6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kanunda sayılmayan sebeple yargılamanın iadesi talebinin esasa girilmeden reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5335 E. 2021/3729 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Yargılamanın iadesi (yenilenmesi) sebepleri kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir; ileri sürülen sebep bu sayılan sebeplerden değilse talep esasa girilmeden reddedilir. Karara katılan hâkimlerin sonradan meslekten ihraç edildiği yolundaki iddia, kanunda sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden değildir.

Ele alınan sorunlar

İleri sürülen sebebin yargılamanın iadesi sebeplerinden sayılıp sayılmadığı → ret

İddia: Davacı, davayı reddeden Yargıtay kararında imzası bulunan bir kısım daire üyelerinin sonradan yasadışı örgütle ilgili soruşturma ile meslekten ihraç edildiği duyumunu aldığını, bu durumun mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve hâkimin davaya bakamaması sonucunu doğurduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Yargılamanın iadesi (yenilenmesi) sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Davacı vekilince ileri sürülen sebep bu sayılan sebeplerden olmadığından, talebin esasa girilmeden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki 'yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu ve sayılanlar dışında bir sebeple açılan talebin esasa girilmeden reddedileceği' holding'i üzerinden doğar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılamanın iadesi (yenilenmesi) sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesi esasa girilmeden ret mahkemenin kanuna uygun teşekkülü

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 379/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5335 E.  ,  2021/3729 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.01.2020 tarih ve 2019/816 E- 2020/25 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.05.2020 tarih ve 2020/560 E- 2020/502 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından 2008/428 esas numarasıyla açılan alacak davasında 14.06.2011 tarihinde mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak işbu kararın davalılar tarafından temyiz edildiğini ve yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 11. H.D'nin 2011/11787 Esas 2012/18306 Karar sayılı ve 15.11.2012 tarihli verdiği kararla davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, mahkemenin de bozma kararına uyarak davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ancak onandığını, davacı şirketin yetkilisi olan ...'un yaptığı araştırma ve tespitler sonunda Yargıtay ll. Hukuk Dairesi üyelerinin bir kısmı hakkında yasadışı Fetö örgütüyle ilgili olarak soruşturma açıldığını ve 2 üyenin meslekten ihraç edildiği duyumlarını aldığını, bu bilginin doğruluğunun tesbiti mümkün olmadığından mahkemenin bu konuda araştırma yapıp kararlarda imzası bulunan hakimlerin ihraç edilmiş olmaları halinde bu durumun HUMK 375.1-a-b maddesi kapsamında mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve hakimin dosyaya bakamaması gerektiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulüyle davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, ihraç kararlarında FETÖ/PDY ile ilgili ayrıntılı açıklamalara yer verilmekle birlikte, hangi hakim veya savcının hangi kusurlu eyleminden dolayı meslekten ihraç edildiği açıklanmadığını ve ihraç gerekçesi bahse konu örgüt ile irtibat ve mensubiyet olarak gösterildiğini, bunun dışında ihraç gerekçesinde bireyselleştirme bulunmadığını, HSK'nın hakim ve savcıların kusurları ile ihraçları arasında mesleki illiyet bağı kurmadığını savunarak, talebin reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı vekili tarafından yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen sebebin Kanunun 375'nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin yargılamanın iadesi talebinin, HMK.nın 379/2'nci maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659741100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/560 E. 2020/502 K.

FETÖ ihracı ile bozma kararı arasında bağlantı kanıtlanmadan yargılamanın iadesi istenemez

Gerekçe özeti

Yargılamanın iadesi sebepleri HMK 375. maddede tahdidi olarak sayılmıştır. Kararı veren hakimin/üyenin, kararın verildiği tarihten sonra ve somut olayla doğrudan ilgisi bulunmayan bir sebeple (örneğin FETÖ/PDY soruşturması kapsamında) meslekten ihraç edilmiş olması, tek başına ve ihraç ile o karar arasındaki bağlantı kanıtlanmadan, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediği veya hakimin davaya bakmasının yasak olduğu sonucunu doğurmaz; bu durum yargılamanın iadesi sebebi oluşturmaz.

Emsal değeri

Kararı veren hakimin/üyenin sonradan meslekten ihraç edilmesinin, ihraç sebebi ile ilgili karar arasında bağlantı kanıtlanmadıkça yargılamanın iadesi sebebi (HMK 375/1-a-b) oluşturmayacağı yönünde genel bir kural içermesi nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: yargılamanın iadesi yargılamanın yenilenmesi mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi hakimin davaya bakamaması tahdidi sayma

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/560

KARAR NO 2020/502

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/01/2020

NUMARASI 2019/816 Esas 2020/25 Karar

DAVA

Yargılamanın Yenilenmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/05/2020

Yargılamanın iadesi isteminin reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından 2008/428 esas numarasıyla açılan alacak davasında 14/06/2011 tarihinde mahkemece davanın kabulune karar verildiğini, ancak işbu kararın davalılar tarafından temyiz edildiğini ve yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay ll. HDnin 2011/11787 Esas 2012/18306 Karar sayılı ve 15/11/2012 tarihli verdiği kararla davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, mahkemenin de bozma kararına uyarak, davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ancak Yargıtay 11. HDnce 2014/23 Esas 2014/18847 Karar sayılı ve 02/12/2014 tarihli verilen kararla onandığını,davacı şirketin yetkilisi olan ...'un yaptığı araştırma ve tespitler sonunda Yargıtay ll.

Hukuk Dairesi üyelerinin bir kısmı hakkında yasadışı Fetö örgütüyle ilgili olarak soruşturma açıldığını ve 2 üyenin meslekten ihraç edildiği duyumlarını aldığını, bu bilginin doğruluğunun tesbiti mümkün olmadığından mahkemenin bu konuda araştırma yapıp haberin doğruluğu halinde müvekkili davacı ile ilgili verilen kararlarda imzası bulunan üyeler arasında da bu kişilerin olup olmadığının tesbitini talep ettiklerini, verilen kararlarda imzası bulunan hakimlerin ihraç edilmiş olmaları halinde bu durumun HUMK 375.1-a-b maddesi kapsamında mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve hakimin dosyaya bakamaması gerektiğinden yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulüyle davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve davanın kabulune karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; HSK bazı hakim ve savcılar ile somut dosyalar dışında, ihraç edilen hangi hakim veya savcının hangi dosyadan, karar ve eyleminden dolayı ihraç edildiği yönünde somutlaştırıldığını, yani baktıkları yargılama konusu ile irtibatlandırıldığını,ihraç kararlarında FETÖ/PDY ile ilgili ayrıntılı açıklamalara yer verilmekle birlikte, hangi hakim veya savcının hangi kusurlu eyleminden dolayı meslekten ihraç edildiği açıklanmadığını ve ihraç gerekçesi bahse konu örgüt ile irtibat ve mensubiyet olarak gösterildiğini, bunun dışında ihraç gerekçesinde bireyselleştirme bulunmadığını, HSKnun ; hakim ve savcıların kusurları ile ihraçları arasında mesleki illiyet bağı kurmadığını, belirterek talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı vekili tarafından yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen sebebin Kanunun 375'nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yargılamanın iadesi talebinin,HMK.nun 379/2'nci maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava dilekçesi ile ihraçların doğruluğunun tespiti halinde HMK 375-1-a-b maddeleri kapsamında mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve hakimin dosyaya bakmaması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin oluştuğunun anlatıldığını, verilen kararların altında imzaları bulunan kişilerin ihraç edilmekle hakim sıfatını kaybettiklerini, kararın kaldırılmasını, Yargıtay'da kararların altında imzası olup daha sonra meslekten ihraç edilen üyelerin durumunun HMK 375/1-a-b kapsamında olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak lehine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, HMK 374 vd. m. uyarınca yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. HMK'nın 374. maddesi "Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir." hükmünü içermekte olup, HMK'nın 375. maddesinde ise yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak düzenlenmiştir. Bakırköy 3.ATM’nin 2008/428 esas sayılı dosyada davanın kabulune ilişkin verilen hüküm Yargıtay ll. HD nin 2011/11787 Esas 2012/18306 Karar sayılı ve 15/11/2012 tarihli ilamıyla davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak 26/09/2013 tarihli 2013/368 esas, 2013/417 karar sayılı hüküm ile davanın reddine karar verildiği,hükmün Yargıtay 11.HD'nin 02/12/2014 Tarihli 2014/23 E.

2014/18847 K. Sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme isteğinin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26/11/2015 Tarihli 2015/3444 E. 2015/12617 K. Sayılı kararı ile reddine karar verilerek hüküm 26/11/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı;bozma kararına iştirak eden hakimler arasında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ihraç edilen var ise araştırılarak HMK 375.1-a-b maddesi kapsamında mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve hakimin dosyaya bakamaması hali gerçekleştiğinden yargılamanın iadesi talebinde bulunmuştur. Davacı tarafça iddialar somutlaştırılmadığı gibi ,karara iştirak eden Yargıtay üyesinin karardan sonra somut olayla doğrudan ilgili olmayan bir sebeble meslekten ihracı sözkonusu olsa dahi, bozma kararı ile ihraç kararı arasında doğrudan veya dolaylı bir bağlantının varlığının kanıtlanamadığı,araştırılması talep edilen bu durumun dahi mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediği sonucuna da yol açmayacağı gözetildiğinde davacı tarafından ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 375.

maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenler arasında bulunmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.