyle davalının sorumluluğunu yerine getirmediği, tespit edilen zarar tutarının 3.068,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin kabul edilen tutar üzerinden devamına, alacak yargılama ile belirlendiğinden davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacının dava hakkının düşmediğinin kabulü ile yapılan yargılama neticesinde, dava konusu emtianın, «istif» ve bağlama hatası nedeniyle hasarlandığı, «taşıyanın» yüklemeyi bizzat gerçekleştirmese dahi emtianın yükleme sırasında sabitlenip, bağlanarak taşımaya hazır hale getirildiğinden emin olduktan sonra taşımayı gerçekleştirmesi gerektiği ancak, davalının «yüklemedeki nezaret yükümlülüğünü» yerine getirmeyerek, zarara sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalıların; yükleme ve istiflemenin «taşıtana» ait olduğu, bu nedenle dava konusu emtianın taşıtan tarafından yüklendiği ve istiflendiği, bu hususlarda teknik bilgilerinin olmadığı, buna rağmen yükleme sırasında istifleme ve sabitlemeye dair gerekli uyarıları yaptıklarını savunmalarına karşın mahkemece bu yöndeki savunmalar nazara alınmayarak davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret görevinden kaynaklanan «müterafık kusurlarının» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 6762 sayılı TTK'nun 785/«son» maddesine göre «hasar» bedelinin tespiti cihetine gidilmeksizin, doğrudan davacının ileri sürdüğü tazminat bedeline hükmedilmesi de doğru olmamış, açıklanan esaslar dairesinde inceleme v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2975 E. , 2021/2043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2018 tarih ve 2015/595-2018/949 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ... Nakliyat Nakil Vasıtaları Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı ... Nakliyat Nakil Vasıtaları Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan emtianın davalı şirketin taşıyan, diğer davalının ise sürücüsü olduğu araç ile taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, oluşan hasardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 381.584,25 TL’nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, hasarın iddia edildiği gibi bir kaza sonucu meydana gelmediğini, aracın yolda arızalanması sonucu başka bir araca yükün nakledildiğini, hasarın da bu sırada meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, yoldaki bozukluk nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedildiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yetkilisinin beyanından davalı taşıyıcının yükleme sırasında hazır olduğu anlaşıldığından bilirkişi kurulunun kusur dağılımın yerinde görüldüğü, meydana gelen hasarda, yükü taşıtan Öz-Ar Gümrük Müş. Ltd. Şti. ile nakliyeyi yapan davalı şirket ve bu şirketin sürücüsü olan davalı ...’nün hasardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... hakkında bozma öncesi verilen kararın temyiz
edilmeyerek kesinleştiği, davalı şirketin ise, kendi sürücüsü olan davalı ... ve dava dışı Öz-ar Gümrükleme Ltd. Şti.’nin kusurundan da müteselsilen sorumlu olduğu, meydana gelen hasardan müteselsilen olmak üzere tamamından sorumlu olup, kusur oranlarının iç ilişkide önem kazanacağı gerekçesiyle, davalı ... hakkında verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. yönünden ise, davanın kısmen kabulü ile, 378.633,25 TL’nin 02.10.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) no’lu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafın, emtianın kamyona ambalajsız yüklendiğini ve araç kasasına sabitlenmediğini, bu nedenle emtianın kayarak hasarın meydana geldiğini ve kamyondan vinç ile makinenin başka bir kamyona yüklenmesi sırasında hasarın arttığını, sorumluluğun yüklemeyi yapanda olduğunu savunduğu, davalının ileri sürdüğü gibi emtianın kamyona ambalajsız ve aparatsız olarak yüklendiği anlaşılmakta ise de, yüklemenin kim tarafından yapıldığı anlaşılamadığından yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihlal etmesinin davalı için tam kusur olarak değil müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün gerekçesinde, Devlet Demiryolu İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne yazılan müzekkereye verilen 17.02.2016 tarihli cevabi yazıda’’...Gümrük işlemlerinin bitiminden sonra eşyalar, firma elemanı, gümrük memuru ve işyerimiz personeli nezdinde taşeron firmaya ait forklift veya vinçle yüklenerek sevk edilmiştir....’’ ibarelerine yer verildiği ancak yazıda tam açıklık bulunmadığından bahisle firma elemanının hangi firmaya ait olduğunun sorulmasına ilişkin müzekkereye verilen 08.11.2017 tarihli cevabi yazıda ise; ‘’... davalı ...’nün Öz-Ar Gümrük Müşavirliği elemanı olduğunun tespit edildiği...’’ bildirilmiş olması karşısında ve Gümrük Beyannamesinde de beyan sahibinin Öz-Ar Gümrük Müşavirliği olarak yazılı olduğu ve dolayısıyla araç sürücüsü ...’nün aynı zamanda Öz-Ar Gümrük Müşavirliği elemanı olduğunun belirlendiği ifadelerine yer verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ...’nün %35, Uysal Nakliyat Ltd.
Şti.’nin %35 ve Öz-Ar Gümrükleme Ltd. Şti.’nin %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve yine mahkemece yükü taşıtan Öz-Ar Gümrük Müş. Ltd. Şti. ile nakliyeyi yapan davalı ... Nakliyat Ltd. Şti ve bu şirketin sürücüsü olan ...’nün hasardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti.’nin bilirkişi raporuyla belirlendiği gibi meydana gelen hasarda kusurlu olduğu, taşıyan olan davalının kendi sürücüsü olan ...’nün kusurundan ve dava dışı Öz-Ar Gümrükleme Ltd. Şti.’nin kusurundan da müteselsilen sorumlu olduğu, o halde meydana gelen hasardan müteselsilen olmak üzere tamamından sorumlu olup, kusur oranlarının kendi aralarındaki iç ilişkide önem kazanacağından bahisle karar verilmiş ise de, uyulan Dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Zira, yukarıda açıklandığı üzere, uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihmal etmesi hususunun müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, daha sonra tarafların kusur ya da müterafik kusur durumunun ve özellikle yüklemenin gönderen ya da gönderen adına hareket eden tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerinin uygulanması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, mahkemece Öz-Ar Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. taşıtan olarak kabul edilmesine rağmen Borçlar Kanunu uyarınca davalının tüm zarardan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Nakliyat Nakil Vasıtaları Ticaret Ltd. Şti.'ye verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden Uysal Nakliyat Nakil Vasıtaları Ticaret Ltd. Şti'ye iadesine, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663191900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz