6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2942 E. 2021/2350 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün açıklanmasının geri bırakılması keşide tarihi sahtecilik ciro dolandırıcılık bono kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 74

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, ceza mahkemesince davaya konu bononun davalı ...'in yıllar öncesinde cezaevi müdürlüğü yaptığı sırada tanıştığı davacı müşteki adına suça konu senedi davacının imzasını kendi imza ve yazı kaligrafisini yansıtmayacak şekilde attığı ya da üçüncü bir şahsa attırdığı, sonrasında diğer davalı ...'a icra yolu ile tahsil etmesi için ciro ederek verdiği, davalı ...'ın da almış olduğu bu senette boş olan kısımlarını doldurarak davacı müşteki aleyhine icra takibine giriştiği, böylelikle evrakta sahtecilik ve kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediklerinin kabul edildiği, ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin kabulünün işbu dosya yönüyle kesin hüküm teşkil ettiğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, ceza dosyasında Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Labarotuvarı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu bonodaki borçlu imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edilmediği, bonodaki diğer yazıların davalıların eli ürünü olduğunun belirlendiği, her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonucu verilen cezalar, hukuk hakimini bağlamasa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince fiilin hukuka aykırılığının tespit konusu, başka bir deyişle maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağladığı, dolayısıyla somut olayda kesinleşen ceza mahkemesinin dosyasındaki sahteciliğe ilişkin maddi olgunun tespitinin hukuk hakimini bağlayacağı, bu rapor doğrultusunda bononun sahte olarak tanzim edildiğinin belirlenmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi hukuken doğru bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda mukayese imzaları içeren belgeler arasında, davaya konu bonodaki keşide tarihinden önceki tarihli belge asılları bulunmamaktadır. Bu nedenle düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Mahkemece davaya konu çeklerin keşide tarihlerine yakın, önceki ve sonraki tarihli, resmi kurumlarda bulunan, davacı tarafından atılmış, samimi imzalarını içeren belge asılları getirtilerek, grafoloji konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye tabi bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4619 E. 2020/3641 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4080 E. 2022/5798 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2942 E.  ,  2021/2350 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.06.2017 tarih ve 2014/1361 E- 2017/557 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.03.2019 tarih ve 2017/2595 E- 2019/527 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davacı ile bono lehdarı davalı ... ve diğer davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı ...’in cezaevi müdürü olduğu sırada davacıdan birkaç defa açık bono aldığını, bonoların iade edildiğini, ancak davaya konu bononun davacıya iade edilmeyen bono olmasının muhtemel olduğunu, davaya konu bononun düzenlendiği iddia edilen 10.06.2001 tarihinde davacının İngiltere'de bulunduğunu, davaya konu bononun imzalanmış olamayacağını, bononun zamanaşımına uğradığını, davalıların işbirliği yaparak dolandırma yoluna başvurduklarını belirterek davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu bononun iptaline, kötüniyetli davalılar hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; davacının iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, tanık dinleme talebini kabul etmediğini, davaya konu senedin eski senedin yerine verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...; dava konusu senedi lehdarın bilgisi ve rızası ile birinci senede istinaden yalnız borçlu imza ve isim yazıları hariç olmak üzere doldurduğunu, alacak hakkının meşru olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, ceza mahkemesince davaya konu bononun davalı ...'in yıllar öncesinde cezaevi müdürlüğü yaptığı sırada tanıştığı davacı müşteki adına suça konu senedi davacının imzasını kendi imza ve yazı kaligrafisini yansıtmayacak şekilde attığı ya da üçüncü bir şahsa attırdığı, sonrasında diğer davalı ...'a icra yolu ile tahsil etmesi için ciro ederek verdiği, davalı ...'ın da almış olduğu bu senette boş olan kısımlarını doldurarak davacı müşteki aleyhine icra takibine giriştiği, böylelikle evrakta sahtecilik ve kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediklerinin kabul edildiği, ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin kabulünün işbu dosya yönüyle kesin hüküm teşkil ettiğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ...

vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, ceza dosyasında Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Labarotuvarı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu bonodaki borçlu imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edilmediği, bonodaki diğer yazıların davalıların eli ürünü olduğunun belirlendiği, her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonucu verilen cezalar, hukuk hakimini bağlamasa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince fiilin hukuka aykırılığının tespit konusu, başka bir deyişle maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağladığı, dolayısıyla somut olayda kesinleşen ceza mahkemesinin dosyasındaki sahteciliğe ilişkin maddi olgunun tespitinin hukuk hakimini bağlayacağı, bu rapor doğrultusunda bononun sahte olarak tanzim edildiğinin belirlenmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi hukuken doğru bulunduğu gerekçesiyle davalı ...

vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda mukayese imzaları içeren belgeler arasında, davaya konu bonodaki keşide tarihinden önceki tarihli belge asılları bulunmamaktadır. Bu nedenle düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Mahkemece davaya konu çeklerin keşide tarihlerine yakın, önceki ve sonraki tarihli, resmi kurumlarda bulunan, davacı tarafından atılmış, samimi imzalarını içeren belge asılları getirtilerek, grafoloji konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye tabi bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/662975600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.