Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3046 E. 2021/3462 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka ile dava dışı ... arasında 03.11.2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 02.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesi'ne bağlı ... kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, usulüne uygun ve gerekçeli bulunan bilirkişi raporunda açıklanan miktar üzerinden yapılan kesintilerin istirdatı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu, 09.01.2018 tarihli denetime açık ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere icra takibine konu 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek icap etmiştir.
2- Davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1158 E. 2010/3387 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve karşı davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren karşı davacının dava açmakta «hukuki yararı» olmasına ve 556 sayılı KHK'nin 14.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3046 E. , 2021/3462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2018 tarih ve 2016/325 E. - 2018/313 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/3009 E. - 2019/1133 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı ...'nin 2012, 2013 ve 2014 yılında çektiği kredilere kefil olduğunu bu kredilerin ödenip kapatıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka ile dava dışı ... arasında 03.11.2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 02.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesi'ne bağlı ... kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, usulüne uygun ve gerekçeli bulunan bilirkişi raporunda açıklanan miktar üzerinden yapılan kesintilerin istirdatı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu, 09.01.2018 tarihli denetime açık ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere icra takibine konu 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek icap etmiştir.
2- Davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. Maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663146000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz