6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtrazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/962 E. 2021/4511 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 179/2 ihtirazi kayıt cezai şart tbk 99 ihtarname

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · TBK — TBK 179

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ayrıca sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın TBK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliği bulunup, davacının davalıya gönderdiği 10.05.2010 tarihli ihtarnamede sözleşmeye göre Kabil varış tarihinin 08.05.2010 olduğu, ancak konteynerlerin henüz varmadığı ve gecikmeye girdiği, sözleşmenin ilgili Ceza-1 maddesindeki hükümlerden doğan hakların saklı tutulduğu belirtilmiş olup, bu ihtarnamenin ihtirazi kayıt mahiyetinde olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/962 E.  ,  2021/4511 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.02.2018 gün ve 2015/420 - 2018/45 sayılı kararı bozan Daire'nin 11.11.2019 gün ve 2018/5079 - 2019/7004 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan 02.03.2010 tarihli 123-2010-008 numaralı ve 09.03.2010 tarihli 123-2010-009 numaralı taşıma sözleşmeleri uyarınca davacının davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma konusu konteynerlerin kara yolu ile Ankara’dan Mersin Limanına, Mersin Limanından deniz yolu ile Port Quasim (Pakistan) Limanına, oradan da karayolu ile Kabil’e taşındığını, konteynerlerin varma yerinde 07.05.2010 tarihli makbuzlar karşılığında davalının yetkilisine teslim edildiğini, davacının taşımalardan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için kestiği faturadaki bedelin dava konusu konteynerlerin geç teslim edildiği gerekçesiyle gecikme cezası mahsup edilerek 17.600 USD eksik ödendiğini, anılan meblağın tahsili için başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmelerin “Taşıma-varış süresi” başlıklı maddesinde, malların liman çıkış ve Kabil varış süresinin 55 gün olacağı, gecikilen her gün için 100 USD cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, dava konusu sözleşmeler uyarınca taşınan 10 konteynerin 80 gün gecikmeli taşındığını, taraflar arasındaki diğer taşıma sözleşmelerine konu taşımalarda da gecikme yaşandığını, toplam gecikilen gün sayısının 251 gün olduğunu, ancak Karaçi’de elçilikten evrak çıkmaması gibi elde olmayan sebepler nedeniyle 75 günlük gecikmenin dikkate alınmadığını, toplam 176 gün gecikme bedeli olan 17.600 USD’nin davacının cari hesabından mahsup edildiğini, davalının davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ayrıca sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın TBK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliği bulunup, davacının davalıya gönderdiği 10.05.2010 tarihli ihtarnamede sözleşmeye göre Kabil varış tarihinin 08.05.2010 olduğu, ancak konteynerlerin henüz varmadığı ve gecikmeye girdiği, sözleşmenin ilgili Ceza-1 maddesindeki hükümlerden doğan hakların saklı tutulduğu belirtilmiş olup, bu ihtarnamenin ihtirazi kayıt mahiyetinde olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/662991200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.